Basınçlı ve karın içi sıcak kemoterapi kanser hücrelerini kıskaca alıyor

Basınçlı ve karın içi sıcak kemoterapi kanser hücrelerini kıskaca alıyor

HABER MERKEZİ- Karın içi organlar genellikle sindirim sistemini ilgilendiren; mide, ince bağırsaklar, kalın bağırsaklar, rektum adı verilen kalın bağırsağın son bölümü, pankreas, karaciğer gibi organları kapsıyor. Bunların farklı türde kanserlerine günümüzde artık çok sık rastlanıyor. Örneğin, kolorektal kanserler artık en sık görülen kanser türleri arasında 3. ve 4. sırada yer alırken kanser nedeniyle yaşanan ölümler arasında da yine üst sıralarda karın içi kanser türleri geliyor. Ancak gelişen teknoloji sayesinde son yıllarda uygulanan bazı karın içi basınçlı sıcak kemoterapi uygulamaları ile yaşam beklentisi olmayan hastalarda dahi zaman kazanılırken, yaşam kalitesi de yükseltiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi’nde düzenlenen “Peritoneal Karsinomatozisin Tedavisinde Güncelden Geleceğe” bilimsel toplantısında konuşan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, sindirim sistemini ilgilendiren, mide, ince bağırsaklar, kalın bağırsaklar, rektum, pankreas, karaciğer gibi karın içi kanserlerde uygulanan güncel tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.


Kanser evreleri sıralandırılırken tümörün pozisyonu veya büyüklüğü yani katmanlarda aldığı yol, lenf düğümleriyle ilgili tutulum seviyeleri ve uzak organ metastazları olup olmaması göz önünde bulundurulmaktadır. Örneğin kolorektal kanser dediğimiz kalın bağırsak kanserlerinde ileri evre tümörlerde ortalama %8-10 oranında (oldukça yüksek bir oran), periton adı verilen karın zarına metastazlar meydana gelmektedir. Karın zarı yaklaşık olarak baktığımızda bir kişinin vücut yüzeyiyle aynı büyüklüktedir. Normal kişide yaklaşık 1,72 metrekare vücut yüzeyi bulunmaktadır. Periton da neredeyse buna denktir. Periton, bütün organların üzerini örttüğü gibi karın duvarını da örtmektedir. Periton bir organdır. Bunun diğer organlar gibi kendine özel kan damarları yoktur. Difüzyon yoluyla komşulukta bulunduğu organlar vasıtasıyla hayatta kalır. Yaptığı fonksiyonlar bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, belli oranlarda sıvı salgılamak, karın içerisinin ıslak kalmasını ve organların birbirine sürterek zarar vermemesini sağlamaktır. Aynı zamanda koruyucu bir dokudur. Örneğin kalın bağırsak ya da ince bağırsakların üzerindeki seroza diye tabir edilen kısım aslında peritondur. Periton yayılımı olduğu zaman, metastazın meydana getirdiği hayat beklentisinin kısalması ve komplikasyonların ortaya çıkması çok daha fazladır. Yani bir kalın bağırsak ya da mide kanseri bir başka organa metastaz yaptı hatta karaciğere metastaz yaptığında bile beklediğimiz yaşam süresine göre, periton metastazının çok daha ölümcül sonuçlara yol açabildiği bilinmektedir.

Geçmişte periton metastazı olan olgular genelde “inoperabl”, “incurable” yani tedavi edilemez ve ameliyat edilemez hastalar olarak görülürdü. Artık süreleri kısıtlı, müdahaleye gerek olmayan hastalardı. Son yıllarda ise peritonektomi adı verilen yani sitoredüktif cerrahi dediğimiz, hastalıklı peritonun soyularak çıkarılması, sıçramış kanserlerin ortadan kaldırılması anlamına gelen operasyonlarla; elimizin tuttuğu, gözümüzün gördüğü mevcut bütün tümörlerin temizlenmesi mümkün kılınmaktadır.

HIPEC adı verilen karın içi sıcak kemoterapinin ameliyat esnasında uygulanabiliyor olması bu hastalarda yaşam beklentisinin uzamasını, yaşam kalitesinin de yükselmesini sağlamaktadır. Bu işlemlerden en sıklıkla fayda gören hastalık grupları; apendiks kanserleri, psödomiksoma peritonei kanserleri, kalın bağırsak kanseri, yumurtalık kanserleridir. Örneğin yumurtalık kanseri ileri evre olsa bile iyi yapılmış bir sitoredüktif cerrahi ile bu hastalarda 5 yıllık yaşam şansı yüzde 70-80’lere kadar çıkabilmektedir ki bu grup genelde birkaç ayda hayatını kaybetmesi beklenen hastalardır. Özetle, hastanın hastalıksız yaşam süresi uzatılır, yaşam kalitesi yaşadığı süre boyunca yükselir, yani hastalığın komplikasyonlarını yaşamaz. Bunların yapılabilmesi için elbette hastaların genel durumlarının ve kanserin yaygınlığının da belli ölçülerde olması gerekmektedir. Her hastaya yapılamamaktadır. Hastaların belli parametrelerle değerlendirmeleri yapılır, çünkü bu ameliyatlar 7-8 saatlik uzun ameliyatlardır ve hastanın böyle bir ameliyatı kaldırıp kaldıramayacağı tespit edilmelidir.

Son zamanlarda basınçlı aerosol kemoterapi adı verilen bir başka yöntemle ise yine ileri evre kanserlerde laparoskopik yani kapalı yöntemle, özel bir cihazla 30 dakika boyunca kanser öldürücü ilaçları karın içerisine basınçlı ve püskürtür şekilde vererek normal damar yoluyla verilen kemoterapi ilaçlarının ulaşmadığı yerlere de ilaçların ulaşmasını sağlamaktayız. Böylece hem damar yoluyla verilen ilaçlar, hem de HIPEC ya da PIPAC gibi yöntemlerle içeriden verilen kanser ilaçlarıyla adeta kanser hücrelerini kıskaca almaktayız. Ve bunları yok etmek mümkün olmaktadır.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER