Teyfik Kısacık: “Bölgemizde huzur ortamı sağlanmalı”

Teyfik Kısacık: “Bölgemizde huzur ortamı sağlanmalı”

Gazette TV’de, Gazette Gazetesi İmtiyaz Sahibi Fatma İnci Gül’ün hazırlayıp sunduğu “Biz Bize” programın bu haftaki canlı yayın konuğu, Adanalıların yakından tanıdığı Teyfik Kısacık oldu. Akdeniz Türk Alman İş Adamları Derneği ile Karataş Turizm ve Kültür Platformu başkanlığı görevlerini de yürüten Teyfik Kısacık, Karataş ve Adana’nın kalkınmasından iç göç ve göçmen sorununa kadar geniş bir yelpazede, İnci Gül’ün sorularını içtenlikle yanıtladı.

Karataş Turizm ve Kültür Platformu’nun, Karataş’ın her alanda gelişip kalkınması amacıyla kurulduğunu anlatan Kısacık, “Dolayısı ile bizim bu platformdaki amacımız Karataş’taki iş insanlarını ve genç halkı bir araya getirerek bu ruhu verebilmek. İlçe belediye başkanımız ve kaymakamımız da bu platformun üyesi” diye konuştu.

 

Göçmen sorunuyla ilgili görüşlerini de dile getiren Teyfik Kısacık, 14 yıl önce söylediği gibi bugün de ülkemizde bir “Göç Bakanlığı”nın kurulmasından yana olduğuna dikkat çekti. Kısacık, “Ben bunu 14 yıl önce söyledim ve ülkemize bir göç bakanlığı kurulması şart ve bunun yerine bir göç idaresi kuruldu. Hizmeti ise dışarıdan gelen yabancıların yaşantılarını düzenlemek” ifadesini kullandı.

“Biz Bize” programında, sorulara şu yanıtları verdi:

 

 Adana’da Kısacık ismi fazlasıyla popüler bir isim ama yine de sizi tanımayan okurlarımız için biraz kendinizden bahseder misiniz?

 

Ben, Adana’nın Karataş kazasının Oymaklı köyünde doğdum. Aslında bana sorarlar ‘Sen nerelisin?’ diye Adana’nın 4 K’ları vardır ben 4. K’yım derim. Şimdi bunu duyan insanlar şaka yaptığımı sanıp ne olduğunu anlamazlar. 4 K’nın açılımı şudur; Karaisalı, Kadirli, Kozan ve Karataş.
Ben ilkokulu 3. Sınıfa kadar köyümde okudum. Daha sonra Adana’ya geldim ve ilkokulu burada bitirdim. Eğitim hayatıma İstanbul’da devam ettim ve 1958 yılında liseyi bitirdikten sonra gayem Almanya’ya gidip Tekstil Mühendisi olmaktı. Çünkü benim çevrem pamuklarla çevriliydi. Fakat o tarihlerde maddi sebeplerden dolayı gitme imkânım yoktu. Bu süre zarfı içerisinde İstanbul’da bir ilkokul arkadaşım ile karşılaştım ve hukuk okuduğunu öğrendim. Beni İstanbul Üniversitesi Hukuk Bölümüne girmeye ikna etti. 2 yıl orada okuduktan sonra İsveç’te yaşayan kuzenim sayesinde onun tanıdıkları bana İsveç’ten bir davet gönderdiler. Buranın Milli Eğitim Müdürlüğü onay verdikten sonra İsveç’e okumaya gittim. Daha sonra Almanya’da tekstil mühendisliği alanında eğitim aldım ve 1966 yılında Alman hükümetinin vermiş olduğu 16 milyon Mark hibe ile İzmir’de Türkiye’nin ilk Tekstil Mühendislik bölümü kuruldu ve bizde orada asistan adayı olarak başladık. İlk zamanlarda 612 lira maaş ile gece yarılarına kadar çalıştık. Benim asıl mesleğim tekstil konfeksiyon Mühendisliği ve uluslararası pazarlamadır. Daha sonradan Almanya fahri konsolosluğu görevime başladım tatbikî bu çok ayrı bir konu.

 

 

Aynı zamanda Karataş Turizm ve Kültür Platformu Başkanısınız. Bu platform ne zaman kuruldu ve amaçları nelerdir?

 

KARATAŞ’TA EKSİKLER VAR

Aslında Karataş benim gözümde Cennet gibi bir yer. Muhteşem balıkları olan, tarihi, kumu, denizi, dalyanları ile mükemmel bir yer, ama tek bir şeyi eksik. Orada yaşayan insanlar turizmin ne olduğunu henüz anlayamadılar. Dolayısı ile bizim bu platformdaki amacımız Karataş’taki iş insanlarını ve genç halkı bir araya getirerek bu ruhu verebilmek. İlçe belediye başkanımız ve kaymakamımız da bu platformun üyesi. Evet Karataş’ta eksikler var. İlk hedefimiz anne babayı eğitmek ki bu en önemlisi. İkinci amacımız ise 0-6 yaş arasındaki çocukları eğitmek. Bir başka çalışmamız ise Karataş’ta 4 yıllık olan bir turizm fakültesi var. Fakat bir türlü aktif bir şekilde eğitim veremedi. Biz platform arkadaşları ile bir araya gelip ne yapabileceğimizi konuştuk. Öncelikle bu bölgede 4 yıllık okulun fazla olduğunu düşünüyoruz. 2 yıllık okul ve tatbikatı da birlikte öğrenebilecekleri bir eğitim kurumu olması daha iyi olacak gibi. 

BİZİM PLATFORMDA SİYASET KONUŞULMAYACAK

Bunun dışında gençlerimiz eğlenmek istiyorlar ve Karataş’ı tercih etmeyip Mersin’i tercih ediyorlar. Mersin Karataş’tan mesafe olarak daha uzak bir yerde. Hayat pahalılığını da göz önünde bulunduracak olursak inanıyorum ki ben insanlar Karataş’ı tercih edecekler. Bundan 6 yıl öncesinde biz bir site yaptırdık ve inanır mısınız şu an o kadar fazla “Satılık yer var mı?” diye soran oldu ki tatbikî bunda pandeminin de insanlar üzerinde bırakmış olduğu bir korkunun etkisi de var. 

 

 

 

Biz Turizm ve Kültür Platformu olarak diyoruz ki her ayın ilk haftasının Perşembe günü toplantı yapacağız.  İkinci olarak diyoruz ki bizim platformda siyaset konuşulmayacak.

Bu toplanma süreçlerinde tabi ki kaymakam ve belediye başkanından da çok güzel destekler alıyoruz. 

 

Asıl sorulması gereken soru Karataş tarihi ile denizi ile çok güzel bir turizm merkezi olması gerekirken bugün neden bu durumda?

 

KARATAŞ’IN TEMEL MESELELERİ İLE UĞRAŞILMAMIŞ

Karataş’taki siyasiler mesleğe daha öncede benim anlattığım gibi başlamamışlar. Hep siyasi olarak başlamışlar. Seçimi kazanayım da ne olursa olsun mantığı ile gelmişler Karataş’a. Genel konuşuyorum tatbikî herkes için geçerli değil bu durum. Karataş’ın temel meseleleri ile uğraşılmamış. Anne baba çocuk eğitilmemiş. Şu an yapılıyor ama alt yapı yok ve tatbikî çok zor bir süreç. Siz Bodrum’a, Alanya’ya, Çeşme’ye gittiğinizde o kadar çok yabancı var ki yerli halk yabancılarla karışınca da bir nevi eğitiliyorlar. Karataş’ta bundan 20 yıl önce 20 tane Alman villa aldı şu anda bu 20 Alman’dan 3 aile kaldı. Nedeni ise ilk olarak Karataş’ta arıtma tesisinin olmayışı. Şu anda sayın Zeydan Karalar bu işle çok ilgilendi ve bu yılın sonuna kadar bitmek üzere. İkinci olarak Karataş’ta yollar bozuktu, şimdi yollar yapılmaya başlandı. Üçüncü olarak orada restoranlar fahiş fiyatlarla bir yere varılmayacağını anladı ve Karataş’a gittiğinizde balık restoranlarında oturacak yer bulamazsınız. Karataş bundan sonra ben inanıyorum ki çok iyi bir yol alacak ama bir şartla olması lazım. Bölgede bir huzur ortamı sağlanmalı.  Şimdilerde Karataş’ta kimlerin cirit attığına inanamazsınız. Çünkü daha öncesinde bu bölgelere göç etmiş olanlar arasında iyi olanı da var başımız üstünde ama bazıları da var tamamen mafyalık yapan insanlar. Bazı bölgelerdeki arazilere girmişler, gasp etmişler ve bir daha çıkaramıyorsunuz. Böyle bir yerde huzur olmazsa ne turist gelir ne de yatırımcı. Bu bizim en büyük sorunumuz ve acilen incelenmesi gereken bir sorun. Karataş ne kadar kalkınırsa Adana’da o kadar kalkınmış olacak.

