İl Sağlık Müdürü
Muhammed Ali Oruç, tüberkülozun hem Türkiye'de hem de dünyada tüm toplumu
ilgilendiren kronik bir hastalık olduğunu söyledi.
Tüberkülozla
mücadelede son 10 yılda ciddi gelişmeler olduğunu vurgulayan Oruç, "Son 10
yılda çok ciddi tedavisi arttı. Türkiye'de 2005 yılında 20 bin civarında
hastamız varken 2017'de 12 bine kadar düştü." dedi.
Tüberkülozun tek
başına ilaç tedavisiyle sonuçlandırabilecek bir hastalık olmadığını ifade eden
Oruç, hastalığa biyopiskososyal (Biyolojik, psikolojik ve sosyolojik etkenleri
birleştirerek bunların kesişimine sağlığı koyan model) olarak yaklaşılması
gerektiğini vurguladı.
MADDİ VE MANEVİ DESTEK SAĞLANIYOR
Samsun'da
"Tüberküloz Hastalarına Terapiyle Destek Projesi"ni hayata
geçirdiklerini söyleyen Oruç, proje çerçevesinde doğrudan gözetimli tedavi
uyguladıklarını, internet üzerinden ve telefonla hastalarla görüşüldüğünü,
bunun yanı sıra terapi grupları oluşturulduğunu anlattı.
Bu kapsamda
Samsun'da 45 hastanın doğrudan gözetimli tedavi kapsamında hizmet aldığını
belirten Oruç, şöyle devam etti:
"Hastalarımıza
her zaman yanlarında olduğumuzu söyleyerek yaşayabilecekleri sıkıntıları,
herhangi bir sorunu, soruyu hemen o anlamda sorup sonuçlandırmak için
başlatılan bir çalışma. Tedaviyle ilgili sosyo ekonomik olarak düşük olan
ailelerimiz için de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla birlikte
başlatılan bir çalışma var. Burada da hastalarımıza tedavi sürecinde bin 300
lira ücret verilmekte. Şu an Samsun'da 80 hastamız bu ücreti almakta.
Tüberküloz hastalığına biyopiskososyal olarak yaklaştığımızda kişiler öncelikle
bu hastalığı kabullenmekte zorluk çekiyor. Çevresinde damgalanma korkusu
yaşamaktalar. Hem bu korkularını atmak için hem tedaviye uyum sürecini daha
rahat uyabilmeleri için hem de tedavilerinin daha başarılı olabilmesi için bir
çalışma başlattık."
Psikologların
önderliğinde daha önceden bu hastalığı geçirip başarıyla tedavisini tamamlamış
kişilerin de terapiye katıldığını belirten Oruç, "Bu tedavi yurt dışında
birçok ülkede çok yaygın bir şekilde kullanılmakta. Tedavilerini başarılı bir
şekilde sonlandırmış hastalarımız örneklik teşkil etmekte. Hastalarımızın aklına
takılan soru veya sorularını onlarla paylaşıp psikologumuz eşliğinde tedavinin
önemini düzenini sürdürebilirliğini sağlamak için gerçekten önemli bir
çalışma." diye konuştu.
Söz konusu
uygulamayla hastalara hızlı bir tedavi süreci sağlayıp erkenden sağlıklarına
kavuşulmasının amaçlandığını ifade eden Oruç, "Umarız Samsun'dan başlatmış
olduğumuz bu çalışma diğer illerimize de örnek olur ve yaygınlaşır.
Hastalarımız için de sağlık çalışanlarımız için de iyi bir süreç olur diye
temenni ediyoruz." ifadelerini kullandı.
DENEYİMLERİNİ PAYLAŞARAK HASTALARA UMUT OLUYOR
Hastalığı yenen 64
yaşındaki Celal Özkan da terapilerde hastalara deneyimlerini ve süreçte
yaşadıklarını anlattı.
Terapilerin
hastalara öz güven kazandırdığını söyleyen Özkan, şunları dile getirdi:
"Tüberküloz
hastası bizim ülkemizde iyileşse bile öz güveni olmuyor 'Acaba duyulur muyum'
diye. Terapi, hastalığa yeniden yakalanma riskine karşı kontrolleri sağlıyor.
Tedavi sürecinde insanlar kendilerini rahat hissettikleri için daha çabuk
iyileşiyor. Hastalar kendilerinin önemsendiğini görüyor ve daha mutlu
oluyor."
TERAPİ GRUPLARINA KATILANLAR MEMNUN
Terapiye katılan 2
çocuk annesi 57 yaşındaki Hanife Altun, hastalığını yaklaşık üç ay önce akciğer
ameliyatı olduktan sonra öğrendiğini söyledi.
Terapiye katılarak
rahatladığını anlatan Altun, "Üç aydır ilaçlarımı kullanıyorum. Terapiye
ilk kez katıldım ama çok mutlu oldum. Burada çok rahatladım. Gençlerin de bu
hastalığa tutulduğunu gördüm. Bu saklanacak bir şey değil. Rahat olmak lazım.
Bu hastalıkta ilaçların düzenli içilmesi sonuca ulaştırıyor." dedi.
3 çocuk babası 48
yaşındaki Dursun Ali Akgül de yaklaşık 8 ay önce göğsündeki ağrıyla gittiği
doktorda hastalığını öğrendiğini vurguladı.