Ülkemizde her yıl milyonlarca kişiyi
etkileyen kanserin başarıyla tedavi edilmesinde, erken teşhis ve doğru tedavi
planlaması önemli rol oynuyor. Doç. Dr. Kübra Aydın, “01-07 Nisan Kanser Haftası”
öncesinde “kanser hastalığının tanı ve tedavisi ile korunma yöntemleri”
hakkında bilgi verdi.
Vücudunuzun verdiği sinyallere kulak verin
Kanser,
vücudun bir veya birden çok organ veya bölgesini etkileyen 200’den fazla
hastalık grubunu tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Belirli bir doku veya
organdaki hasarlı hücrelerin kontrolsüz bir biçimde üreyerek, bir kitle veya
tümör oluşturmasıdır. Kansere neden olan kesin bir etken olmasa da, kanser
riskini artıran birçok faktör bulunmaktadır. Bu risk faktörlerinden en
önemlileri; sigara, obezite, sanayileşmenin getirdiği bazı kimyasal maddeler,
hareketsiz yaşam, UV ışınları ve bazı enfeksiyonlar olarak sıralanabilir.
Birçok hastalığı taklit edebilen kanserin belirtileri de farklı hastalıkların
belirtileriyle benzerlik gösterebilmektedir. Çoğu kanser türü oldukça sinsi
ilerlemekte ve ancak son evrede belirti vermektedir. Bazı kanserler de
bulundukları organa göre bulgularla ortaya çıkmaktadır. Bunların yanı sıra
kanserin, hangi organa yerleşmiş olursa olsun, vücutta neden olduğu genel
şikayetler de bulunmaktadır. Bunlar hemen her kanser tipinde görülen;
halsizlik, ani kilo kaybı, iştahsızlık, ateş gibi belirtilerdir.
Düşük doz
toraks tomografisi sigara içenler için hayat kurtarıcı olabilir
Kanserin erken
teşhis edilmesi için yapılan taramalar sayesinde erken evrede tespit edilen
çoğu kanser türü, hayati kayıplara neden olmadan tedavi edilebilmektedir.
Yaygın olarak yapılan tarama testleri; serviks yani rahim ağzı kanseri için
yıllık smear testleri, meme kanseri için yıllık mamografi, kolorektal kanserler
için gaitada gizli kan, endoskopi, kolonoskopi, akciğer kanseri için düşük doz
toraks tomografisi ve prostat kanseri için PSA testidir. Çok sık görülen bir
kanser türü olan akciğer kanseri için yapılan düşük doz toraks tomografisi
özellikle sigara içen veya akciğer kanseri açısından riskli grupta bulunan
kişilere yapılması oldukça faydalı olan bir taramadır.
Kanser
tedavisi kişiye özel planlanmalı
Kanser birçok
bölümün işbirliğiyle, multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi gereken
bir hastalıktır. Medikal onkoloji, kanserin ilaçla tedavisi ile ilgili olsa da
hastanın cerrahiye, radyoterapiye ya da başka bir bölüme yönlendirilmesinde de
aktif rol almaktadır. Cerrahi yöntemler kanser için önemli birer tedavi
seçeneğidir. Bununla birlikte radyoterapi de kanser tedavisinde başarılı
sonuçlar elde etmenin anahtarıdır. Sistemik tedavi kısmını oluşturan;
kemoterapi, akıllı ilaçlar ve son 5 yılın öne çıkan tedavi yöntemi immunoterapi
de tedavide oldukça önemlidir. Tedavilerin kanser türüne ve evresine göre
farklı uygulanması gerekmektedir. Bazı hastalarda tam iyileşmenin amaçlandığı
küratif denilen tedaviler, bazı hastalarda ise sadece palyatif yani hastanın
sağ kalım süresini uzatmaya ve kansere bağlı şikayetlerini azaltmaya yönelik
tedaviler uygulanmaktadır. Kanserle mücadelede en önemli nokta, tedavinin
kişiye özel olarak planlanması ve uygulanmasıdır.
Tedavi
başarısında psikolojik desteğin etkisi büyük
Tedavide
başarılı sonuçlar elde etmek için medikal uygulamaların yanı sıra; hasta ve
hasta yakınlarının olumlu düşünmeleri ve tedaviden vazgeçmemeleri de büyük önem
taşımaktadır. Kemoterapi sonrası bulantı kontrolünde bile hasta psikolojisi çok
önemlidir. Örneğin; “beklenti bulantısı” oldukça sık görülmektedir. Bu durumda
hasta hastaneye gelip kemoterapi aldığında midesinin bulanacağını düşündüğü
anda daha hastaneye gelmeden bulantı yaşamaktadır. Psikolojik destekle hastanın
ve hasta yakınlarının tedavi sürecine olumlu yaklaşması, tedaviden
vazgeçmemesi, tedavinin devamlılığına ve başarılı olmasına büyük katkı
sağlamaktadır. Kanser tedavisinde başarıyı olumlu yönde etkileyen bir diğer
etken, hasta-hasta yakını ve onkoloji ekibinin iletişiminin kuvvetli olmasıdır.
Doktorun hastanın merak ettiği tüm soruları cevaplandırması, tedavi süresince
nelerle karşılaşacağını anlatması hastanın tedaviyi daha çok sahiplenmesini
sağlamaktadır.
Akdeniz tipi
beslenmeye özen gösterin
Kanser,
sağlıklı yaşam kurallarına uyulduğu sürece önlenebilir bir hastalıktır.
Kanserden korunmak için dikkat edilmesi gerekenlerin başında, dengeli beslenmek
ve hareketli bir yaşam tarzına sahip olmak gelmektedir. Bu amaçla; Akdeniz tipi
beslenme alışkanlığının kazanılması önemlidir. Kırmızı eti azaltıp haftada 2
porsiyonla sınırlamak, daha çok balık, zeytinyağlı yemekler ve sebze yemekleri
tercih etmek, meyve, baklagiller, süt ve süt ürünlerinden zengin bir beslenme
programı oluşturmak gerekmektedir. Günde en az yarım saat hafif tempolu yürüyüş
gibi egzersizlerle hayata hareket katılmalıdır. Bunların yanı sıra sigaradan
tamamen uzak durulmalı, alkol tüketimi ise sınırlandırılmalıdır.
Enfeksiyonlardan, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve güneşin zararlı
etkilerinden korunmak için önlem alınmalıdır. Güneşten çok daha zararlı olan
solaryumdan ise kesinlikle kaçınmak gerekmektedir.