Patenti alınan ve laboratuvar ortamında başarılı
sonuçlara ulaşılan sistemde, kolonların içine yerleştirilen sıcaklık, ivme,
nem, kuvvet sensörlerinden elde edilen veriler, kablosuz bağlantıyla
bilgisayara aktarılıyor. Binaların travma hafızasını kapsayan bu veriler
işlenerek sağlamlığı gösterecek "travma endeksi" oluşturulabiliyor.
Binaları ayakta tutan kolonların sağlığı hakkında bilgi
verecek travma endeksinin, yerel yönetimler ve ilgili bakanlıkça da takip
edilebilmesi öngörülüyor.
Binalar "konuşur" hale gelecek
Prof. Dr. Özdemir, AA muhabirine, teknolojinin
gelişmesiyle birçok nesnenin "akıllı" hale geldiğini ancak binalarla
iletişim kurulan bir yöntem olmadığını söyledi.
Binalardaki kusur ve hasar tespitinin ancak dışarıdan
bakılarak veya betona zarar vererek yapılabildiğine dikkati çeken Özdemir,
"O an aslında binaların bizimle konuşmadığını anladık. Binaları
konuşturmak gerektiğini düşünerek yola çıktık." dedi.

Betonun içine gömülü bir sistemle yapıyı izleme fikrinin
doğması sonrası laboratuvar çalışmalarına odaklandıklarını dile getiren
Özdemir, "Betonun içine koyduğumuz bu birim içerisinde nem sensörleri,
deprem algılayacak ivme sensörleri, demirdeki korozyonu görecek korozyon
sensörleri ve yaşı ölçecek bir parametreyi dahil ettiğimiz bir endeks
çıkarttık. Buna Bina Travma Endeksi BITEX ismini verdik. Umarım evrensel de
olur, tüm dünyaya yayılır. Arzumuz binaların bundan sonra bizimle konuşmasıdır.
Kolonların anlık sıcaklık, nem, korozyon ve üzerindeki kuvvet bilgileri,
isterseniz bilgisayara, isterseniz cep telefonlarına akmaya başlayacak."
diye konuştu.
Prof. Dr. Özdemir sistemin içinde bir dizi sensör olacak
kürelerin, bina yapımı sırasında kolonların farklı noktalarına
yerleştirilmesini içerdiğini aktararak, ayrıca sensörlerden veri akışı için
kablosuz sistem de tasarlandığını kaydetti.
Sensörler sayesinde binanın başından geçenlerin hafızaya
alınacağını anlatan Özdemir, şöyle konuştu:
"O binanın tarihçesine bakacak olursanız nem
verileri stabil gidiyorsa pek bir sorun olmamış demektir. Ama eğer bundan iki
üç sene öncesinde o kolona ait nem verilerinde ani bir artış olmuşsa bu mekan
bir su baskınıyla karşılaşmış demektir. O kolonda eğer çok kısa bir süre için
300-400 derecelere çıkan bir sıcaklık varsa anlayacağız ki o binanın bir yangın
geçmişi de var. O binadan mülk alacaklar, bu potansiyel travmatik geçmişe
bakarak karar verebilecek. Kuvvet çok önemli bir parametre olacak. Kaçak kat ve
binanın kolon kesilmesi sorunları açısından önemli. Kolonun taşıdığı yükteki
değişimler sensör sayesinde görülebilecek. Yük artışı kaçak kat olduğu anlamına
gelecek. Kolon kesildiğinde gelen veriler aniden ortadan kalkacaktır."
Sistemin, verilerin yerel yönetim ve ilgili bakanlığa
anlık olarak iletilmesini içerdiğini de dile getiren Özdemir, bir binanın
travma geçmişinin o binanın yanına gitmeden görülebileceğini söyledi.
"Sıvayla kusurların örtülmesi anlam ifade
etmeyecek"
Prof. Dr. Özdemir, Türkiye'nin deprem açısından yüksek
riskli bir ülke olduğuna dikkati çekerek, bu sistemin hayata geçirilmesinin
binaların durumunun takip edilmesi için önem taşıdığını vurguladı.
Zaman zaman deprem, sel, yangın gibi travmaların
izlerinin sıva ve boya gibi yöntemlerle örtülmeye çalışıldığını aktaran
Özdemir, sistemin buna da çözüm olacağını söyledi.
Hedeflerinin can kayıplarını önlemek olduğunun altını
çizen Özdemir, "Depremlerin bize hatırlattığı maalesef acı tecrübeleri de
dikkate aldığımızda yeni bir mantaliteyle bu yeni yüzyıla devam etmek
gerektiğini görüyoruz." dedi.
Özdemir, sistemin bina maliyetine ciddi bir yük
getirmeyeceğini, yüzde 1-2'lik bir artışa neden olabileceğini belirterek,
laboratuvar ortamında başarılı olan sistemin hayata geçirilmesi için gerçek
binalarda denenmesi gerektiğini, çalışmaların maliyeti nedeniyle projeye destek
beklediklerini sözlerine ekledi.

Etiketler:
#teknoloji #akıllıkolon #bilim