Beyin dostu diyet nasıl olabilir?

Beyin dostu diyet nasıl olabilir?

HABER MERKEZİ- Lahana, ıspanak, brokoli ve diğer yapraklı yiyeceklerin K vitamini ve beta karoten dahil olmak üzere beyin işlevini destekleyen besinlerle dolu olduğunu belirten Diyetisyen Özden Örkcü, yeşillik yemenin, yaşla birlikte gelen bilişsel gerilemeyi yavaşlatmaya da yardımcı olabileceğini söyledi. Bazı balıkların vücut tarafından işlendiğinde hafızayı güçlendiren, ruh halini iyileştiren ve beynimizin işlevselliğindeki düşüşe karşı koruyan omega-3 yağ asitleriyle dolu olduğunu kaydeden Örkcü, somon, alabalık ve sardalye gibi yağlı balıkların tüketilmesini tavsiye ediyor.


Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Diyetisyen Özden Örkcü, doğru ve dengeli beslenmenin beyin sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Bireyin beslenmesini iyileştirmek ve zihinsel sağlık üzerindeki etkilerini artırmak için dikkat etmesi gereken bazı önemli beslenme seçimleri olduğunu kaydeden Özden Örkcü, “Çoğu insan yüksek oranda işlenmiş gıdaların, rafine şekerlerin ve yağ oranı yüksek gıdaların bizi uyuşuk, yorgun ve hatta baş ağrısı ile hissettirdiğinin farkındadır.  Batı diyeti, ne yazık ki hızlı, kolay erişilebilir ve hatta haz-ödül hissi veren bu yiyeceklere odaklanmaya yöneltmiştir.”dedi.

Atıştırmalık hazır gıdalar, tatlılar, çizburger, aromalı cipsler ve alkolsüz içecekler gibi yiyeceklerin dopaminde hızlı bir artışa neden olduğunu kaydeden Özden Örkcü, “Ancak bu seçimler beslenmemizi ve bağırsak sağlığımızı olumsuz etkilediğinden beyin fonksiyonumuz ve zihinsel sağlığımız üzerinde olumsuz bir etkisi vardır. Modern Batı diyeti, beyin işlevini desteklemek, depresyonu azaltmak ve ruh halini iyileştirmek adına listenin en altında yer alır.” diye konuştu.

Bitki ağırlıklı olan Akdeniz diyetinin, sağlıklı yağlar, yağlı balıklar, zeytinler, fındıklar ve pozitif beyin fonksiyonuyla bağlantılı olduğuna dikkat çeken Özden Örkcü, “Akdeniz diyeti, bunama ve Alzheimer hastalığı riskini azaltan diğer gıdalara odaklanır. Sağlıklı bir mikrobiyomu desteklemek için bir diyet sadece meyve ve sebzeleri değil, aynı zamanda işlenmemiş tahılları, deniz ürünlerini, probiyotik kültürleri ve prebiyotik primerleri de dengelemelidir.” dedi.

Özellikle son 5 yılda yapılan araştırmaların diyet faktörlerinin zihinsel işlevi sürdüren kanıtlar sağladığına dikkat çeken Diyetisyen Özden Örkcü, “Örneğin omega-3 yağ asitleri açısından zengin bir diyet, insanlarda bilişsel süreçleri desteklediğini söylüyor. Buna karşılık, doymuş yağ oranı yüksek diyetler, bilişsel işlemeyi destekleyen moleküler substratları azaltmak ve hem insanlarda nörolojik işlev bozukluğu riskini artırdığı biliniyor.” dedi.

Birkaç gözlemsel çalışmanın genel diyet kalitesi ile depresyon riski arasında bir bağlantı olduğunu gösterdiğini kaydeden Örkcü, şunları söyledi:

“Örneğin 10 ülkeden 21 araştırma sonucunda, yüksek miktarda meyve, sebze, kepekli tahıllar, zeytinyağı, balık, az yağlı süt ürünleri ve antioksidanlar ile düşük hayvansal gıda alımı ile karakterize edilen sağlıklı bir beslenme düzeninin, depresyon riskini azalttığı gösteriyor. Tersine yüksek miktarda kırmızı ve işlenmiş et, rafine edilmiş tahıllar, tatlılar, yüksek yağlı süt ürünleri, tereyağı ve patates alımının yanı sıra düşük meyve ve sebze alımını içeren beslenme modeli, depresyon riski önemli ölçüde artmış Batı tarzı bir diyet ile bağlantılıydı.”

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER