Bebek kaçırmaya karşı çipli önlem geliştirildi

Bebek kaçırmaya karşı çipli önlem geliştirildi

Adana’da başlatılan uygulama ile yeni doğan bebeklere takılan çip, olası kaçırma durumunda alarm veriyor.

Bebek kaçırmaya karşı çipli önlem geliştirildi

Adana’da dünyaya gözlerini yeni açan ve yoğun bakım servisinde tedaviye alınan bebeklerin kötü niyetli kişiler tarafından kaçırmasını önlemek amacıyla geliştirilen mikroçipli bileklik uygulaması başarıyla hayata geçirildi. Özel Medline Adana Hastanesi’nde yürütülen Pembe Kod Projesi’yle Yeni Doğan Yoğun Bakım Servisi’nde tedavi gören bebeklerin el veya ayak bileklerine takılan alarm veren mikroçipli bant sayesinde olası kaçırmalara karşı önlem alındı.

Bebekler ‘Pembe Kod’ ile güvende

Özel Medline Adana Hastanesi Genel Direktörü Dr. Musa İnal, kurumun bilgi işlem birimi tarafından geliştirilen Pembe Kod Projesi ile yeni doğan ve yoğun bakım servisinde tedavi altına alınan bebeklerin güvenliklerini en üst düzeyde sağlamaya başladıklarını belirtti.

Hastanede ayda ortalama 160 doğumun gerçekleştiğini, yeni doğan yoğun bakım servisinde günde 22 bebeğin küvözler tedavisinin yapıldığını kaydeden Dr. Musa İnal, Pembe Kod Projesi’ni kendi imkanlarıyla geliştirdiklerini anlattı. Dr. Musa İnal, hastanenin Bilgi Teknolojileri Müdürü Salih Çevik ve Bilişim Hemşiresi Ülkü İzgır’ın koordinesinde yürütülen bu projenin hasta güvenliği alanında Türkiye’de bir ilk olduğunu kaydetti.

Bebek kaçırıldığında sistem alarm veriyor

Dr. Musa İnal, kötü niyetli bir kişinin bebeği yeni doğan yoğun bakım servisinin kapısından çıkardığı andan itibaren güvenlik sisteminin alarm verdiğini vurgulayıp, “Yeni doğan yoğun bakım servisinde sesli ve ışıklı alarm ile burada görevli hemşireler uyarılıyor. Hastanemizin özel güvenlik görevlileri de otomatik alarm ile harekete geçiyor. Hastanenin kapıları kapatılıyor, tüm giriş ve çıkışlar durduruluyor. İlgili birim sorumluları ve birkaç hastane yöneticisine de cep telefonu aracılığıyla aynı şekilde uyarı mesajı düşüyor. Bu sayede olası bebek kaçırma girişimi önlenmiş oluyor. Bu sistem sayesinde bir bebeğin izinsiz şekilde hastanemiz dışına çıkarılması mümkün değildir.” diye konuştu.

Dr.İnal, takılan plastik aksamlı çipin bebeklerin sağlığı üzerinde hiçbir sakınca yaratmayacak nitelikte olduğunu da sözlerine ekledi.

Maket bebekle tatbikat yapıldı

Mikroçipli bileklik ile bebek kaçırmalarını önleme uygulaması kapsamında Özel Medline Adana Hastanesi’nin bu bölümündeki personeli de kapsamlı eğitim aldı. Bebek maketi kullanılarak, uygun şekilde planlanmış senaryo ile gerçekleştirilen tatbikatlarda, personelin deneyim kazanması sağlandı. Sistemin teknolojik tarafının eksiksiz işlediği de defalarca test edildi.

Soğuk hava ve stres şikâyetleri artırıyor

Gece yeteri kadar uyumasına rağmen, sabahları ağrı ile uyanıp, kendisini hiç uyumamış gibi yorgun, bitkin ve isteksiz hisseden kişilerde “fibromiyalji sendromu” (FMS) adı verilen yumuşak doku romatizması olabileceği belirtildi. Özel Medline Adana Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Süleyman Tatlı, sendromun en önemli özelliğinin vücudun belli noktalarında aşırı hassasiyet görülmesi olduğunu söyledi.

Sendromun, kaslarda ve eklemlerde yaygın ağrı ve hassasiyet, uyku bozukluğu, yorgunluk, halsizlik ve sabah tutukluğu ile kendini gösterdiğini belirten FTR Uzmanı,Süleyman Tatlı, “Yumuşak doku romatizması; vücutta yaygın ağrı, yorgunluk, halsizlik, tutukluk ve vücudun bazı hassas noktalarında karakterize olan ve eklem dışı romatizmal bir hastalıktır. Birçok hastalığı da kapı açan hastalıklar arasında, iş gücü kaybı açısından ön sıralarda yer alır. 25-55 yaşlarında ve kadınlarda daha sık olmakla birlikte erkeklerde ve çocukluklarda da görülebilir. Eğitim düzeyi ve ekonomik düzeyi ortalamanın üzerinde olan kişilerde daha fazla rastlanır.” dedi.

Stres ve travmalar etkiliyor

Hastalığın sebebinin çok iyi bilinmemekle birlikte stres düzeyi ile yakın ilişkili olduğunu bildiren FTR. Süleyman Tatlı, “Uyku bozuklukları, düşme ya da motorlu araç kazası gibi korkuyla karışık büyük fiziksel travmalar, bir yakının kaybedilmesi gibi ruhsal travmalar, psikolojik stres, bazı viral hastalıklar, romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi bazı romatizmal hastalıklar, bu hastalığın oluşmasını tetikleyen faktörlerdir. “diye konuştu.

Ağrı yaşam kalitesini düşürüyor

Hastalığın en sık ağrı yakınmalarının, vücudun en çok kullanılan boyun ve bel bölgesi başta olmak üzere omuz, dirsek, diz ve ellerde hissedildiğini kaydeden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Süleyman Tatlı, şöyle devam etti:

“Hastalar genellikle vücutlarının bir tarafının daha çok ağrıdığını ifade ederler. El ve ayaklarının şişliğinden yakınabilirler. Ancak muayenede şişliğe pek rastlanmaz. Uyku bozukluğu, sabahları yorgun kalkma, karın ve göğüs ağrısı, ellerde uyuşma, kabızlık, ishal, mide ağrısı, adet dönemlerinde ağrı, nefes almada zorlanma ve çok çabuk sinirlenme gibi bulgular da hastalığa eşlik eder. Hastaların yarısında gerilim tipi baş ağrısı vardır. Sık idrara çıkma ve acil idrar yapma isteği sık görülür. Ayrıca çene eklemi ağrıları, kramplar ve kulak çınlamaları hatta baş dönmeleri olabilir. Bazı hastalarda depresyon ve anksiyete şikayetlere eşlik edebilir.”

Teşhisi koymak kolay değil

Fibromiyalji sendromu teşhisinin konulmasının çok da kolay olmadığını ifade eden FTR Uzmanı, Süleyman Tatlı, “Hastalığa özgü bir laboratuar testi yok. Ancak altta yatabilecek başka hastalıkların da araştırılması için biyokimya, kan, tiroit fonksiyonu testleri yaptırılmalıdır. Bel ve boyun fıtığını araştırmak için radyolojik tetkikler de yapılabilir. Tanı koymak için, en az 3 aydır devam eden yaygın ağrı olması ve vücudun 18 belli hassas noktasına bası uygulandığında,  11 bölgede ağrının tespit edilmesi gereklidir.” ifadelerini kullandı.

 

Aynı işi yapma, yoğun tempo şikayetleri artırıyor

Özel Medline Adana Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Süleyman Tatlı, uyku bozukluğu, yorgunluk, stresli yüksek çalışma temposu, psikolojik gerginlik, gribal enfeksiyonlar, gürültü, uzun süre oturma ya da uzun süre ayakta durma,  bilgisayar başında sürekli aynı tekrarlayan hareketler ve sürekli elektromanyetik strese maruz kalmanın hastalığı tetikleyen faktörler olduğunu bildirdi.  

Tedavisi uzun sürüyor

Hastalığın sakatlık yapıcı ya da yaşamı tehdit edici olmadığını ancak başka hastalıklara kapı aralayıp, yaşam kalitesini düşüreceğini belirten Tatlı, “Bu nedenle tedavisi gereklidir. Tedavisi uzun sürebilir ve bulgularda belirgin düzelme olana kadar hekim kontrolü gerekir. Ağrıyı azaltmak, yorgunluğu gidermek, uykuyu düzenlemek ve depresyonu tedavi etmek amacıyla başta antidepresanlar ve ağrı kesiciler olmak üzere uyku düzenleyici ve kas gevşetici ilaçlar kullanılır. Bunun dışında hassas noktalar üzerine lokal enjeksiyonlar da yapılabilir. “diye konuştu.

Egzersiz, masaj ve sıcak yararlı olabilir

Egzersiz yapmanın, yumuşak doku romatizmalarında tedavi ve korunma yöntemi olduğunu kaydeden FTR Uzmanı,Süleyman Tatlı, “Hastalıktan korunmak için özellikle gevşeme egzersizleri, germe egzersizleri, kardiyovasküler kondüsyon egzersizleri, düşük yoğunlukta yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme, su aerobiği gibi aktiviteler faydalıdır. Hastalara yatmadan önce uykuyu etkileyecek alkol, sigara, çay, kola, kahve gibi maddeleri almamalarını önermekteyiz. Fizik tedavi uygulamalarında ise sıcak uygulama, derin ısıtıcılar ve ağrı kesici özelliği olan elektriksel stimülasyon ve masaj ile olumlu sonuçlar alınmaktadır. Ayrıca kaplıca kürleri önerilir. Deniz, kum, güneş, yüzme çok iyi sonuçlar doğurur.”

 

DİĞER HABERLER