Anadolu Sağlık Merkezi, 1-7 Nisan Kanser Haftası
kapsamında gerçekleştireceği Over Kanseri Sempozyumu’yla over kanserindeki son
gelişmeleri ve tedavi yöntemlerini ele alacak. Over kanserinin “yumurtalık”
olarak geçen organda gelişen kötü huylu tümörler olarak anlaşıldığına değinen
Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji
Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Dede, “Yumurtalıktan köken alan 3 tip tümör
var. Birincisi iyi huylu (benign) tümörler, ikincisi borderline dediğimiz düşük
malignite potansiyelli over tümörleri, üçüncüsü de malign dediğimiz kötü huylu,
yani halk arasında kanser olarak bilinen tümörler anlaşılıyor. İyi huylu
tümörler genellikle tekrarlama eğilimi göstermiyorlar. Borderline dediğimiz
tümörlerin nüks etme eğilimi var ama çok yavaş geliştikleri için 15-20 yıl gibi
ilerleyen zamanlarda nüks edebilecek tümörler. Malign tümörler ise daha kısa
zamanda kendisini gösterebilecek, tekrarlayabilecek ve hayatı tehdit edebilecek
tümörler olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu.
YÜZDE 70’İ İLERİ EVREDE TESPİT EDİLİYOR
Over kanserinin yumurtalıkların yerleştiği yer (pelvis)
ve karın içinin çok geniş olması sebebiyle çok büyük çaplara erişmeden ve bası
şikayetleri oluşturmadan kadında herhangi bir rahatsızlığa sebep olmadığını
belirten Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı
Prof. Dr. Murat Dede, “Kitlenin büyümesi ve karında sıvı toplanması (assit)
olana kadar hastalık maalesef fark edilmiyor” açıklamasında bulundu. % 50
vakada herhangi bir şikayet ve belirti olmaz iken, geri kalan vakalarda ise alt
karın bölgesinde hafif gerginlik ve huzursuzluk hissi, iştah ve yeme problemleri,
sık idrara çıkma gibi idrar yolu ile ilgili belirtiler, kabızlık vb. bağırsak
problemleri gibi kansere özgü olmayan belirtiler dışında over kanserinin
belirtisi olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Murat Dede, “Kötü huylu tümörlerin grade
adını verdiğimiz davranış dereceleri farklılık gösterse de hızlı büyüme
özelliği bazı tiplerinde mevcut. Hastaların herhangi bir şikayeti olmadığı için
yüzde 70’i ileri evrede karşımıza çıkıyor. Hastalar hiçbir şikayetle karşımıza
gelmediği, genellikle başka şikayetler sebebiyle doktora gitmeleri esnasında
fark ediliyor. Rahim ağzı ve meme kanseri gibi kanserler gibi taraması da mümkün
değil. Sinsi seyrettiği için ‘sessiz katil’ deniyor. Bu nedenle de kadın
kanserleri arasında bizi ve hastayı uğraştıran ve hayatını tehdit eden kanserler
arasında. Ancak düzenli yapılan yıllık muayenelerle bu hastalık
yakalanabiliyor. Doktor kontrollerini ihmal etmemek önemli” ifadelerini kullandı.
ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE KENDİNE YER BULACAK
Over kanserinde cerrahinin yanı sıra kemoterapinin
uygulanması ile ilgili ümit verici çalışmalara da değinen Prof. Dr. Murat Dede,
“İmmünoterapiler, yeni kemoterapi ajanlarının devreye sokulması, genetik bazlı
birtakım tedavi modaliteleri var. Gen terapileri ile ilgili de çalışmalar hala
devam ediyor. Aşılama çalışmaları ile ilgili birtakım çalışmalar mevcut ama
hiçbiri, özellikle immünoterapiler gelecek vaat etse de günlük rutin kullanıma
girmiş değil. Gen terapileri önümüzdeki dönemde kendine yer bulacak gibi
görünüyor” açıklamasında bulundu.