Sahurla
iftar arasında uzun bir sürenin olması kronik sağlık sorunları olup oruç tutmak
isteyen kişiler kadar, sağlıklı kişilerin de beslenme açısından dikkatli
olmasını gerektiriyor. Memorial Şişli Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz.
Dr. Özgür Mollaoğlu, oruç tutmak isteyenlerin ve kronik hastalıkları olanların dikkat
etmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.
Oruç
tutmak sağlığa faydalarının yanında özellikle ileri yaş ve kronik hastalıkları
olanlar için sakıncalı durumlar oluşturabilmektedir. İleri yaş grubunun oruç
tutmadan önce sağlık kontrolünden geçerek tansiyon, kan şekeri, böbrek, kalp ve
karaciğer fonksiyonları hakkında bilgi edinmeleri gerekir. Mide sorunları
olanların asit fazlalığı, reflü şikayeti olanların asit azaltıcı ilaçlarını
sahurdan önce almaları gün içinde mide şikayetlerini azaltacaktır. Ancak daha
önce mide ülseri ya da kanama gibi mide sorunu olanların doktorları ile
görüşmeleri, gerekirse oruç tutmamaları önerilir. Düzenli ilaç kullanması
gereken tiroid hastaları doktorlarına danışarak ilaç vakitlerini sahur ve iftara
göre ayarlayıp oruç tutabilmektedir.
Kalp
hastaları, yüksek tansiyon ve özellikle insülin kullanan diyabet hastalarının
oruç tutmaları sakıncalı olabilir. Bu sebeple doktorlarına danışmadan oruç
tutmamaları gerekir. Ayrıca kolesterol, böbrek hastalıkları, diyabet, tansiyon,
tiroid, reflü ve mide sorunları olan kişilerin da oruç tutup tutamayacakları
konusunda mutlaka konunun uzmanı bir hekimden bilgi almaları gerekmektedir. Aynısı
düşük tansiyon, zayıflık ve ileri yaşta olmak için de geçerlidir. Çocukların, hamile
ve emziren kadınların da oruç tutmaları önerilmemektedir. Oruç, zayıf veya
daha önce ciddi hastalıkları olan kişiler için de uygun olmayabilir. Bu nedenle
oruç tutmadan önce kişinin sağlık durumunu değerlendirebilecek doktorlara
danışması önem taşımaktadır.
Birçok
kişi sahura kalkmadan oruç tutmaya çalışmaktadır. Bu açlık dönemini uzatmakta
kan şekeri düşmesi riskini artırmakta, konsantrasyon güçlüğü, baş ağrısı,
yorgunluk hissine neden olmaktadır. Sahur öğünü atlanmamalıdır. Bu kan şekeri
düzeyinin korunması açısından önemlidir. Sahurda mutlaka bol su içilmeli bunun
yanında hafif bir kahvaltı ya da az tuzlu, az baharatlı sebze yemeği ya da
zeytinyağlı yemekler tercih edilmelidir. Bunun yanında protein içeriği
nedeniyle ve tok tutucu etkileri nedeniyle süt ve yumurta önerilebilir. Ekmek
olarak beyaz ekmek kan şekerini hızlı yükseltip daha çabuk açlık hissi yaratacağından,
kepek ekmeği ya da çavdar ekmeği yenmesi besleyicilik ve tokluk hissi açısından
daha faydalıdır. Sahur öğünü yapıldıktan hemen sonra uykuya dönülmemelidir.
Aradan en az 1 saat geçmesinde fayda vardır.
Kronik hastalıkları bulunan ve Ramazan ayında oruç tutmak isteyen kişilerin
ekstra dikkat etmesi gereken noktalar şöyle sıralanmaktadır:
Kronik
hastalıkları olan kişilerin doktora danışarak oruç tutması önemlidir.
Oruç
tutarken hastalıklarda kontrol altına alınmalı, ilaç kullanımı varsa ihmal edilmemeli,
saat ayarlaması yapılmalıdır.
Hastalığa
göre yasaklı besinler varsa nasılsa oruç tutuyorum, daha az öğün yapıyorum diye
düşünülerek diyet planı bırakılmamalıdır.
Uzun süreli açlık sonrasında iftarda normalde
tüketilen miktardan ve çeşitlilikten daha fazlasının yenmemesine dikkat
edilmelidir.
İftara
bir kase çorba ile başlanmalı, su içilmeli ve 20 dakikalık bir ara vererek ana
yemeğe başlanmalıdır.
Yemek
yavaş yenmeli, acele edilmemelidir.
Zeytinyağlı
yemekler tercih edilmeli, et ve tavuk ızgara olarak yenmeli ve günlük vitamin
ihtiyacı için mutlaka bol yeşil yapraklı sebzeler yenmelidir.
Tatlı
olarak şerbetli ve hazmı zor tatlılar yerine az şekerli sütlü tatlılar tercih
edilmeli, meyveler yemekten en az 1 -2 saat sonra tüketilmelidir.
Egzersiz
yapan ve Ramazan’da da buna devam etmek isteyenlerin iftardan sonra ağır
egzersizden kaçınması bunun yerine yemekten 1 saat sonra 30 dakikalık yürüyüş
yapmaları önerilir.
Günlük
sıvı alımı çok önemli olduğu için sahur ve iftar arasında özellikle bol su içmeye
özen gösterilmeli, en az 2-2.5 litre su tüketilmelidir.