524 sıra
sayılı kanun tasarısının beşinci bölümü ile internete yasak getiriliyor
iddialarının gerçeği yansıtmadığını dile getiren Erdinç, hâlihazırda 5651
sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar
Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki bir Kanunun mevcut
olduğunu, bununla da kişinin internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle
haklarının ihlâl edildiğini ileri sürerek içerik sağlayıcı yada yer sağlayıcıya
ulaşımı ile engellemeye çalıştığını söyledi.
Bu işlem
yapılırken ise sürenin uzaması neticesinde kişini kendisi, ailesi veya
çocuklarının telafisi mümkün olmayan sonuçlarla karşılaşabileceğini belirten
Milletvekili Erdinç, “Mevcut düzenlemede; İçerik veya yer sağlayıcı kendisine
ulaştığı tarihten itibaren iki gün içinde talebi yerine getirir. Talep iki gün
içerisinde yerine getirilmediğinde reddedilmiş sayılır. Talebi reddedilmiş kişi
15 gün içerisinde sulh Ceza Mahkemesine başvurur ve Sulh Ceza hakimi bu talebi
üç gün içerisinde karara bağlar. Sulh Ceza Mahkemesinin kesinleşen kararının
tebliğinden itibaren içerik veya yer sağlayıcı iki gün içerisinde içeriği
yayından kaldırır. Mahkemenin kararı ilgili içerik veya yer sağlayıcısı için
geçerli olduğundan aynı husustaki bir ihlalin başka bir internet sitesinde yer
alması halinde hakkının ihlal edildiğini düşünen kişi aynı yolu tekrar izlemek
zorundadır. Bu nedenle 5651 sayılı yasada yer alan mevcut düzenleme kişisel
hakların korunmasında yetersiz kalmakta ve gereksiz mağduriyetlere sebep
olmaktadır” diye konuştu.
TBMM'de kabul
edilen ve Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulan kanun tasarısı ile getirilen
düzenlemeye bakıldığında ise bu tür mağduriyetlerin yaşanmasına, toplumsal
yaraların açılmasına engel olunacağını söyleyen Erdinç; “haklarının ihlâl edildiğini
iddia eden kişiler için, içerik veya yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi
ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza
hâkimine başvurarak 24 saat içerisinde vereceği karar ile içeriğe erişimin
engellenmesini isteyebilmesi imkânı getirilmektedir. Özellikle yurt dışı
kaynaklı internet sitesi muhataplarına ulaşma sıkıntısı nedeniyle oluşan
mağduriyetler böylece giderilmiş olacaktır. Ayrıca internet sitesinde bulunan
içerikle ilgili olarak erişimin engellenmesi, sitenin tümünü değil yalnızca
içeriğin adreslendiği URL’yi kapsamaktadır. Yalnızca istisnai durumlarda ve
kısmi engellemenin içeriğin yayından kalkması için yeterli görülmediği
durumlarda internet sitesinin tümü erişime engellenmektedir” şeklinde konuştu.
5651 sayılı
yasaya bakıldığında internet yoluyla kişisel hakların ihlalinin mahkemece
kesinleşmesi halinde verilmekte olan hapis cezalarının ise bu tasarı ile
kaldırılmakta olduğuna, hapis cezası yerine adli para cezası uygulaması
getirileceğine dikkat çeken Erdinç, gelişmiş ülke uygulamalarına bakıldığından
durumun farklı olmadığını hatta daha ağır yaptırımlar olduğunu, hapis
cezalarının yer aldığını ifade ederek, “Görüşmekte olduğumuz tasarı ile
getirilen önemli düzenlemelerden biri de özel hayatın gizliliği ile ilgili
düzenlemedir. Özel hayatın gizliliğinin ihlali durumunda Telekomünikasyon
İletişim Başkanlığına doğrudan başvurulması halinde, Başkanlıkça içeriğe
erişimin engellenmesi mümkün hale getirilmiştir. Kamuoyunda tasarının sadece bu
bölümü dikkate alınarak internete sansür getirildiği iddia edilmektedir. Oysaki
tasarının ilgili bölümü incelendiğinde İnternete sansür iddialarının gerçek
olmadığı açıktır. Talep üzerine 4 saat içerinde TİB’in kararı üzerine
engellemenin gerçekleşmesi sonrası kişi yirmi dört saat içerisinde konuyu
mahkemeye taşır ve Hâkim kırk sekiz saat içerisinde engellemeyi onaylar veya
reddeder. Mahkemece talebin kabulü halinde engelleme devam eder, talebin reddi
halinde TİB tarafından gerçekleştirilen engelleme ortadan kalkmış olur. Tasarı
ile internete sansür getirildiği iddiaları hakkaniyetli bir yaklaşım değildir.
Aksine tasarı ile mevcut düzenlemeden daha ileri bir düzenleme getirilmektedir”
dedi.