Osteopati hastanın yaşam konforunu ön plana alıyor

Osteopati hastanın yaşam konforunu ön plana alıyor

HABER MERKEZİ- Modern tıp biliminin geliştirdiği bir yöntem olan Osteopati (Manuel terapi), halk arasında pek fazla bilinmiyor. Oysaki Osteopati’nin geçmişi neredeyse 100 yıl önceye dayanıyor. Günümüzde Dünya Sağlık Örgütü tarafından da bir teşhis ve tedavi yöntemi olarak tanımlanan Osteopati, başta ABD ve Avrupa olmak üzere uzun zamandır uygun hasta grubuna hizmet veriyor.

Osteopatinin, hastaların çeşitli manuel terapi (elle tedavi) yöntemleri uygulanarak herhangi bir ilaç veya cerrahi yönteme başvurulmadan tedavi edilmesine olanak sağlayan ve temelinde bulgudan çok sebebe yönelik tedaviyi hedefleyen modern bir tedaviler sistemi olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Süleyman Tatlı, burada hastalıktan çok hastanın ön planda olduğunu ifade ederek toplumda çok fazla bilinmeyen osteopati hakkında bilgiler verdi.

Fizyoterapist ve doktorların katılabildiği, ortalama 5 yıl süren osteopati eğitimini almış kişilere ‘Osteopat’ deniyor. Osteopatların, kas ve iskelet sistemiyle ilgili fiziki muayene öncesinde hastanın genel sağlık durumu, o anda görülen belirtiler ve varsa aile öyküsünde yer alan hastalıklara ilişkin değerlendirme yaptıklarını anlatan Dr. Tatlı, “Vücutta her sistemin birbiriyle uyumlu şekilde çalışması gerekir. Bu sistemlerden birindeki bozukluk vücudun genel işleyişini aksatır. Bu da vücutta fonksiyon bozukluklarına neden olur. Fonksiyon bozuklukları sonucunda ise ağrı ortaya çıkar. Bu nedenle osteopatlar ilk olarak vücudun tamamının düzgün bir şekilde çalışmasında etkin rol oynayan omurga bölgesinde aşırı hassasiyet, güç kaybı veya zorlanmaya bağlı görülebilecek ağrı, sancı veya kişinin hareketlerini kısıtlayıcı fiziksel sorunlar olup olmadığını manuel olarak incelerler” diyerek böylece hastaya en uygun manuel terapi yönteminin belirlenerek tedaviye başlandığını söyledi.

Osteopatide, vücutta görülen tüm belirtilerin dikkate alındığını kaydeden Dr. Tatlı, “Diz, kalça, boyun veya omuz ağrısı gibi belirtilerle bu branşa başvuran hastalara bütüncül bir yaklaşımla tedavi planı oluşturulmasına dikkat edilir. Örneğin sadece omurga, kalça veya diz bölgesinde ağrı şikâyeti olan hastalarda ağrıyan bölgeye bakılmasının ardından diğer vücut bölgeleri de dikkatlice incelenir. Aynı zamanda, hastada görülen rahatsızlıkların tedavi edilmesi veya önlenmesi için sinir sistemi, kas-iskelet sistemi ve mide-bağırsak sistemi gibi vücudun temel çalışma düzenini doğrudan etkileyen sistemler de gözden geçirilir. Yani osteopati, vücuttaki problemi sadece ağrı olan bölgede aramaz, ağrının kaynağını tespit ederek sorunu çözmeye çalışır” dedi.

Uygulanan tedavinin, kişinin eklemlerindeki hareketliliğin geri kazandırılması, kaslarda var olan gerginliğin azaltılması, sıkışan-takılan eklemin veya omurganın normale dönmesi, kan akışının düzenlenmesi ve sinir sistemindeki baskının azaltılması gibi kişinin günlük hayatını etkileyebilecek durumların ortadan kaldırılarak yaşam konforuna tekrar kavuşmasının amaçladığını ifade eden Dr. Tatlı, “Osteopati tedavisinde çeşitli bölgelere uygulanan özel basma, esnetme, burma gibi elle yapılan masaj teknikleri sayesinde, kişi günlük hareketlerini geri kazanabilir ve eski sağlığına yeniden kavuşabilir. Osteopati tedavisi kimi zaman tek seansta dahi var olan sorunu çözebilir” diyerek ancak tedavinin genellikle haftada 2 veya 3 seans olacak şekilde hastanın yakınmaları ortadan kalkana kadar uygulandığını anlattı.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER