‘Tarım Zirvesi’ düzenlendi

‘Tarım Zirvesi’ düzenlendi

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, muhalefetle hesaplaşma noktalarının sandık olduğunu belirterek, "Ülke güvenliği, hele hele gıda güvenliği bunun aleti olmamalı." dedi.


Adana'da bir otelde Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından "Tarım Zirvesi" düzenlendi.

Toplantıya telefonla bağlanan Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'un resmi göreve başlama törenine katılmak üzere Somali'de bulunduklarını belirterek, "Şu anda Somali'deyiz. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın talimatıyla burada seremoniye katılacağız. Eminim katılımcılarla Tarım Zirvesi en güzel şekilde gerçekleştirilecektir. Gönlümüz orada ama bu da bizim için milli bir görev. Buradaki bu seremonide bulunmamız da ülkeler arası ilişkiler, dost ve kardeş Somali olunca biraz farklılık arz ediyor." ifadelerini kullandı.

Kirişci'nin hitabının ardından konuşan Bakan Yardımcısı Gizligider, toplantının sektör açısından önemini anlattı.

Dünyada bir kaos olduğunu belirten Gizligider, "Biz, her zaman şunu söylemeye devam edeceğiz; 'Sen yeter ki üret, devlet senin arkanda' diyeceğiz çiftçiye. Bu noktada gerek teknik, yapısal, ekonomik olarak ne engel varsa bunu kaldırmaya ve ne lazımsa bunu desteklemeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Gizligider, buğday ve şekerle ilgili iddialara değinerek, şunları söyledi:

"Muhalefet yapmak adına ülkenin aleyhinde olmayı kabul etmiyoruz. Muhalefete saygımız sonsuz ancak bizim muhalefetle hesaplaşacağımız nokta sandıktır. Ülke güvenliği, hele hele gıda güvenliği bunun aleti olmamalı. Eksik noksan ne varsa elbette bu yorumlara açığız ancak 'ülkede buğday ve şeker yok' derseniz bu doğru olmaz. Çok açık ve net, tekraren yine söylemiş olalım. Bizim buğday ve şeker noksanımız yok, fazlamız var. Geçtiğimiz hafta içinde TÜİK vasıtasıyla 2022 beklentileri açıklandı. Hemen rakamları paylaşayım. Buğdayda bizim 2022 için beklentimiz 19,5 milyon ton. Allah muhafaza büyük bir afet, sıkıntı yaşamazsak da bu doğrultuda gerçekleşeceğini umuyoruz. Oysa geçen yıl mesela 17,6 milyon tonmuş. Şimdi buğday noksanımız mı var, Allah'ın izniyle fazlamız mı var? Peki sorabilirsiniz; 'Böyle bu rakamları falan takla attırıyorsunuz, sağdan, soldan okuyorsunuz, güzel. O zaman niye buğday ithal ediyorsunuz?' Türkiye aynı zamanda bölgenin en önemli, dünyanın da çok önemli ülkelerinden biridir. Neyde? İhracatta. Yani bir endüstrinin, sanayinin devamı olarak ihracatın bir aparatı olarak gerekiyorsa ucuz buğday başka bir ülkeden alınabilir. Bu ihracatta kullanılabilir. Bu da ticaretin bir gereğidir."

Şekerde de aynı durumun söz konusu olduğunu anlatan Gizligider, "Gerekiyorsa, ihtiyaç duyulacaksa şekerin de ithali mümkün olabilir. Belli bir kota ve sınırla ancak henüz bir kilogram şeker bile ithal etmedik. Böyle bir ihtiyacımız yok ancak ihtiyaç olabilir. İş dünyasının, sanayinin ihtiyacı olabilir, o zaman da dev bir ekonominin parçası olarak bölgenin en büyük ihracatçısıyız. Dünyanın da sayılı tarım ihracatçılarından biri olarak ihtiyaç duyarsak alırız. Yani burada kimse kafa karışıklığıyla, numaralarla karşımıza çıkmasın. Allah'ın izniyle Türkiye emin adımlarla her alanda olduğu gibi gıdada da tarımda da ilerlemeye devam edecek." dedi.

Türkiye'de şekerin yüzde 93'ünün yerli pancardan üretildiğini vurgulayan Gizligider, hibeler, destekler ve projelerle ilgili de bilgi verdi.

Kent tarımı üzerine de çalışmalarının olacağını aktaran Gizligider, yoğun nüfusların bulunduğu metropollerin civarlarında tüketim faaliyetinin planlanması ve üretimin de buna uygun şekilde yapılmasıyla ilgili çalışma başlatacaklarını dile getirdi.

Gizligider, tarım ve hayvancılıkta dijitalleşmenin önemini anlatarak, "Mesela e-Nabız uygulaması iyi, başarılı bir örnek. Mesela biz bunu hayvancılıkta uygulayabilir miyiz? Evet, uygularız. Yani hayvan nerede doğdu, kimden doğdu, anası, babası, ırkı ne, hangi aşıları oldu, hangi eksiği var, hangi tedavileri gördü gibi sürecin izlenebildiği ve bu noktada denetlenebildiği inşallah bir sisteme geçeceğiz." ifadelerini kullandı.

MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı da Türkiye'nin verimli toprakları ve iklim şartlarıyla dünyanın en önemli tarımsal üreticileri arasında yer aldığını dile getirdi.

Dijital teknolojilerin etkisiyle artık tarım sektöründe de akıllı teknolojilerin aktif biçimde kullanılmaya başlandığını anlatan Asmalı, şöyle devam etti:

"Hassas, akıllı tarım gibi süreçler tarım 4.0 çatısı altında birleşti. Hollanda, İsrail, Yeni Zelanda, Kanada ve Avustralya tarım sektöründe dijitalleşme yolculuğunu çok daha önceden başlatmış ülkeler olarak öne çıkıyor. Ülkemize özgü coğrafi, beşeri, ekonomik koşullar dikkate alınarak geliştirilecek yerli teknolojilerle tarım sektöründe çok daha ileri bir konuma ulaşabileceğimize inanıyoruz. Tarım 4.0 serüvenini kaçırmamak için ise üç adımın atılması gerekiyor. Birincisi ürüne ve üretim kültürüne özgü yerli yazılımlar geliştirilmeli. Kendi yazılımımızı ve algoritmamızı oluşturmalıyız. İkinci adım, kamu eliyle verilebilecek servis ve hizmetleri Tarım ve Orman Bakanlığı üzerinden sağlamalıyız. Üçüncü adım ise birlikte hareket eden kooperatifler, birlikler ve farklı ortaklıklar kurmalıyız."

Vali Süleyman Elban da gıdanın stratejik bir konu olmanın ötesinde milli güvenlikle ilgili olmaya başladığını belirtti.

Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, tarımın çok stratejik hale geldiğini ve desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

MÜSİAD Gıda Tarım ve Hayvancılık Sektör Kurulu Başkanı Cemal Özen, tarımda da "milli" ismini kullanılmasını isteyerek Tarım ve Orman Bakanlığının isminin, "Milli Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı" olarak değiştirilmesini önerdi.

Konuşmaların ardından, "Tarım Zirvesi" alanında uzman isimlerin katıldığı çeşitli programlarla devam etti. AA

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER