Pandemi haberleri psikoloji bozuyor

Pandemi haberleri psikoloji bozuyor

Psikolog Suzan Doğmuş, Gazette’ye önemli açıklamalarda bulundu. Yeniden artan vaka sayıları dolayısıyla sağlığımıza olduğu kadar, psikolojimize de iyi bakmamız gerektiğini vurgulayan Doğmuş, ‘’Bazı bireylerin psikolojik etkileri daha fazla ve uzun deneyimlerken bazı bireyler de uyum gösterip daha az kaygı yaşıyor. Ruh sağlığını korumak için pandemi haberlerine gereğinden fazla maruz kalmamamız, sağlıklı ve dengeli beslenip egzersiz yaparak psikolojik sağlamlığa katkıda bulunmamız, hoşlandığınız etkinliklere zaman ayırmamız gerekiyor’’ dedi.


 İşte Psikolog Suzan Doğmuş ile gerçekleştirdiğimiz o keyifli röportaj;

 

Öncelikle biraz kendinizden bahseder misiniz? Suzan Doğmuş kimdir?

 

Ben Psikolog Suzan Doğmuş. Mersin Toros Üniversitesi Psikoloji Bölümünden bu sene mezun oldum. Şimdi de gelişim psikolojisi üzerinde yüksel lisansımı yapmak için çalışmalar yapıyorum.

 

Sizce psikolojinin genel tanımı nedir?

 

Psikoloji denildiği zaman aklınıza zihinsel sorunları olan insanlara yardım edilmesi gelebilir. Ancak psikoloji; davranışların ve zihinsel süreçlerin sistematik ve bilimsel olarak incelenmesidir. Bu tanımın önemi her bir terimin daha geniş bir anlamı olmasıdır. Örneğin; davranış terimi hem insanlarda hem hayvanlarda gözlemlenebilir faaliyet ve tepkiler anlamına gelir. Davranış; yemek yemek, konuşmak, gülmek, koşmak, okumak ve uyumak gibi faaliyetleri kapsar. Doğrudan gözlemlenebilir olmayan zihinsel süreçler ise düşünmek, hayal kurmak, incelemek ve rüya görmek gibi çok kapsamlı zihinsel süreçleri kapsar.

 

Psikolojimizin bozuk olduğunu nasıl anlarız?

 

Bir insanın zihinsel sağlığının bozuk olduğunu davranışlarından ve konuşmalarından anlayabiliriz. Psikolojisi bozuk insanları ilk önce morali bozulmuş ya da günlük yaşadığı bir olay karşısında sinirlenmiş insanlar ile karıştırılabilirler ama burada dikkat edilmesi gereken şey sağlıklı insanların bu olumsuz duygu hali sık değildir. Zihinsel bozukluğu olan insanlar yaşamlarını kendileri fark etmeden ve başkalarına da fark ettirmeden yaşayabilirler. Sürekli aşırı tepkilerine bir bahane bularak hareketlerini normalmiş gibi kabul edip karşısındaki insanları da buna inandırabilirler.

 

2020 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 pandemisi, o dönemlerde birçok insanın psikolojisinde olumsuz bir etkiye yol açtı. Siz, bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

2019’un sonlarına doğru Çin’de görülen virütik zatürre olan Koronavirüs-19 (Covid-19), 2020 yılı mart ayında hemen hemen tüm dünyaya yayıldığı için küresel pandemi olarak ilan edilmiştir. Pandemi sebebiyle toplumların normal bir yaşantıdan uzaklaşması, ekonomik problemler, sağlığa ilişkin kaygılar ve daha birçok etkenin toplumda psikolojik yaralar bırakması muhtemeldir.

Daha önce görülen SARS, MERS ve ebola gibi salgınlarda yoğun olarak hissedilen korku duygusu hayatta kalmak için gerekli olan, kişinin tehdit edici olaylara yanıt verebilmesine biyolojik olarak bir hazırlık yapmasını sağlayan bir mekanizmadır. Ancak her duygu gibi korku da kronik hale geldiğinde ve mevcut durumla orantısız olduğunda zararlı hale gelir ve birçok psikolojik rahatsızlığın gelişiminde rol alabilir.

 

Şimdilerde artan vaka artışları dolayısıyla insanlar pandeminin başındaki psikolojik durumlarına dönmekten çekiniyorlar. Bu durumun yeniden tekerrür etmemesi için insanlar neler yapmalı?

 

Bazı bireylerin psikolojik etkileri daha fazla ve uzun deneyimlerken bazı bireyler de uyum gösterip daha az kaygı yaşıyor. Ruh sağlığını korumak için şunlar yapılabilir; Pandemi haberlerine gereğinden fazla maruz kalmamak, sağlıklı ve dengeli beslenip egzersiz yaparak psikolojik sağlamlığa katkıda bulunmak, hoşlandığınız etkinliklere zaman ayırmak.

 

Türk toplumunda psikologlardan destek alma konusunda genel bir çekince durumu var. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

 

Psikoloğa gitmeye hala günümüzde hakaret gibi bakan insanlar var. Sağlık denince akla beden sağlığı geliyor çünkü. Oysaki kendimizi sadece bedensel olarak kötü hissetmeyiz. Hemen hemen hepimiz yaşamımız boyunca depresyon, kaygı bozuklukları, yeme bozuklukları, aile içi çatışmalar ve iletişim sorunları, boşanma, kayıplar, çocuklarımızla ilgili sorunlar, yas gibi zorlayıcı yaşam olaylarıyla karşı karşıya kalmışızdır. Bazen olur ki, yaşamımızda karşılaştığımız bu zor durumlar karşısında ne yapacağımızı bilemeyiz. Bazen kararsız kalır, bazen acı çekeriz. Bazen yapmak istemediğimiz tekrarlayan davranışların esiri oluruz. Bazen karşılaşma ihtimalimiz olan bazı olaylarla ilgili öyle kaygılanırız ki, bedensel duyumlarımızı kontrol edemeyiz. Her şeyin daha zor olduğu böyle zamanlarda yardım istemek güç olabilir, sorunlar çözümsüz ve karmaşık görünebilir. Hatta çözüm yanı başınızdayken bile görmek mümkün olmayabilir. Aslında daha öncesinden, bir şekilde sorunlarınızın üstesinden gelmişsinizdir. Sadece yeniden bu yeteneğinizin farkına varmak, kendi ışığınızı görmek ve kullanmak için desteğe ihtiyacınız vardır.

 

İnsanlar hangi durumlarda psikologlara danışmalı?

 

Psikoloğa gitmek için herhangi bir ruhsal sorununuz olmasına gerek yoktur. Sadece paylaşmak istediğiniz duygu ve düşüncelerinizi bir uzman ile görüşerek anlatmak isterseniz bile psikolog ile görüşme sağlayabilirsiniz.

 

Online seans ve yüz yüze seans arasındaki farklar nedir?

 

İki sürecin en önemli farkı terapinin yapılış şekli. Yüz yüze terapi ofis ortamında gerçekleşirken, online terapi görüntülü konuşma, sesli konuşma veya mesaj yoluyla gerçekleşebiliyor. Onun dışında seans içeriği, süreç, hizmeti veren kişi tamamen aynı.

 

Bu sene sınav sistemi değişti. Bu durum, gençlerin psikolojisini nasıl etkiler?

 

Sınavla ilgili değişiklikler yapıldıkça öğrencilerin psikolojilerinde sallantılar ve sarsıntılar, dolayısıyla güvensizlik, umutsuzluk gibi negatif duygularda artış meydana geliyor. Oysa insanları başarıya götüren en önemli motivasyon, bir hedefinin ve bu hedefe ulaşabilme ihtimalinin olmasıdır.

 

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

 

Son olarak da röportaj için çok teşekkür ederim keyifli bir sohbet ve paylaşım oldu.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER