‘Çocuklarımıza destek olalım’

‘Çocuklarımıza destek olalım’

İstanbul Rumeli Üniversitesi (İRÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Anabilim Dalı Başkanı ve dünyanın en etkili bilim insanlarından da biri olan Prof. Dr. İbrahim Yüksel, Gazette Gazetesi İmtiyaz Sahibi Fatma İnci Gül ve Yönetim Kurulu Başkanı Adem Aköl’ü ziyaret etti. Gerçekleştirdiği ziyarette Rumeli Üniversitesi hakkında bilgi de veren Prof. Dr. Yüksel, öğrencilerin tercih süreçlerinde ailelerin baskı yapmaması gerektiğini söyledi. Yüksel, ‘’Kimsenin baskı yapması doğru değil. Velilerimiz, öğrencilerimiz ne istiyorsa onlara kulak versinler. Çocuklarımız istediği bölümü kazandığı zaman onlarla birlikte sevinip, destek olalım’’ dedi.


İşte Prof. Dr. İbrahim Yüksel’in ziyaret sırasında Ramazan İlın’a verdiği o keyifli röportaj;

 

Kendinizden ve üniversitenizden kısaca bahseder misiniz?

Adana'da düzenlenen Üniversite Tercih Fuarı’na İstanbul Rumeli Üniversitesi olarak katılıyoruz. Kendi üniversitelerimiz ve diğer üniversiteler olarak geleceğimizin garantisi olan istikbalimizin temsilcileri olan gençlerimize üniversite tercihlerinde yardımcı olmak bizim görevimiz. Bu işi severek ve isteyerek yapıyoruz.  Ben Prof. Dr. İbrahim Yüksel, İstanbul Rumeli Üniversitesi'nde öğretim üyesiyim. Üniversite olarak çok değerli kadromuz, hocalarımız ve arkadaşlarımız burada. Üniversitemizde mimarlıkta, sağlıkta, sanat tasarımda ve diğer bölümler yer alıyor. Üniversitemiz bir vakıf üniversitesidir. Öğrencilerimizin yüzde 82'sini yüzde 100 burslu şekilde okuyorlar. Öğrencilerimizin yüzde 82'si tam burslu geri kalanı ise yüzde 50 bursludur. Bu duruma göre üniversitemizde ücretli okuyan öğrenci bulunmuyor. Üniversitemizde burslu okumak isteyenler tercih zamanlarında üniversitemize ilk 5 sırada yer vermeleri gerekiyor. Bunları yaptıkları zaman üniversitemizde burslu okuma imkanını kazanmak çok kolay oluyor.  Üniversitemizin Silivri, Haliç, Bostancı ve Fikriye de olmak üzere 4 kampüs yer alıyor. Her kampüste öğrenci gruplarımızın değişik sportif ve sosyal aktiviteler yer alır. Bu sportif tesisleri aynı anda 3 bin öğrenciyi hizmet veren alanlarımız var. Üniversitemize ulaşım olarak değişik semtlerden otobüsler hizmet veriyor. Yurtta kalan öğrencilerimize sabah, öğlen ve akşam olarak üç öğün yemek verilmektedir. Yemek fiyatları da çok uygun bir durumda. Üniversitemizde sağlık bilimleri, spor bilimleri, mimarlık, sanat ve bağımsız fakülteler yer alıyor.

Bu yıl ki üniversite sınavını nasıl değerlendirirsiniz?

Geçen iki yılda Kovid-19 salgınıyla yüz yüzeydik. Dolayısıyla eğitimde ister istemez uzaktan olduğu için bazı kesintilere uğradı. Bu nedenle öğrenciler istediklerini alamadı. İkincisi baraj konusu olarak açıklayabiliriz. Tıp, eczacılık, işçilik gibi fakültelerden herhangi bir değişiklik olmadı. Bazı işlerin sosyal alanlarda veyahut da iş ağırlık alanlarında ve meslek yüksekokullarına yönelik yönelik olan barajlarda sınır kaldırıldı. Dolayısıyla böyle olunca da bu sene ve pandemiyi de hesaba katarsak 3,5 milyon gencimiz YKS sınavına girdi. Bu mevcut artınca kişi sayısı çok arttığı için haliyle yükseliyor. Ama kişi sayısı arttığı için de sıralamalar düşüyor. Hiç değişen bir şey olmayacak. Geçen yıl daha önceki yıllarda sıralama ne ise üç aşağı beş yukarı aynı olacak. Örnek veriyorum diyelim ki bir mühendislik fakültesini bölümü olan inşaat mühendisliği, geçen yıl 60 binlerde aldıysak bu sene de belki 55 binlerde veya 65 binlerde bu civarlarda yani üç beş aşağı yukarı önemli olan sıralamadır. Puanlar bizi bazen kandırabiliyor.

Öğrencilerin sınavda zor sorular beklentisi vardı ama sınav genel olarak kolay olduğu söyleniyor. Bu konu hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Çalışkan öğrencilerin tabii ki böyle bir düşüncesi kendi içlerine doğru olabilir. Ancak ÖSYM yıllardır çok tecrübeli bir kurumumuz. Kurumsallaşmasını tamamen tamamlamış bir kurumumuz. ÖSYM'de her yıl soru hazırlanma komisyonlarının titizlikle çalışırlar. Bu sene de tabii aynı oldu. ÖSYM'nin genelde soruları aynıdır. Bu tabii ki kişiden kişiye yorum olarak değişebilir. Geçen yıl zor bu yıl kolay gibi söylemler öğrencilere göre değişiyor. Öğrenciler biz zor bekliyorduk ama kolay oldu. O yüzden herkes bunu çözdü. Bu durum öğrenci psikolojisi ve eğitim psikolojisiyle açıklanabilir. Zorluk derecesi hemen hemen her yıl eksi artı binde iki aşağı yukarıdır. Onun haricinde bir safhası yoktur. Çünkü bunlar standart sapma ortalamasıyla hesaplanıyor. Standart sapmalarda her yıl aşağı yukarı aynı sapmaları veriyor. Bu duruma göre de sorularda her yıl aynı zorluk seviyesinde oluyor. Bu sene de aynı zorluktaydı.

Bu yıl ki sınava 550 bin 30 yaş üstü insan katıldı ve baraj puanı kaldırıldı. Bu iki konuyu nasıl değerlendirirsiniz?

ÖSYM'nin baraj puanını kaldırılmasını doğru buluyorum. ÖSYM'nin baraj puanını kaldırmasıyla 30 yaş üstü 550 bin civarında insanlar sınava girdi. Öğrencilerin geneli baraj puanını kaldırılmasından memnun değiller. Bu düşünceye ben katılmıyorum. 30 yaş üstü insanların belli bir süreden sonra hiç olmazsa ön lisanslı diploma alma gayret içerisindeler. Eğitim evrensel bir haktır. Bu herkesin hakkıdır. Yaşlılık ve din hiçbir ayrım yapmadan bu hak o vatandaşlarımızdan 20 yıl veya 40 yıl önce bitirmiş olanların sınava girme hakkı vardır. Bu kişiler belli gruplarda belli alanlarda iş yapabilecekleri için sınava giriyorlar. Bir fen lisesinden mezun biri ile 15 yıl önce liseden mezun olmuş biri tabii onunla yarışması mümkün değildir ama geçen yıl dediğim gibi çok sayıda devlet üniversitesi var. Kapasiteleri yarıya düştü. Ama liseyi bitirmiş hiç olmazsa bir ön lisans olur veya üniversite diplomasına sahip olmak isteyen okuma sevdalısı olan insanlarımız var. Bunlar baraj puanını geçemiyorlardı. ÖSYM'nin aldığı kararla 30 yaş üstü insanlara sınavda fırsat eşitliğini sağladı.

Öğrencilerin üniversite tercih süreçlerinde nelere dikkat etmeleri gerekir?

Tercih yaparken birinci olarak sıralamaya dikkat etmek gerekir. Puanlar aldatıcıdır. Sınav sıralamasına bakmak birinci yapılacak iştir. İkincisi ise özellikle ebeveynlere sesleniyorum. Örnek olarak ben bir öğretim üyesi profesörüyüm. Üç evlat büyüttüm. En küçüğüm 27 yaşında vatana millete hayırlısı olsun inşallah. Ben üç evladımın üniversite tercihlerine karışmadım. Kimsenin baskı yapması doğru değildir. Velilerimize sesleniyorum. Öğrencilerimiz evlatlarımız ne istiyorlarsa onlara kulak versinler. Çocuklarımız istediği bölümüm kazandığı zaman onlarla birlikte sevinin ve destek olun. Rehber öğretmenlerimiz öğrencilerimize destek oluyorlar biliyorum ama öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve velilerimiz aynı masada oturup öğrencilerimizin geleceği hakkında bilgi vermek ve neler olacağını anlatmaları gerekiyor. Her öğrenci gelecekte iyi bir konumda iş bulmanın yolu iyi bir üniversiteden mezun olmaları gerektiklerini söyleyecekler. Bu yardı ve düşünce değişti. Nereden hangi üniversiteden hangi dili okuduğunuz değil. Şimdilerde insanlarda hangi yetkinliğe ve yeterliliğe sahip olduğunuz önemli. O yüzden siz hangi yetkinliğe ve yeterliliğe sahip olmak istiyorsanız ona bakın. Bunlar için hangi üniversite de okumak istediğinizi seçerken şunlara dikkat edin. Örneğin inşaat mühendisliği okumak istediniz. Seçeceğiniz üniversite ise Rumeli üniversitesi olsun. Önce Rumeli Üniversitesi'ni araştırın. Sonra üniversitenin inşaat mühendisleri bölümünün eğitim kadrosuna bakın ve bilgi toplamaya çalışın. Sonra üniversitenin kampüsüne, kütüphanesine, laboratuvarların durumuna, sosyal ve spor tesislerine baksınlar. Okuyacağınız bölüme göre araştırmalar yapın. Biz İstanbul Rumeli Üniversitesi olarak vakıfız. Ben üniversitemizde ve burada istiklali ve istikbali olan evlatlarımızı buralarda yetiştirmekten biz gurur duyarız. Biz bir gün bu mesleği bırakacağız ve gideceğiz ama arkama baktığımda çok güzel bir nesil geliyor. Gönül rahatlığıyla onlara bırakıp inşallah biz de kenardan onlara destek olacağız.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER