Dodurka “2003 yılında yaşanan SARS salgınında olduğu gibi
bu virüsün de mutasyonlar sayesinde zamanla şiddetinin azaltacağı ve kaybolacağını
savunanların sayısı giderek artıyor. Virüsün gen yapısı mutasyonlara çok uygun.
Bildiğiniz üzere araştırmacılar da virüsün genetik materyalinde sürekli
değişiklikler gözlemliyor. Bu değişikliklerin virüsün şiddetini azaltmış olması
ihtimali mevcut ancak bu henüz doğrulanamadı. Şimdiye kadar görülen
mutasyonların tıbben önemli olduğuna dair sağlam bir kanıt bulunamadı” dedi.
Virüsün ortaya çıktığı ilk günlerde yaşanan bilinmezlik
korkusu ve panik havasının azaldığına değinen Dodurka, “Özellikle medya
aracılığıyla insanlar neyle karşı karşıya olduğunu iyice anladılar. Hastalık
tanındıkça ve eldeki veriler arttıkça kriz de daha iyi yönetilir oldu ve
bunlardan en önemlisi halkımız bireysel korunmanın önemini iyice kavrayıp
uygulamaya başladı. Bu şekilde virüs etkisini azalttı. Böylece halkın bu tür
salgınlar için önceden hazırlıklı olmasının ne kadar önemli olduğu bir kez daha
göz önüne serildi’’ ifadelerini kullandı.
İLK KAYIPLAR DAHA FAZLA OLDU
İnsanlık bu hastalığa karşı önceden yeterince hazırlıklı
olsaydı dünyada bu kadar can kaybı yaşanmazdı diyen Dodurka sözlerine şöyle
devam etti:
“İnsanların hastalığın ciddiyetini ve evde kalmanın
önemini anlaması, maske ve sosyal mesafe konularında duyarlılığın artması zaman
aldı. Bu arada bir kısım yaşlımız evde kalmaya direnç gösterdi ve bazı kayıplar
verildi. Bugün hastalık eskisi kadar şiddetli değilse bunun kanıtlanmış en
önemli nedenleri arasında yaşlılarımızın sokağa çıkmasının engellenmesi ve her
yaştan vatandaşımızın kendi bireysel önlemlerini alması sayılabilir. Bu
kuralları uygulamayan toplular maalesef ağır bedel ödediler. Bütün bu
yaşananların gelecekteki başka virüs salgınlarında faydalanacağımız toplumsal
bir deneyim sağladığı da bir gerçektir.”