 

Adana’daki sivil toplum örgütlerine şöyle bir bakalım neler yapmışlar. Soruyorum size. Sizlerde basın olarak uzun yıllardır bu işin içerisindesiniz. Şunu da söyleyeyim biz de bir sivil toplum örgütüyüz, biz neler yaptık. Bizde bir şey yapamadık ama biz çalışıyoruz, uğraşıyoruz olur veya olmaz fakat emek veriyoruz. Bu durum insanı gerçekten çok üzüyor. Çok kıymetli arkadaşlarımız var fakat el ele veremiyoruz. Bakın bir Gaziantep’e bakalım nasıl el ele mücadele veriyorlar. Biz böyle ayrı kulvarlardan koşarsak eğer bir neticeye varamayız. 

 

 

Son 10 yıldır Türkiye iç göçün dışında dış göçle de mücadele etmekte. Bu dış göç ile birlikte Türkiye’yi ekonomik, kültürel ve demografik olarak nasıl izah edersiniz?

 

DİPLOMA ALMAK AYRI İŞİ BİLMEK AYRI

Türkiye’de şu anda çok büyük bir işsizlik var. Üniversiteyi bitirmiş gençler iş bulamıyorlar ve bu çok üzücü bir durum. Diploma almak ayrı, işi bilmek ayrı. Bazı teknik adamlar bugün mühendislerden bile daha fazla maaş alıyorlar. Bu da beyin göçü sorununu doğuruyor. Bugün Almanya’ya gidebilmek için inanın bana o kadar fazla insan geliyor ki orada sadece hamallık yapmaya bile razı. Okumuş bir insanın iş bulamayıp anne babasının emeklilik maaşı ile geçinen o kadar fazla genç var ki. Hem anne babaya hem bu ülkeye hem de o genç bireye çok yazık. O genci bu ülkenin değerlendirmesi gerekiyor. 

 

 

Son olarak göçmen sorununu çözmek için devletimizin çabalarını yeterli buluyor musunuz?

 

GÖÇ VE UYUM BAKANLIĞI KURULMALI

Bu çok güzel bir soru. Size durumu şöyle izah edeyim 2014 yılı başlarken bölgemizin en büyük sorunu olan iç göçün yaratmış olduğu sosyal huzursuzluk çözülmediği müddetçe ülkemizde arzu edilen huzur kardeşlik beraberlik ve bir Türk bayrağı altında hep beraber olmamız çok zor olur kanaatindeyim. Ben bunu 14 yıl önce söyledim ve ülkemize bir göç bakanlığı kurulması şart ve bunun yerine bir göç idaresi kuruldu. Hizmeti ise dışarıdan gelen yabancıların yaşantılarını düzenlemek. Dışarıdan gelenler için Türkiye çok büyük katkılar sağlıyor. Sağlık eğitim yaşam standartları olsun tabii ki bunlar güzel şeyler fakat iç göçle buralara gelen insanlara bir şeyler yapılmadı.  Bu durumda ne yapmak gerek göç ve uyum bakanlığının kurulması lazım. 

 

Son olarak da şunu söylemek istiyorum. Ben Türk vatandaşı olmakla gurur duyuyorum ve hiçbir şekilde en ufak bu ülkeye bir yanlışım olmadı. Bu ülke için her zaman canla başla çalıştım. Fakat üzüldüğüm bir nokta var ki Adana’da çok konuşuluyor fazla iş yapılmıyor. Hatta şöyle bir laf var Gaziantep bile cehennemi cennet yapmak için uğraşıyorlar. Biz Adanalılar cenneti cehennem yapmak için uğraşıyoruz. Bunu da çok üzülerek söylüyorum ki Adanalılar olarak birbirimize bağlı değiliz. Türkün Türkten başka dostu yoktur, bunu çok iyi bilmeliyiz. 

 

 

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER