Genç müzisyen Güven Sefa: “Ben sahneye aitim”

Genç müzisyen Güven Sefa: “Ben sahneye aitim”

Genç ve başarılı müzisyen Güven Sefa, müzik kariyerinde emin adımlarla ilerliyor. Başarılı müzisyen Güven, önümüzdeki günlerde çıkaracağı “Bulutlu Gözlerim” adlı şarkısını çıkaracak. Yeni çıkaracağı şarkısı öncesi Gazette’ye konuşan Sefa, heyecanını dile getirdi. Sefa, “Lisedeki müzik öğretmenim, ülke çapında düzenlenen bir müzik yarışmasında yarışmaya hazırlanan okul grubunun gitaristi olmamı istedi. İlk büyük sahne maceram orada başladı. 5 bin kişinin karşısında performans sergiledik. Performansın sonundaki o alkışları duyduğum an karar verdim ve kendi kendime dedim ki ‘Evet ben buraya aitim” diye konuştu.

Öncelikle seni biraz tanıyabilir miyiz, Güven Sefa kimdir?

1 Ocak 1997 yılında İzmir’de dünyaya geldim. Annem hemşire, babam galericiydi. Liseye kadar öğrenimimi İzmir’de tamamladım. İlk olarak Adnan Menderes Üniversitesi’ni kazandım fakat bölümümün matematik ağırlıklı olması beni mutsuz etti ve terk ettim. Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesinden mezun oldum. Bu süreçte ilk yurtdışı tecrübemi yaşadım. Birçok ülkeye gitme fırsatım oldu ve bu seyahatlerim müzik ve kişisel gelişimime çok olumlu katkı sağladı. Avrupa’nın birçok ülkesinde birbirinden farklı tarzlardaki müzisyenlerle müzik yaptım. İlk tekli şarkım ‘’Elimi Tutmalısın’’ı 2020 yılında çıkardım ve daha sonra bunu ‘’Beni Tutan Buralarda’’ isimli ikinci çalışmam takip etti.

Müzikle ne zaman tanıştın, yeteneğini kim keşfetti?

Müzikle 11 yaşında tanıştım. Annemin hediye ettiği bir klasik gitar sayesinde gitar eğitimi almaya başladım. Çocukluğumdan beri müziğe büyük ilgi duyuyordum. Bunun en büyük nedeni de o zamanlar televizyonu kasıp kavuran Okan Bayülgen’in sunduğu ‘’Makina’’ programıydı. Ülkemizin yetiştirdiği en büyük gitaristlerden ve aynı zamanda Makina’nın da gitaristi olan Tuncer Tunceli benim için büyük bir idoldü. Fakat müziğe tamamıyla kendimi adamam lise zamanlarıma dayanıyor. O zamanlar kendi çapında gitar çalan utangaç bir çocukken, arkadaşımın tavsiyesi ile benden haberdar olan müzik öğretmenim bir gün beni yanına çağırdı ve benden ülke çapında düzenlenen bir müzik yarışmasında yarışmaya hazırlanan okul grubunun gitaristi olmamı istedi. O zamanlar iyi gitar çalamıyordum ve hiç büyük kitlelerin karşısına çıkmamıştım. Seçilen şarkı ise benim yapabildiklerimin ötesindeydi. Fakat müzik öğretmenim benden vazgeçmedi ve beni ikna etti. Şarkıyı çalabilmek için günde 8 saatten fazla çalışıyordum. Çalıştıkça daha iyi çalmaya ve kendime daha fazla güvenmeye başladım. İlk büyük sahne maceram orada başladı. 5 bin kişinin karşısında performans sergiledik. Performansın sonundaki o alkışları duyduğum an karar verdim ve kendi kendime, ‘’Evet ben buraya aitim’’ dedim. Daha sonra hayatım hep bu çizgide gitti. 3 yıl boyunca müzik yarışmasında okulun solo gitaristliğini yaptım, sayısız şenliklerde ve etkinliklerde çaldım. Üniversite yıllarımda profesyonel sahne almaya başladım. Sahne ait olduğum yerdi.

Tarzının oluşmasında kimler etkili oldu, kimlerden etkilendin?

Başta da belirttiğim gibi Tuncer Tunceli benim için büyük bir idol oldu. Blues ve Rock müzikle tanışınca Eric Clapton ve Gary Moore gibi isimlerden etkilendim. Bu isimlerin dışında BB King, Guns N’ Roses, Scorpions ve Paco de Lucia gibi sanatçılar müzikal yaşantımda rotamı çizmeme yardımcı oldu. Türkiye’de ise Yaşar, Barış Manço ve Selçuk Sami Cingi’den etkilendim.

Çaldığın enstrümanların yanı sıra şarkı da besteliyorsun. Şarkıların kime hitap ediyor?

Aslında herkese hitap ediyor diyebilirim. Hiçbir zaman yapmış olmak için şarkı yapmadım. Her şarkımın altında yatan bir hikâye var. Kimi zaman yabancı bir şehirde yapayalnız kalmış bir adam, kimi zaman bir kadının gülüşü, yaşama sevinci olan bir romantik. Eminim herkes şarkılarımda kendinden bir parça bulabilir.

Çok yakında “Bulutlu Gözlerim” adında yeni bir şarkı çıkarıyorsun. Bu bağlamda neler hissediyorsun?

Bulutlu Gözlerim benim için çok özel bir şarkı. Bu nedenle heyecanım iki kat daha fazla. Yazdığım ilk şarkılardan biridir Bulutlu Gözlerim. Yanılmıyorsam 17 yaşındaydım. İlk gerçek aşkı ve acıyı tattığım zamanlardı. Sözlerini yakın arkadaşım Kutluay Küpo ile yazdık bestesini ise ben yaptım. O zamanlar, bu şarkıyı insanlarla buluşturacağımız o günün hayallerini kurduk ve şimdi bu hayali gerçekleştiriyor olmanın mutluluğunu yaşıyorum.

Özel değilse şarkının hikâyesini bizimle paylaşır mısın?

Tabii. Ancak bunu iki dönemde anlatmam gerekir çünkü yakın zamanda şarkının bazı sözlerinde değişikliğe gittim. Lise son sınıf öğrencisiyken bir anda kendimi bir kıza kör kütük aşık halde buldum. O zamana kadar hayatım gayet normal gidiyordu. Daha önce reddedilmeyi pek tecrübe etmemiştim açıkçası. Kendime çok güveniyordum ve reddedildim. Çok çabaladım ama olmadı. Kutluay da benzer şeyler yaşamıştı ve bir gün bizim evde içip dertleşirken böyle bir şarkı çıktı. Bu hikâyeyi klişe bir lise aşkından ayıran ise sonraki yıllarda da hayatıma derinden etki etmesi oldu. Bazı sözleri değiştirdim dedim ya, 7 yıl sonra yazdığım sözlerde ise yaşanması mümkünken yaşanamamış mutluluğa ve hayal kırıklıklarıma değindim.

İleriye dönük projelerin var mı, varsa bunlar nelerdir?

İleriye dönük birçok projem var. Şuan önceliğim İngilizce bir rock müzik albümü yapmak. Bunun için çalışıyorum. Bunun dışında klasik müziğe büyük bir ilgim var, orkestral film ve oyun müzikleri besteliyorum.

Türkiye’deki rock müziğin durumunu nasıl değerlendiriyorsun?

Maalesef Türkiye’de rock müzik popülerliğini büyük ölçüde kaybetti ve kaybetmeye de devam ediyor. Bu durum kaliteli müzisyenlerin motivasyonlarını kaybetmesine yol açtı ve bu müzisyenler kabuğuna çekilmek durumunda kaldı. Bunun sonucunda son yıllarda ülkemizde çok az kaliteli eser çıktı. Türkiye’de rock müziğin gereken değeri görmediğini düşünüyorum.

Rock müzik Türkiye’de neden diğer müzik türleri kadar popüler olamıyor?

Sadece Türkiye’de değil global müzik piyasasında da aynı şey geçerli. Bunun en büyük nedeninin popüler kültür olduğunu düşünüyorum. Günümüzde her şey çabucak tüketilip atılıyor. Öyle ki birkaç ay önce çıkmış bir şarkıdan bile eski diye bahsediliyor. Rock müzik tüketilip atılacak bir müzik türü değil, sindirerek dinlenmesi gereken bir hikâyesi, bir felsefesi olan bir müzik türüdür. Dolayısıyla bu tüketim çılgınlığının hızına yetişemedi, geride kaldı ve sadece bir avuç gerçek müzik severin dinlediği bir müzik türü halini aldı.

Sence rock müzik Türkiye’de ne zaman eski şaşaalı günlerine geri döner?

Yarın bile dönebilir. Ya da uzun yıllar dönemeyebilir. Bunu belirleyecek olan uluslararası trendler ve influencer diye tabir edilen toplum üzerinde büyük etkisi olan sosyal medya popülerleridir.

Son olarak insanlar sana nereden ulaşabilir, yeni şarkılarını hangi platformlardan dinleyebilir?

@guvensefaofficial kullanıcı adıyla Instagram hesabımı aktif olarak kullanıyorum. Elimden geldiğince mesajlara cevap vermeye çalışıyorum. Olumlu olumsuz her türlü eleştiri de bana motivasyon kaynağı oluyor. Şarkılarımı bütün büyük dijital platformlardan dinleyebilirler. Spotify ve Youtube’u daha aktif kullanıyorum. Yeni şarkılarımdan ilk elden haberdar olmak için, arama butonuna ‘’Güven’’ yazıp beni Spotify ve resmi Youtube’dan takip edebilirler.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER