Epilepsi ise nedeni halen tam olarak bilinmemekle
birlikte, yaklaşık yüzde 60-65 ’i tedavi edilebilir bir hastalık olarak
karşımıza çıkıyor. Tedavi edilemeyen dirençli epilepsilerde de cerrahi
yöntemlerin yanı sıra ketojenik diyet ve epilepsi pilleri tedavide önemli bir
yer tutuyor. Nöbet geçiren çocukların ailelerinin ve yakınlarının doğru
müdahale konusunda bilinçli olması da büyük önem taşıyor. Memorial Bahçelievler
Hastanesi Pediatrik Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Selvinaz Edizer, nöbet geçiren
çocuklara yapılması gereken müdahaleler hakkında bilgi verdi.
Ateşli nöbetler, çocuğun ateşe direncinin düşük olmasıyla
alakalı bir durumdur ve genellikle altta bir ailevi öykü bulunmaktadır. Bunlara
spesifik bir tedavi veya takip yapılmamaktadır ancak sık tekrarladığı ve ailevi
nedenler olduğu zaman EEG ile bakılması veya ilaç başlanması gerekebilir.
Epilepsi çocukluk çağında yüzde 1-5 oranında görülen bir
hastalıktır. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genelde genetik, metabolik
ve gelişimsel süreçle ilgili birçok nedeni olabilmektedir. Çocuk beyni erişkin
beyni zamanına gelene kadar bir takım anormal elektriklenmeler yaşayabilir,
bunların çoğu da epilepsi nöbeti olarak görülür ve tedavi gerektirebilir. Her zaman
ateşli şekilde olmaz ama ateşi de tetikleyebilir. Epilepsinin yüzde 60-65’i
tedavi edilebilir türlerindendir. Yaklaşık yüzde 50-60’ı da çocukluk çağının
iyi huylu epilepsilerinden oluşur. Geriye kalan yüzde 20-25’lik grup ise
dirençli epilepsiyi oluşturur.
Epilepsi hastalarının %25’i epilepsi ilaçlarına dirençli
gruptur. İki ve daha fazla antiepileptik ilaca rağmen, nöbetleri devam eden
hastalara dirençli epilepsi denmektedir. Bu hastalarda artık, ek bir ilaçtan
fayda görme oranı %1-5 arasında değişmektedir. Bu nedenle bu hastalara ilaç
dışı tedaviler önerilmektedir. Bu tedaviler hastanın uygunluğuna göre: epilepsi
cerrahisi, ketojenik diyet tedavisi ve vagal sinir stimülasyonu adı verilen
epilepsi pili tedavisidir. Epilepsi cerrahisi; hastanın epileptik aktivitesini
başlatan odağın ameliyat ile çıkarılması işlemidir. Uygun hastalarda
başarılıdır. Ancak operasyon sonrası komplikasyonları olan bir işlemdir.
Ketojenik diyet tedavisi; tamamen medikal bir tedavi
diyetidir. Dirençli epilepsisi olan grupta; yüksek yağ ile düşük protein ve
karbonhidrat oranı şeklinde ayarlanan menülerle uygulanan bir diyet şeklidir.
Nöbet durdurucu etkisi %45-%66 arasında bildirilmiş olup, uygun hasta
gruplarında bu oran daha da artmaktadır. Uygulaması bir miktar zor ve komplikasyonları
olan bir tedavi şeklidir. Ailenin uyumu, hastanın uyumu ile takibinin
yapabilmesi çok önemlidir. Nöbet durdurucu etkisi yanında mekanizması şimdiye
kadar anlaşılamamış bir şekilde hareket kapasitesini bir miktar artırdığı ve
algısal fonksiyonları da düzelttiği çoğu hasta grubunda görülmüştür.
Epilepsi pili (vagal sinir stimülasyonu) uygun dirençli epilepsi
hastalarında, örneğin iki ve üzeri ilaç kullanmış ancak halen nöbetleri devam
eden çocuklarda değerlendirilebilmektedir. Uygunluk durumuna göre cerrahi işlem
şeklinde bir pil tedavisi uygulanmaktadır. Pilin mantığı hastanın uzun süren
nöbetlerini durdurmak ve uzun dönemde adeta bir ilaç gibi hastanın nöbetlerini
azaltıp, bazı hastalarda da sonlandırmak şeklinde bir tedavi metodudur. Bilekte
bir mıknatıs vardır, boyunda bir elektrotu vardır. Uzun süren nöbetleri olan,
uzun süre yoğun bakım yatışları olan çocuklarda mıknatıs boyna değdirilerek
nöbet sonlandırılabilir.
Nöbet sırasında, nöbet geçirenlere doğru şekilde müdahale
edilmelidir. En önemlisi hava yolunu kontrol altına almaktır. Çocuk sert bir
zemine yatırılmalıdır. Sağ ya da sol tarafına çevrilmelidir. Çünkü ağız içi
sekresyon ve tükürüğün geri kaçmaması gerekmektedir. Ağzına hiçbir şey
sokulmamalıdır ve dili çıkarılmaya çalışılmamalıdır. Kafayı hafif geride
tutarak yan pozisyonda takip edilmelidir. Nöbetin 2-3 dakika sürmesi ve devam
etmesi halinde 112 aranarak hastaneye gitmek üzere hazırlık yapılmalıdır. Çocuk
kesinlikle suyun altına sokulmamalıdır veya üzerine su dökülmemelidir. Bilinçsiz
yaklaşımlar çocuklarda görülen bu tabloyu daha da kötüleştirebilir. Anne
babaların bu konuda bilgili olması ve doktorları ile iletişimde kalması çok
önemlidir.