Günümüzde en çok tercih edilen kısırlık tedavilerinin
başında ‘tüp bebek’ yöntemi geliyor. Yumurta ve spermin laboratuvar ortamında
bir araya getirilmesi ve döllenme sonrası elde edilen embriyonun anne rahmine
transfer edilmesiyle yapılan tüp bebek tedavisinde, rahimdeki yararlı
bakterilerin başarıyı etkilediği ortaya konuldu.
İspanya’nın önde gelen tüp bebek kliniklerinden IVI’de
yapılan araştırmaya göre rahim içindeki florada bulunan faydalı bakteriler tüp
bebek tedavisinin başarı şansını etkiliyor. Araştırmanın sonuçlarını
değerlendiren Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Doğum ABD Dalı Başkanı ve
Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, çalışmayı, çocuk sahibi olmak isteyen
aileler için ‘umut ışığı’ olarak yorumladı.
Araştırma yapılmadan önce, rahmin içinde bakteri
olduğunun bilinmediği, o alanın mikropsuz olarak düşünüldüğünü vurgulayan Prof.
Dr. Attar, “Oysa rahim steril değil, bakteriler var. Hatta yumurtanın içinde
bulunan sıvıda da bakteri mevcut. Yoğurt ve kefirde bulunan laktobasillus
dediğimiz faydalı bakterilerin yokluğunda, tüp bebek başarısının düştüğü
yönünde önemli bulgular elde edilmeye başlandı. Dolayısıyla rahim için yararlı
bakterilerin yokluğunda, tüp bebek başarısı olumsuz etkileniyor. Tüp bebek
işlemi sırasında tekrarlayan düşüğün nedeni belki faydalı bakterilerin
olmamasına bağlıdır. Tüp bebek hastalarında, tekrarlayan başarısızlıklarda,
faydalı bakterilerin ölçümü yapılmalıdır. Rahim florası düzeltildikten sonra
başarı şansı yükseliyor” dedi.
TÜP BEBEK BAŞARISINI YARI YARIYA ETKİLİYOR
Araştırmada, çocuğu olan 23 kadın ve tüp bebek yöntemiyle
çocuk sahibi olan 35 kadının rahminden örnekler alındı. Buna göre, rahminde
laktobasillus denilen faydalı bakterilerin daha yoğun olduğu kadınların, tüp
bebek yöntemiyle gebe kalma şanslarının yüksek olduğu belirlendi.
Çalışmadaki rakamları paylaşan Yeditepe Üniversitesi
Hastaneleri Kadın Doğum Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar “Rahimde faydalı bakteri
varsa, embriyonun rahim duvarına yapışma oranı yüzde 60,7. Bakterilerin
yokluğunda ise bu oran yüzde 23,1’e düşmüş. Gebelik oranları da faydalı bakteri
yoksa, yüzde 70,6’dan yüzde 33,3’4 inmiş. Devam eden gebelik oranlarında ise
büyük farklar var. Faydalı bakteri varsa, gebelik oranı yüzde 58,3, ama yoksa
bu oran Yüzde 13,3’e gerilemiş. Canlı doğum oranları ise daha etkileyici.
Faydalı bakteri yoksa yüzde 58,8’den yüzde 6,7’ye düşmüş” ifadelerini kullandı.
EMBRİYONUN TUTUNMA OLASILIĞI DÜŞÜYOR
Dünyada tüp bebekte başarı oranının yüzde 50 olduğunu
aktaran Prof. Dr. Attar, “Gelen hastanın yaşına ve durumuna göre bu oran
değişiyor. Geriye kalan yüzde 50’nin bir kısmında embriyo rahim içerisine
yapışmayabiliyor. Hatta hastaların yüzde 10’unda hiçbir neden olmaksızın
döllenme olmuyor. Embriyoları rahim içerisine yerleştiriyoruz ancak, rahim
duvarına yapışamıyor. Mikrobiyota üzerine yapılan çalışmalar gösterdi ki, bu
hastaların birçoğunda rahim içerisinde embriyonun yapışması için destek olan
faydalı bakterilerin yokluğu neden olarak gösterilebilir” diye konuştu.
Faydalı bakterileri korumak ve çoğaltmak için en önemli
etkenlerden birinin beslenme olduğunu dile getiren Prof. Dr. Erkut Attar, “Ağız
sağlığı ve ağız hijyenine dikkat etmek gerekiyor. Diş çürüklerinin bulunmaması
gerekiyor. Çünkü ağız florası, bağırsak florasına direk etki ediyor. Yanlış
kullanılan antibiyotikler de faydalı bakterileri öldürüyor. İnsanlar ağrı
kesici kullanır gibi gereksiz ve bilinçsiz bir şekilde antibiyotik kullanıyor”
yorumunda bulundu.
Tüp bebek düşünen kadınlarda öncesinde rahim için bakteri
ölçümü yapıldığını söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tüp Bebek Uzmanı
Prof. Dr. Erkut Attar, “Zahmetli bir işlem değil. Ölçümler 10 gün içinde
sonuçlanıyor. Rahim içerisinden örnek alıyor, faydalı bakterilerin oranlarına
bakıyoruz. Ölçüm sonunda rahimdeki faydalı bakterilerin olup, olmadığını
öğreniyoruz. Faydalı bakteri oranı ne kadar yüksekse, başarı şansı da artıyor.
Hastayı probiyotik kullanmaya teşvik ediyoruz, diş hekimine yönlendiriyoruz,
yanlış ilaç kullanımı engelleyerek faydalı bakteri oranını yükseltebiliyoruz”
dedi.
YOĞURT, KEFİR, TURŞU TÜKETİN
Yoğurt, kefir, süt, turşu gibi probiyotik özelliği
bulunan gıdaların tüketilmesini öneren Prof. Dr. Attar, “Bu besinler bağırsak
florasını canlandırıyor, düzenliyor. Hazır ve hızlı tüketilen gıdalar ve
konserve yiyecekler ise faydalı bakterilere zarar veriyor. Bir de bizde yapılan
en büyük hatalardan biri vajinanın içinin yıkanmasıdır. Kadınlar hijyen amaçlı
yapıyor ama rahimdeki bakteriler olumsuz etkileniyor. Bu alışkanlıktan
vazgeçmeliyiz. Kullandığınız deterjana dikkat edin, pamuklu iç çamaşırlarını
tercih edin” ifadelerini kullandı.
Yaş ilerledikçe vajinal floranın değiştiğine dikkat çeken
Prof. Dr. Erkut Attar, “Beslenmeyle, ağız sağlığına dikkat ederek faydalı
bakterileri koruyabiliriz. Rahim ağzı enfeksiyonları da rahim florasını bozar,
doğurganlığı olumsuz etkiler. Bu nedenle tedavi edilmesi gerekir” dedi.