Deprem depresyona yol açıyor

Deprem depresyona yol açıyor

Doğal afetler içerisinde yer alan deprem, fiziksel, ekonomik ve sosyal yıkımların yanı sıra fizyolojik, bilişsel, duygusal ve davranışsal etkilere yol açıyor. Normal olan bu etkilerin bir aydan fazla sürmesi halinde uzmana danışmak gerekiyor. Deprem sonrasında en fazla Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve depresyon görüldüğünü belirten uzmanlar, erken müdahalenin önemine işaret ediyor.

Deprem depresyona yol açıyor

NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Gülçin Şenyuva, bireylerin ve toplumların fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar yaşamasına yol açan afetlerin başında gelen depremlerin psikolojik etkilerinin de fazla olduğunu söyledi. Şenyuva, afetler ve afet yönetimi konusunda eğitim, öğretim, hazırlık, planlama ve zarar azaltma çalışmalarının önemine işaret etti.
DEPREM KORKUSUNUN FARKLI BELİRTİLERİ VAR
“Seismophobia” olarak tanımlanan deprem korkusu veya fobisinin, kişinin yaşadığı ölüm veya sevdiklerini kaybetme korkusu olduğunu belirten Şenyuva, “Bu korkuyu yaşayan kişilerde huzursuzluk, tedirginlik, baş dönmesi, titreme, terleme, kalp çarpıntısı gibi fiziksel, karanlık ortamlardan kaçınma, deprem ile ilgili konuşmalardan uzak durma gibi belirtiler görülmektedir” dedi.
DEPREM SADECE YAŞAYANI ETKİLEMİYOR
Depremin kişiler üzerinde hem fiziksel hem de psikolojik etki yaratan travmatik yaşantılar olduğunu kaydeden Şenyuva, “Yaşanan bu travmatik olay sadece depreme maruz kalan kişileri değil, mağdurların yakınlarını da etkilemektedir. Depreme yakından ya da medya aracılığı ile tanık olan kişilerin yanı sıra destek-yardım çalışmalarında görev alan kişileri veya personeller olumsuz etkilenmektedir” diye konuştu.
TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNA DİKKAT
Şenyuva, “Travma sonrası stres bozukluğu, travmatik yaşantı sonrasında kişide yaşanılan olayı sürekli olarak hatırlama, travmayı hatırlatan durum veya olaylardan kaçınma, artmış uyarılma hali ile kendini gösteren bir bozukluktur. TSSB’nin ortaya çıkışında travma öncesi (cinsiyet, genetik yapı, geçmiş travmatik yaşantılar, geçmiş ruhsal sorunlar vb.), travma sırası (travmatik yaşantının şiddeti, süresi, yaralanmaların olması vb.) ve travma sonrası (sosyal desteğin düşük olması, ekonomik problemler vb.) gibi birçok faktörün etkisi bulunmaktadır” diye belirtti. 
İSTEKSİZLİK DEPRESYON HABERCİSİ OLABİLİR
Travmatik yaşantılardan sonra görülen rahatsızlıklardan diğerinin de depresyon olduğunu kaydeden Şenyuva, “Depresyonun en sık görülen belirtileri isteksizlik, halsizlik, moral bozukluğu, uyku ve iştah bozukluğu ve hayattan zevk alamamaktır. Bu konuda bilimsel temeli olan, kısa süreli psikolojik destek alınması önem teşkil etmektedir. Korkunun yarattığı çaresizlik duygusu ve travmatik stres belirtileri arasında ilişki olduğu bilinmektedir. Bu nedenle korkulan durumlardan kaçınmak yerine, korku ile karşılaşmak ve kontrol duygusunun gelişmesini sağlamak ile deprem korkusunun üstesinden gelinebileceği bilinmektedir” şeklinde konuştu.


 

DİĞER HABERLER