Dizinizde ağrı yaşamamak için bunlara
dikkat edin
Genellikle
ileri yaşta sık görülen diz ağrıları, aslında hemen her yaşta sorun olabilmektedir.
Diz ağrıları birçok nedenden kaynaklanabilmektedir. Kronik diz ağrıları daha
çok; yanlış spor hareketlerinden, fazla kilodan, spor yaparken yanlış ayakkabı
kullanımından, oturuş şekli sorunlarından, diz üzerinde uzun süre çalışmaktan
kaynaklanabilmektedir. Bu tür ağrılar sosyal yaşamı ve hareketleri kısıtlasa da
yaşam tarzındaki küçük değişikliklerle, kilo kontrolü ve doğru yapılan düzenli
egzersiz gibi basit önlemler alınarak çözülebilir. Özellikle fazla olan her
kilo dizlere fazladan yük olarak binerek hem yaşanan ağrının şiddetini hem de
yaralanma ve osteoartrit riskini artırmaktadır. Günlük hayatta alınacak basit
önlemlerle yaşanabilecek diz ağrılarını en aza indirmek mümkündür.
·
Ayakkabı seçiminizi doğru yapın. Yapılan spor ya da aktiviteye uygun
ayakkabı seçimi dizlerin üzerindeki anormal yüklenmenin en aza indirilmesinde
önemlidir.
·
Kilonuza dikkat edin. Kilo diz eklemleri üzerindeki baskıyı
artıran en önemli risk faktörlerinin başında gelmektedir.
·
Diz kaslarını güçlendirin. Diz kaslarını güçlendirmek ve
özellikle de spor öncesi kasları egzersizlerle hazır hale getirmek hem diz
ağrılarının azalmasına hem de yaşanabilecek sakatlıkların önüne geçmektedir.
·
Dizinizi zorlayan hareketlerde kaçının. Spor yaparken yaşanabilecek
hareketlerin yanında günlük hayatta dizlerin üzerinde uzun süre çalışmak veya
yer silmek gibi aktivitelerden kaçınılmalıdır.
Tedavide robotik cerrahiler ön plana
çıkıyor
Dizlerde
yaşanan kronik ağrıların en sık görülen nedenleri arasında; kıkırdak hasarları,
menisküs yaralanmaları, diz çapraz bağ yırtıkları, kireçlenme olarak bilinen
kıkırdak aşınması (osteoartrit) gelmektedir. Bu rahatsızlıklar sonucu yaşanan
ağrılar gün geçtikçe artmakta ve zamanla ağrılar hareketleri tamamen
kısıtlamaya başlamaktadır. Kronik diz ağrıları için öncelikle sorunun tespit
edilmesi gereklidir. Hastalık ortaya konduktan sonra soruna ve hastaya özel
tedaviler planlanmalıdır. Hemen her hastaya önerilen en sık uygulanan
konservatif yöntemler arasında fizik tedavi ve rehabilitasyon, düzenli adale
güçlendirici egzersizler ve ilaç tedavileri sayılabilir. Ancak hastalığa
yönelik tedaviler çözüm için gereklidir.
-Enjeksiyon tedavileri: Özellikle kıkırdak hasarlarının
şikayetleri azaltmak adına eklem içi iğneler olarak da bilinen enjeksiyon
tedavileri uygulanabilir. Sık kullanılan enjeksiyonlar arasında PRP, kök hücre,
hyalüronik asit ve sitokin enjeksiyonları sayılabilir. Halk arasında özellikle PRP
ve kök hücre tedavisine sihirli bir yöntem olarak bakılmaktadır. Her ne kadar
PRP ve kök hücre tedavisinde olumlu sonuçlar alınsa da bu yöntemler hala asıl
uygulanacak tedaviye destek mahiyetindedir. Eklem içi enjeksiyonlar şikayetleri
azaltmak için uygulanabilmektedir.
-Menisküs cerrahisi: Menisküs yırtığına bağlı şikayeti
olan hastalarda menisküs tamiri, menisküs nakli veya menisküsün yırtık kısmının
temizlenmesi uygulanabilir. Uygun hastalarda menisküs dokusunun tamiri diz
ekleminin korunması için önemlidir. Menisküsün tamamının cerrahi olarak
çıkarıldığı hastalarda menisküs nakli uygulanabilmektedir.
-Ön Çapraz bağ
cerrahisi: Ön çapraz
bağ yaralanması sonrası tedavi uygulanmayan hastalarda eklem kıkırdak aşınması
önemli bir sorundur. Ön çapraz bağı yaralanan hastalarda ön çapraz bağın
yeniden yapılması diz ekleminin uzun dönem sağlığı için çok önemlidir.
- Kıkırdak nakli; Kıkırdak hasarı belirli bir bölge ile
sınırlı hastalarda tercih edilen bir cerrahi yöntemdir. Bu tedavi özellikle
genç hastalarda, diğer tedavi yöntemlerinin başarısız olduğu durumlarda tercih
edilebilir.
-Yüksek tibial osteotomi: Dizin sadece iç tarafında kıkırdak
aşınması ve/veya “O“ bacak deformitesi olan hastalarda tercih edilmektedir. Bu
yöntemde amaç, aşınmanın olduğu iç kısımdaki fazla vücut yükünün eklemin sağlam
olan dış kısmına yönlendirilmesidir. Uygun hastalarda
yapıldığı zaman, hastanın kendi eklemini koruması sağlanmakta ve protez
ihtiyacını geciktirebilmektedir.
- Yarım diz protezi: Diz ekleminin sadece iç veya dış
tarafında ileri derece aşınması olan hastalarda uygulanmaktadır. Diz ekleminin
sadece aşınmış olan kısmının yapay eklem ile değiştirilmesidir. Bu sayede dizin
normal hareket açısına kavuşmasını sağlamaktadır.
-Diz kapak protezi: Aşınmış olan diz kapak ekleminin
yapay eklem ile değiştirilmesidir. Hastaların diz kıvırması ve merdiven inip
çıkmasında rahatlık amaçlanmaktadır.
-Total diz protezi: Aşınmış ve yıpranmış
diz ekleminin özel alaşım metaller ve sıkıştırılmış özel plastik implanttan
oluşan özel bir yüzey kaplama tekniğidir. Diz protezi ameliyatında hedef;
bozulmuş eklem yüzeyleri arasında teması keserek; ağrı çekmeyen, istediği kadar
yol yürüyebilen ve merdiven inip çıkabilen bir eklemi elde etmektir.
-Robotik
protez cerrahisi: Klasik protez cerrahisine göre; daha çabuk iyileşme, daha
fazla doku koruması, daha uzun protez ömrü gibi avantajlar sunan robot yardımlı
protez cerrahileri son yıllarda tedavide ön plana çıkmaktadır. Robot yardımlı
protez cerrahisi, ameliyat öncesi hastaya en uygun protez boyutunun
belirlenmesini ve ameliyat sırasında sorunsuz uygulanmasını sağlayabilmektedir.