Güneşten bilinçli bir şekilde korunmanın yollarını
aktaran uzmanlar, “Kış günlerini geride bıraktık artık yaz gelmeye başladı.
Güneş ışınlarının kendini göstermesi ile birlikte, güneşin faydaları kadar
zararlarını da görmeye başladık. Bu aşamada güneşten bilinçli bir şekilde
korunmak gerekiyor. Tabi ki güneşte bulunacağız, D vitaminimizi alacağız ama
bir taraftan da güneşin zararlı ışınlarından korunmamız gerekiyor. Güneşten
korunma dediğimiz zaman ilk aşamada güneşten koruyucu kremlerle yapıyoruz biz
bunu” dedi.
Güneş
kremlerinin nasıl kullanılması gerektiğini konusunda da bilgi veren uzmanlar,
“Güneşten korunmada güneş kremlerinin rolü çok büyük. Yalnız güneş kremi
dendiği zaman ‘Bir kez sürelim çıkalım, ya da sadece tatilde sürelim’ hayır,
öyle değil. Güneş kremi aslında yaz-kış kullanılması gereken bir şey. Özellikle
yazın güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmeli, daha sonra da uzun süre
dışarıda kalacaksak 2-3 saatte bir tekrarlamamız gerekmekte. ‘Güneş kremini
minik minik sürelim dışarıdan belli olmasın’ bu da yanlış bir uygulama. O
kapatıcı etkisini, fiziksel bariyer etkisini görebilmemiz için, yoğun bir
şekilde 3 saatte bir tekrarlamamız gerekiyor” diye konuştu.
“10.00 ile 14.00 arasında mümkünse güneşte çok
kalmamamız gerekiyor”
Çocukların da
güneşten korunması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, “Çocukları da muhakkak
korumak gerekiyor. Çocuklarda özellikle güneş alerjilerini daha çok görüyoruz.
Çocukluk çağında oluşan güneş yanıkları, ileride deri kanseri riskini
arttırabiliyor. O yüzden özellikle çocuklarda 6 aydan sonra koruma sağlamamız
gerekiyor. Peki, güneş koruma kremi tek başına yetiyor mu? Hayır, ne yazık ki
yetmiyor. Böyle bir durumda özellikle saat 10.00 ile 14.00 arasında yani
güneşin en yoğun olduğu dönemlerde mümkünse güneşte çok kalmamamız gerekiyor.
Gölge alanları tercih etmemiz gerekiyor. Gerekirse şapka, güneş gözlüğü gibi
ekstra koruyucularla biraz daha korunmaya dikkat etmemiz gerekiyor” ifadelerini
kullandı.
Güneş
lekelerinin artış sebeplerinden de bahseden uzmanlar, “Güneş alerjisi dediğimiz
şey deride bir çeşit güneşin yoğun ışınlarıyla etkisiyle oluşan kaşıntı,
kabarma, kızarma, kızarıklıklar şeklinde kendini gösterir. Kişi güneşe
çıktığında böyle bir şeyden yakınır, 15-20 dakika sonra gölge bir alana geçtiğinde
bu şikayetleri kendiliğinden geriler. Bazen uzun süre devam ederse ilaçlarla
tedavi gerekiyor. Bunlardan korunmak için daha çok biz de güneşten korunmanın
yollarını anlatmaya çalışıyoruz. Çünkü ilk aşamada hasta çok bir şey fark
edemese bile ilerleyen yıllarda güneşin zararlı etkileri ortaya çıkmaya
başlıyor. Ne kadar iyi korunursak ileriki yıllarda bu etkileri de kendi
vücudumuzda, cildimizde o kadar azaltmış oluruz" dedi.
"Çağımızın
en büyük sorunlarından biri genç yaşta başlayan güneş lekeleri"
Uzmanlar,
çağın en büyük sorunlarından birinin de özellikle genç yaşlarda başlayan güneş
lekeleri olduğunu belirterek, "Gerçekten bir sürü hastamızın kabusu
şeklindeler. İşte ‘kışın azalıyor yazın daha da artıyor’ şeklinde aslında yazın
daha çok artmasının sebebi bir şekilde bizim optimal koruma sağlayamamamız.
Optimal korumayla biz bunu en aza indirgeriz. Baktık olmuyor, lekeler artmaya
meyilli geriletemiyoruz, o zaman lekeler için de tedaviler düzenliyoruz. Önce
medikal tedaviler veriyoruz. Medikal tedavilerin yetersiz kaldığı yerlerde
dermokozmetik uygulamalar yapıyoruz. Şu anda teknoloji bu konuda çok gelişti.
Çeşitli lazer uygulamaları ya da PRP dediğimiz kendi kanımızdan elde ettiğimiz
plazma ile lekelerde belirgin bir miktarda açılma görebiliyoruz. Bu sonuç hem
bizleri çok mutlu ediyor hem de hastaları çok mutlu ediyor. Geriye sadece
güneşten başarılı bir şekilde korunmaları ve lekelerin tekrarlamaması kalıyor”
şeklinde konuştu.