“Ülkemiz
bir tarım cenneti ve üretim merkezi iken, çiftçimizin girdi maliyetleri ve
ithalat yüzünden perişan edilmesi neye kime hizmet etmektedir. 18 yılda
çiftçimizin ekip diktiği topraklar verimli tarım arazilerinin 4 milyon hektarı
boş bulunuyorsa bunun sorumlusu muhalefet değil yönetemeyen AKP iktidarıdır.
Ülkemiz üreticisinin çok rahatlıkla ekip-biçtiği ürünler sayesinde tarımda
kendi kendimize yeterken, bu iktidarın ithalat sevdası ve çiftçimizin girdi
maliyetlerini artırması yüzünden kendi kendimize yetemez olduk. Bu güne kadar
bu iktidardan hiç üreticinin girdi maliyetlerini düşürecek ve milletimizi ucuz
yiyecekle buluşturacağız diye bir şey duydunuz mu? Bunların giderilmesi için
kısa, orta ve uzun vadede bir üretim planlaması yapmak gereklidir. Bakın size
ülkemizde çok rahat üretilen ve iç pazarı rahatlıkla doyurup, vatandaşlarımızın
çok ucuza yiyebilecekleri bazı ürünleri bize düşmanlık taslayanlarında dâhil
olduğu hangi ülkelerden ithal ediyor bu iktidar, onlara bir bakalım.
Pamuk’u
İtalya, Polonya, Hollanda İspanya, ABD, Brezilya,
Türkmenistan, Suriye'den, buğdayı Rusya, Kazakistan, ABD, Meksika,
Yunanistan’dan armutu Şili, Arjantin, Çin, Güney Afrika’dan, arpayı Ukrayna,
Fransa, Rusya, Almanya’dan ayçiçeğini Moldova, Bulgaristan, Romanya’dan Antep fıstığını
İtalya, Almanya, Mısır, İran’dan çayı Sri Lanka, Kenya, Endonezya, Çin,
İran’dan, domatesi Rusya, Romanya, Ukrayna’dan elmayı Şili, İtalya, Fransa,
Bosna-Hersek, ABD’den, enginarı Mısır, Irak’dan, kuru fasulyeyi Çin, Mısır,
Arjantin, Peru’dan salatalığı Rusya, Belarus, Gürcistan’dan kabağı Ukrayna,
Rusya, Çin, G. Afrika’dan patatesi Hollanda, Almanya, Fransa’dan, kuru soğanı Hollanda,
İran, Rusya’dan, yulafı Ukrayna, Macaristan, Fransa, İspanya’dan narı Rusya,
Peru, Şili, İtalya, Kolombiya’dan, nohutu Meksika, Hindistan, Arjantin’den ithal
ediyoruz.
Tarım
Bakanı geçtiğimiz günlerde bir ilimizde milletimizin gözünün içine bakarak “Tarımda
Avrupa'nın lideriyiz" Dedi. Eee madem lideriyiz, Avrupalı çiftçilere
kıyasla bizim çiftçimiz, köylümüz neden yokluk ve fukaralık içinde o zaman?
"Tarım ve gıda dış ticaret hacmi dünyada 1,6 trilyon dolar, sadece
Hollanda’da 112 Milyar Dolar. Türkiye’nin ise 30 milyar dolar, Yahu rakamlarla
da oynamayı artık becerememeye başladınız. Konya Ovası kadar Hollanda'nın
tarımdaki 112 milyar dolarlık dış ticaretini nereye koyuyorsunuz? Nasıl lider
oldu ülkemiz 30 Milyar dolarla? Bu kocaman bir yalan. Sayın Bakan sen bizim
çiftçimizi aptal mı zannediyorsun? Resmen hakaret ediyor üreticimize.
Sayın Tarım bakanına çiftçilerimizin çağrısı şu. İthal
ettiğin ürünlere ödediğin dolarlarla yabancı ülke çiftçilerine verdiğin desteği
bizden esirgemezsen girdi maliyetlerimizi düşürür üreteceğimiz ürünün alış
bedelini önceden belirlersen yani önceliğini yabancı
çiftçilerden Joe’dan Hans’ tan yana değil, yerli çiftçilerden Ahmet’ten,
Mehmet’ten yana planlarsan o zaman Avrupa’da üretim birincisi olabilirsin.
Büyük
Türkiye’miz ve Büyük Milletimiz için, ekonomik dengeyi biran önce
sağlayabilmek, sağlıklı ve sürdürülebilir büyümeyi hayata geçirebilmek, daha
adaletli paylaşımı yaratmak, nitelikli insan gücü ve güçlü toplumu oluşturabilmek,
hukukun üstünlüğünü yürürlüğe biran önce koyabilmek, tüketim toplumundan üreten
bir topluma yeniden dönebilmek için, egoları tavan yapmış, saltanat ve
şatafattan ödün vermeyen ben merkezli yönetim tarzından kurtulmak için,
çiftçilerimiz, memurlarımız, esnafımız, emeklilerimiz, işçilerimiz,
işsizlerimiz ve öğrencilerimiz, sanayicimiz, EYT’liler ve 3600 ek gösterge
bekleyen insanlarımız için, 83 milyon insanımızın da eşit görülüp adil temsilin
sağlandığı güçlü parlamento için, iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş demokratik
parlamenter sistemi mutlaka tesis etmemiz gerekmektedir” diye belirtti.
adem, adem aköl, adem aköl kimdir,
Fatma inci gül, inci gül, inci, haber, gazete, gazette, manşet, gazete
manşetleri, recep tayyip erdoğan, ömer çelik, adana, büyükşehir, zeydan, zeydan
karalar, soner çetin, fatih Mehmet kocaispir, akif kemal akay, türkiye, meclis,
siyaset, oy, sağlık, anabülten, ekonomi