Çıkardıkları
her kanun, yaptıkları her düzenlemenin, vatandaşın daha iyi hizmet alabilmesi
adına olduğunu ifade eden Ünüvar, “Amacımız, vatandaşımızın bu ülkede yaşadığı
için kendisini şanslı hissetmesi, bu ülkenin vatandaşı olduğu için kendisini
mutlu hissetmesi. Yaptığımız bütün kanun, düzenleme ve mevzuatlar bunun
içindir. Anayasa değişiklikleri de böyledir” diye konuştu.
“TÜRKİYE ENERJİSİNİ KAVGALARLA TÜKETMEYECEK”
Ülkelerde
temel hususların anayasa ile düzenlendiğine işaret eden Ünüvar, şöyle devam
etti:
“Sistem, rejim anayasa ile düzenlenir. Şu anda
yürürlükte 1982 Anayasası var. Bu anayasaya göre; rejim Cumhuriyettir, Türkiye
laik, sosyal bir hukuk devletidir. Türkiye’nin bir de sistemi var. O da
parlamenter demokratik sistemdir. Mevcut anayasaya göre Türkiye’de parlamento
seçimleri 4 yılda bir yapılıyor. Bu parlamentonun içinden hükümetler seçiliyor.
O hükümetler güvenoyu alıyor ve daha sonra hizmet ediyorlar. Süresini
tamamladıktan sonra tekrar halkın huzuruna gidiliyor. İfade ettiğim şekliyle,
kağıt üzerinde çok güzel gidiyor. Ama pratikte her zaman böyle gitmiyor.
Pratikte zaman zaman anlaşmazlıklar söz konusu olabiliyor. Cumhurbaşkanı ile
başbakan arasında tartışmalar çıkabiliyor. O her tartışmadan da millet zararlı
çıkıyor.”
Anayasa
değişikliği ile birlikte seçilmiş cumhurbaşkanı ve seçilmiş başbakan
kavramlarından sadece seçilmiş cumhurbaşkanının kalacağını vurgulayan Ünüvar,
“Peki bunun ne faydası var? Bizler bu değişiklikle, Cumhuriyet’in ilk
yıllarından itibaren cumhurbaşkanı ile başbakan arasında gereksiz bir takım
tartışmalarla ülkenin enerjisini kaybetmesine engel olmuş oluyoruz, ülkenin
fakirleşmesine yol açan birtakım kavgaları gidermiş oluyoruz” şeklinde konuştu.
“MİLLETİN SAĞDUYUSUNA GÜVENMEK LAZIM”
Güçlü
iktidarların yolunu açacak Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini anlatırken, “ya
aklı başında olmayan bir kişi cumhurbaşkanı seçilirse” şeklinde sorularla da
karşılaştıklarını ifade eden Ünüvar, şunları kaydetti:
“Bu millet hiçbir zaman gönlüne girmeyeni
sandıktan çıkarmaz. Çıkarır mı? Bugüne kadar milletin gönlüne kim girmişse
sandıktan o çıkmıştır. Yoksa millet kendisini yönetemeyecek, yönetme kabiliyeti
olmayan kişiyi asla yönetici olarak seçmez. Onun için bu milletin sağduyusuna
güvenmek lazım.”
“DENETLENEBİLEN BİR CUMHURBAŞKANI OLACAK”
Anayasa
değişikliği ile birlikte en az yüzde 51 oy alan kişinin seçilmiş cumhurbaşkanı
olduğunu, milletvekili sayısının da 550’den 600’e çıktığını kaydeden Ünüvar,
“Yeni sistemle parlamentonun etkinliği azalıyor mu? Hayır. Aksine daha da
artıyor. Mevcut sistemde milletvekili, cumhurbaşkanı hakkında herhangi bir
işlem yapamıyor. Ama 16 Nisan’da evet oyu çıktıktan sonra seçilecek
cumhurbaşkanı hukuka, kanuna aykırı bir işlem yaparsa bir parlamenter olarak
Meclis’in yarısının desteğiyle hakkında soruşturma açtırabiliyorum. Hangi
konuda? Her konuda. Bir işlemini hukuka aykırı gördüysem parlamenter olarak
benim başvurma ve hakkında soruşturma talebinde bulunma hakkım var. Ama bu hak
mevcut sistemde yok. Dolayısıyla soruşturulabilen, sorgulanabilen bir Cumhurbaşkanlığı
sistemi olacak” şeklinde konuştu.
“MİLLET KİMSENİN KAŞINA GÖZÜNE BAKIP OY
VERMEZ”
Millete
güvenmek gerektiğinin altını bir kez daha çizen AK Parti Adana Milletvekili
Prof. Dr. Necdet Ünüvar, şunları kaydetti:
“Bu millet kimsenin kaşına gözüne bakıp oy
vermez. Hizmet etmezsen oy alamazsın. Bu böyle. Geçmişte bir seçimde yüzde 22
oy alan partiyi ertesi seçimde yüzde 1,5’e indiren bu millet değil mi? Aynı
millet değil mi? Onun için bu milletin kanaatlerine güvenmemiz lazım. Yeni
getirdiğimiz sistemin esası şu. Millet getirecek, millet götürecek. Artık ip
milletin elinde. Millet beğendiğini seçecek, beğenmediğini indirecek. Aslında
demokrasilerde olması gereken de budur”
“TÜRKİYE AYIPLARDAN KURTULMALI”
Yeni sistemi, milletin seçtiği insanların ne
askeri vesayetle ne darbelerle ne de yargı kararlarıyla alaşağı edilememesi
için getirdiklerini ifade eden Ünüvar, “Bu ülkenin demokrasi tarihinde ayıplı
anlar vardır. Adnan Menderes’in asılması onlardan birisidir. 1960 darbesinden
sonra Menderes, Zorlu ve Polatkan asılmıştır. Hala bu ayıbı yaşıyoruz. Bu
ayıptan kurtulmamız lazım. 1980’de darbe oldu, 1997’de sizin seçtiğiniz bir
partiyi iktidardan ettiler. Dolayısıyla o demokrasi ayıplarından kurtulmak
gerekiyor. Onun için 16 Nisan’da, hem milletimizin mutlu hem de devletimizin
güçlü olması adına herkesten güçlü bir ‘evet’ bekliyoruz” ifadelerini kullandı.