Tatlı pek çok kişinin vazgeçilmezleri arasında üst
sıralarda yer almaktadır. Tatlı sevgisinin daha fazla kadınlarda görüldüğü
bilinmektedir. Tatlı yenildiğinde seratonin ve endorfin salgılanmaktadır. Bu
nedenle de en ufak bir mutsuzlukta tatlıya yönelim artmaktadır. Tatlının
ihtiyaç duyulan değil, sadece tüketilmek istenen bir gıda olduğu
unutulmamalıdır. Tatlı karbonhidrat ve yağ oranı yüksek besin öğelerinden
oluşur. Günlük ihtiyaçtan fazla tüketildiğinde obezite, diyabet ve
hipertansiyon gibi kronik rahatsızlıklara yol açabilir ve zamanla hayatınızın
konforu etkilenir, performansınız düşer.
TATLI KRİZİNE NEDEN OLAN 6 SEBEP
Bazı araştırmalarda tatlı krizlerine neden olan birçok
etmenden bahsedilmektedir. Tatlı krizine yol açan nedenler şöyle sıralanabilir:
Hipoglisemi: Hipoglisemi, kan şekerinin hızlı düşmesidir.
Ara öğün yapmayan, uzun süreli açlık durumlarında tatlı krizi kaçınılmazdır.
Hipoglisemi varsa 3 saatte bir minik öğünler yapılmalıdır.
Polikistik Over Sendromu: Bu problemi yaşayan kadınların
çoğunda gizli şeker de bulunmaktadır. Kadın doğum uzmanlarının tedavisi ve
diyetisyen yardımıyla Polikistik Over Sendromu olanlar tatlı krizlerinin önüne
geçebilir.
Vitamin, mineral eksikliği: Demir, krom, magnezyum
eksikliklerinde kişilerin daha fazla tatlı krizi yaşadıkları bilinmektedir. Bu
nedenle bir doktor kontrolüyle vitamin ve mineral eksiklikleri
değerlendirilmelidir.
Adet öncesi sendromu: Kadınların birçoğu normalde tatlı
isteği duymazken regl öncesi yoğun bir şekilde tatlı tüketme ihtiyacı duyarlar.
Bunun sebebi östrojen hormonunun bu dönemde azalmasıdır. Diyetisyen ile
uygulanacak stratejilerle bu süreci atlatmak mümkündür.
Duygusal durumlar: Depresyon sürecinde tatlı isteği
artabilir. Araştırmalarda evlilikte mutsuz olan kadınların, diğer kadınlara
göre daha fazla tatlı ihtiyacı olduğu gözlemlenmiştir. Depresyon için mutlaka
bir terapistten yardım alınmalıdır. Aynı süreçte bir diyetisyen kontrolünde
gitmek olumlu sonuçlar verecektir.
Alışkanlıklar: Çocuklukta ailelerin ödüllendirmek için
verdikleri çikolata ileride her mutlu ve başarılı dönemlerde kişilerin
karşısına ödül algısı olarak çıkabilmektedir. Belki bir parça bitter çikolata
sorun yapmazken, bunu “Kendime tatlı ısmarlayacağım” diyerek abartma tatlı
krizlerini tetikleyebilir.
GÜÇLÜ SİNDİRİM SİSTEMİYLE TATLI KRİZİNE SON
Normalde kuru meyve ve taze meyveler tatlı isteğini
kırabilmektedir. Ancak bazen bunlar yeterli gelmemektedir. Yapılan
araştırmalarda şekersiz sakız çiğnemenin tatlı isteğini azalttığı ortaya
çıkmakla birlikte tatlı isteğinde odak değiştirmeye çalışmak işe
yarayabilmektedir. Sindirim sistemi güçlendirilebilirse de tatlı isteği
sağlıklı yiyeceklerle ortadan kalkabilmektedir. Tatlı krizlerini tamamen
bitirebilecek öneriler şöyledir:
Az ama sık yemek: Ana öğünlerdeki yemek miktarını kısıp,
ara öğünler oluşturularak tatlı isteği azaltılabilir. Böylece kan şekeri
dengede olur, hipoglisemi atakları yaşanmaz.
150 kalori limiti: Günlük 150 kaloriyi aşmayacak bir
tatlı tüketiminin vücuda zararlı olmayacağı bilinmektedir. Ayrıca yine de tatlı
yenmek isteniyorsa sütlü veya meyveli tatlılar hem kalori alımını azaltır, hem
tatlı isteğini bastırır hem de kilo alımını engeller.
Karışım tatlılar: Bir çikolatayı tek başına yemektense
çikolata sosuna batırılan bir muz veya bir çilek tatlı isteğini azaltır.
Kurtarıcı meyve: Taze ve kuru meyveler tatlı ihtiyacını
karşılayabilir. Yanına eklenecek kalsiyum kaynakları tokluk hissini artırarak
yardımcı olur.
Yeni odaklar: Tatlı yeme fikri akıllara düştüğünde ilk 10
dakikada yapılabilecek bir aktivite tatlıdan uzaklaştırabilir. O sırada evi
toparlamak, ofiste kalkıp yürümek, yakın arkadaşları aramak, gazete okumak
tatlı fikrini unutturabilir.
Basit karbonhidratı es geçin: Hamur işi, pastane ürünleri
gibi basit karbonhidratlar tatlıya eğilimi artırır. Bunun yerine bulgur,
kepekli ekmek, tam buğday ürünleri, kuru baklagiller proteinle tüketilirse
tokluk hissi artar, tatlı isteği azalır.
Destek şart: Stres, üzüntü gibi duygusal durum değişiklikleri
tatlı krizine neden olursa, bir psikologdan destek almak düşünülebilir. Hiçbir
besinin ya da tatlının hayattaki hiçbir sorunu çözmeyeceği unutulmamalıdır.
Önce gözünüz doymalı: Görsel algının, tat duygusunu
geliştirdiği bilinmektedir. Bu nedenle evde hazırlanabilecek sağlıklı ve güzel
görünen tariflerle tatlı isteği bastırılabilir.