Başkan
Kanlı, “Adana Deprem Eylem Planı Çalışmaları” adı verilen faaliyetler
kapsamında Zeydan Karalar ve Ekrem İmamoğlu’nun en son Hiltonsa’da “Bilimin
Rehberliğinde Depreme Dayanıklı Kent Paneli” düzenlediklerini hatırlattı. Kanlı,
her iki belediye başkanının da depreme dirençli kentler oluşturma konusunda
yetersiz ve isteksiz olduklarını belirtti.
Kanlı,
“Sayın Ekrem İmamoğlu, İBB Başkanı olduğu günden beri İstanbul merkezli ve bazı
illerimizde yaşanan her felakette tatile çıkmasıyla biliniyor. Meydana gelen
kar, sel, deprem, yangın gibi her afette halkımız kendilerini ya Bodrum’da ya Palandöken’de
ya Fethiye’de ya da İngiliz Büyükelçiyle balıkçıda olduğunu gördü. Ayrıca
2019’da yaptığı konuşmada ‘Kentsel dönüşüm uygulamalarına hep birlikte son
vermemiz gerekiyor’ demişti. Bugün İstanbul’un en büyük deprem riski altında
olduğu konuşulurken İstanbul için bugüne kadar bir şey yapmamış olan
İmamoğlu’nun, ‘Bilgilerini Adana’ya aktarma’ adına sık sık Adana’ya
gelip-gitmesi ‘Kelin ilacı olsa başına sürer’ sözünü akla getirmektedir. Yani
Adana kamuoyu boşu boşuna meşgul edilmekte, vatandaşlara boşu boşuna umut
verilmektedir” dedi.
Kanlı
şöyle devam etti:
“2021’in
kavurucu sıcaklarında Kozan ve diğer ilçelerimizde ormanlarımız cayır cayır
yanarken kaburgacıda ziyafet çektiği ortaya çıkan sayın Zeydan Karalar da
İmamoğlu’nu aratmıyor. Yüreğir’de TOKİ ve Yüreğir Belediyesi’nin kentsel
dönüşüm uygulamasına destek vermek zorunda kalan Karalar’ın, Seyhan Belediye
Başkanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde geçen dokuz yılda bizzat
kendisinin öncülük ettiği ve başlatıp bitirdiği kentsel dönüşüm bulunmuyor. İmamoğlu
ve Karalar’ın partisi CHP ise, Türkiye genelinde devletin başlattığı hemen tüm
kentsel dönüşümlere karşı çıkmış, bölücü ve sol örgütlerle, arka bahçe olarak
kullandıkları oda ve sivil toplum örgütleriyle süreci baltalamış, en son
Hatay’da meydana gelen depremde sadece o alanlarda yüzlerce insanımız can
vermişti.”
Başkan
Kanlı, “Hal böyle olunca vatandaşlarımız haklı olarak merak ediyor; ülkemizin,
milletimizin yaşadığı felaketlere bu kadar duyarsız olan, kentsel dönüşüm konusunda
isteksiz ve yetersiz olan iki belediye başkanı Adana’ya, İstanbul’a ne
verebilirler? Dün kentsel dönüşüme karşı eylemler düzenleyen, mahkemelerde dava
açıp projeleri rafa kaldırtan bir zihniyetin, ‘Gerekirse binaları
güçlendireceğiz. Gerekirse yıkıp yeniden yapacağız’ demesi inandırıcı olabilir
mi? İstanbul’da dört yılı, Adana’da dokuz yılı heba edenler, kalan bir yılda ne
yapacaklar? Felaket zamanlarında keyif çatanlar, bugün beş yıldızlı otellerde
‘Sorunları mevcut akıl çözemez ama biz çözeriz’ demeleri samimi ve inandırıcı olabilir
mi?” sorularını yöneltti.