Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde güvenlik personeli
olarak görev yapan Kayar, mart ayında baş ağrısı ve halsizlik şikayetiyle
gittiği hastanede test sonucu pozitif çıktı.
Durumunun ağırlaşması üzerine solunum cihazına bağlanan
Kayar, Turgut Özal Tıp Merkezinde yakalandığı Kovid-19'dan kurtulan bir
hastadan alınan plazma ile tedavi gördü.
Turgut Özal Tıp Merkezi Kök Hücre Nakli ve Aferez Nakli
Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Ali Erkurt'un önerileri doğrultusunda
uygulanan tedaviye olumlu yanıt veren Kayar, davul zurna eşliğinde hastaneden
taburcu edildi.
AA muhabirine, yaşadığı o zorlu süreci unutmanın mümkün
olmadığını anlatan Turgut Kayar, kentte salgına yakalanan ilk kişilerden
olduğunu söyledi. Kayar, şöyle konuştu:
"Çekilen tomografi sonuçlarımda akciğerimde lekeler
bulundu ve hastaneye yatırıldım. Daha sonra sonuçlarım pozitif çıktı. Bir hafta
normal serviste yattım, durumum ağırlaştı ve yoğun bakıma alındım. Yoğun bakım
sürecinde daha da ağırlaşıp entübe edildim. Bu süreçte ailem olsun sevenlerim
ve çevrem gerçekten ağır bir depresyon yaşadı. O sırada yoğun bakımda entübe
olarak yatıyordum, her şeyden habersiz. Bu süreçte entübe durumdayken plazma
tedavisiyle Türkiye'de ilk iyileşenlerden biriydim."
14 gün yoğun bakımda kaldığını aktaran Kayar, bu
hastalığın basite alınacak bir yanının bulunmadığını dile getirdi.
"Kimse bize bir şey olmaz, çevremize bir şey olmaz
demesin. Çok sevdiğiniz insanları basite aldığınız bir hastalık yüzünden
kaybedebilirsiniz." diyen Kayar, herkesin dikkatli olmasını istedi.
Kayar şöyle devam etti:
"Lütfen daha dikkatli olalım hep beraber üzerimize
düşeni ciddiyetle yapalım. Herkesten ricam çevrenize dikkat edin, bu gerçekten
hafife alınmayacak bir hastalık. Benim için çok zor geçti. Halen de bunun
sıkıntısını çekiyorum. Herkes sosyal mesafeye uysun, maske taksın ve hijyene
dikkat etsin. Bize bir şey olmaz demeyin. Çok ciddi bir hastalıktır."
Hastalığın dünya genelinde hızla yayıldığını anlatan
Kayar, salgınla mücadelede herkese önemli görevler düştüğünü belirtti.
Kayar, mecbur kalmadıkça tedbir amaçlı dışarıya
çıkmadığını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Zor bir süreç geçirdim. Hamdolsun tekrardan dünyaya
gelmiş gibiyim, hem kendim hem ailem için. O yüzden evin içinde bile maskesiz
dolaşmamaya da dikkat ediyor. Mecbur kalmadıkça dışarıya çıkmıyorum. Sadece
sabah ve akşamları bir iki kilometre evin önünde dolaşıyorum. Hamdolsun biz
atlattık. Bu süreci çok ağır geçiren hastalar var. Yarın bunlardan biri siz
olmayın. Yoğun bakım sürecindeyken solunum cihazına bağlıydım, uyandıktan sonra
çok zorluk çektim. İnanın bu hastalığı geçiren bir kişi başkalarına bulaşmaması
adına ne maskesiz dolaşır ne de sosyal mesafeye göz yumar."