Bir diğer olayda, uyuşturucu
satıcıları bölge paylaşımı yüzünden birbirine girdi. Karşı tarafın çete lideri,
taş yutturularak işkence edildikten sonra infaz edildi. Aynı yıl, bir çoban,
dağda birlikte hayvan otlatmaya halasına tecavüz etmek istedi. Direnişle
karşılaşınca talihsiz kadını önce bıçakladı, sonra boğarak öldürdü. Toplumda
yarattığı etkisiyle, aradan yıllar geçmesine rağmen hafızalardan silinmeyen
cinayet dosyalarını, benzerlerinin işlenmemesi amacıyla aralamaya devam
ediyoruz
En vahşi cinayetler
GAZETTE - Toplumda
yarattığı etkisiyle, aradan yıllar geçmesine rağmen hafızalardan silinmeyen
cinayet dosyalarını, benzerlerinin işlenmemesi amacıyla aralamaya devam
ediyoruz.
Hamile
karısını öldürdü
Ulubatlı
Hasan Mahallesi’nde, 27 Mart 2010 günü, 6’ıncı çocuğuna 6 aylık hamile olan 43
yaşındaki Dilek Alır, pompalı tüfekle vurularak öldü. Olayı ilk önce, talihsiz
kadının ilköğretim öğrencisi, 12 yaşındaki A.A. isimli çocuğu üstlendi. A.A,
polise verdiği ifadede, evde oyun oynarken kanepenin altında babasına ait
pompalı tüfeği bulduğunu ve oyun oynarken yanlışlıkla annesini öldürdüğünü
iddia etti. Ancak seyyar satıcılık yapan 45 yaşında ki baba Ali Alır, gece
emniyete gelerek, karısını kendisinin öldürdüğünü itiraf edip teslim oldu.
Pişman olduğunu belirten Ali Alır, eşi kendisine para vermeyince korkutmak için
silahını çektiğini ve koluna tuttuğunu ancak silahın birden ateş alıp kolunu
deldikten sonra karnına isabet ettiğini söyledi. Olay anında sarhoş olduğunu ve
ne yaptığını bilmediğini savunan Alır, "Bana 'eşini vurdun' dediklerinde,
şaka sandım" dedi.
ÖMÜR BOYU
HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI
Adana 2'nci
Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim önüne çıkan katil zanlısı, burada verdiği
ifadesinde ise cinayetin kaza sonucu meydana geldiğini ileri sürdü. Eşinin,
evin önündeki sokakta eroin kullanan 5- 6 kişiyle birlikte oturduğunu görünce
tepki gösterip diğerlerini de dağılmaları için uyardığını iddia eden Ali Alır
kendini şöyle savundu: "Ben eroin kullananlara dağılmalarını söyledim.
Dağılmayınca da üzerimde bulunan ruhsatsız tabancamla havaya doğru bir el ateş
ettim. Akabinde sarhoş olmam nedeniyle silahımı yere indirirken, doldur boşalt
sırasında silah kendiliğinden ateş aldı. Bana 'Eşini vurdun' demeleri üzerine,
'ben eşime ateş etmedim, şaka mı yapıyorsunuz?' dedim. Ben kapının önündeydim.
Eşim de balkondaydı. Aramızda 3.5- 4 metre mesafe vardı. Olay, kazayla oldu.
Para yüzünden tartıştığımız doğru değil." Mahkeme heyeti, Alır’ı önce
ağırlaştırılmış ömür boyu hapse, ardından da duruşmalardaki iyi halinden dolayı
indirim yaparak ömür boyu hapse mahkum etti.
Önce taş
yutturup sonra öldürdüler
Adana’da,
uyuşturucu satışı yapılacak bölgenin paylaşımı yüzünden çıkan anlaşmazlıkta, 25
yaşındaki Halit Acar, taş yutturularak işkence yapıldıktan sonra tabancayla
öldürüldü. Uyuşturucu satışı yaptıkları belirtilen iki ayrı grubun elebaşı
oldukları öne sürülen Halit Acar ile ‘Kalpazan’ lakaplı 23 yaşındaki Ömer
Gazanfer arasında ‘bölge savaşı’ başladı. İddiaya göre Acar, 4 Aralık 2009
akşamı karşı grup tarafından görüşme çağrısı üzerine evinden çıktı. Acar, 24
yaşındaki Evren İrgün ve 21 yaşındaki Yusuf Bilekçier ile birlikte gelen Ömer
Gazanfer’le buluştu. Acar’a, önce ellerindeki taş parçasını yutturan 3 kişi,
ardından tabancayla göğsünden kurşunladı. Şüpheliler cinayetin ardından, olayda
kullandıkları tabanca, kar maskesi ve ameliyat eldivenini saklaması için
arkadaşları 23 yaşındaki Ramazan Çeker’e teslim etti. Çok sayıda hırsızlık ve
uyuşturucu satmak suçundan sabıkası bulunan Acar’ın öldürülmesiyle ilgili
soruşturmayı yürüten polis, 3 günde 100’ü aşkın kişiyle birebir görüşme yaparak
Acar’ın katil şüphelileri olarak Ömer Gazanfer, Yusuf Bilekçier, Evren İrgün ve
Ramazan Çeker’i yakaladı. Şüpheliler, çıkartıldıkları mahkemece tutuklanırken,
cinayette kullanıldığı saptanan tabanca, kar maskesi ve ameliyat eldiveni de Ramazan
Çeker’in evinde elektrikli süpürgenin içerisinde bulundu. Adana Adli Tıp
Kurumu’nda yapılan otopside, Halit Acar’ın göğüs bölgesinden bir kurşun,
boğazından da bir taş parçası çıkartıldı. Adana Cumhuriyet Savcısı tarafından
hazırlanan iddianamede, Ömer Gazanfer hakkında ‘Kasten öldürme’ suçundan
ağırlaştırılmış müebbet, Evren İrgün, Ramazan Çeker ve Yusuf Bilekçier hakkında
da ‘Kasten öldürmeye iştirak’ suçundan 20’şer yıla kadar hapis cezası istendi.
EMNİYETTE
İTİRAF ETTİ, MAHKEMEDE ‘BEN ÖLDÜRMEDİM’ DEDİ
Adana 5. Ağır
Ceza Mahkemesi'nde yaklaşık 3 yıldır ‘Tasarlayarak adam öldürmek' suçundan
yargılanan sanıklar karar duruşmasına çıktı. Olay sonrası Acar'ı kendisinin
öldürdüğünü iddia ederek, "Halit'in durduğu sokak başı iyi iş yapıyordu.
Günde 4 bin liraya para demiyordu. Bize uyuşturucu sattıran Fecri Coşkun,
Halit'e ‘Bu sokakta bundan sonra biz uyuşturucu satacağız. Sen kaybol' dedi.
Halit, sokaktan ayrılmayıp uyuşturucu satmaya devam edince Fecri, bana,
‘Halit'i öldüreceksin' dedi. Arkadaşlarla birlikte Halit'in yanına gittik.
Sokağı bize bırakmasını istedik. Karşı gelince arkadaşlar tuttu ben de
sıktım" diyen Ömer Gazanfer, son savunmasında ifade değiştirdi. Cinayeti
Fecri Coşkun'un işlediğini, kendisinin ise 150 bin lira karşılığında üstlendiğini
savunan Gazanfer, "Halit'i öldüren Fecri Coşkun'du. Cinayeti üstlenmem
karşılığında bana 150 bin lira vereceğini söyledi. Öldürdüğü tabanca ve kar
maskesini bana verdi. Para gelmeyince gerçekleri söyledim. Ben öldürmedim"
dedi. Fecri Coşkun ise, azmettiricilik suçlamasını kabul etmedi. Olayla
ilgisinin olmadığını iddia eden Coşkun, "Kimseyi öldürmeye azmettirmedim.
Para da teklif etmedim" diyerek beraatini istedi. Tutuksuz 3 sanık suçsuz
olduklarını iddia etti. Oğlu öldürülen Abdulrezzak Acar da olayı görmediğini
belirterek, "Sanıklar mahallede uyuşturucu satıyormuş. Benim oğlum da
askerden döndükten sonra uyuşturucu satmak istemiş. Satış yeri konusunda
aralarında tartışma yaşanmış. Tartışma sonucunda oğlumu öldürmüşler"
diyerek sanıkların cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, sanıklardan
Coşkun'u müebbet, Gazanfer'i ise 15 yıl hapse mahkum etti. 3 sanık ise delil
yetersizliğinden beraat etti.
Halasına
tecavüze yeltendi, başaramayınca öldürdü
Adana'da 19
yaşındaki İbrahim Aslan, birlikte hayvan otlatmaya gittiği 40 yaşındaki halası
Zehra Demir'e tecavüze kalkıştı. Kendisine direnen halasını 7 yerinden
bıçaklayan genç, daha sonra eşarpla boğarak öldürdü. Cesedi de sazlıkların
arasına saklayan genç, jandarma tarafından gözaltına alınınca "Çok pişmanım,
cahilliğimin kurbanı oldum" dedi. Seyhan ilçesine bağlı Araplar köyünden
geçen sulama kanalındaki sazlıklarda köylüler 18 Aralık 2009 tarihinde bir
kadın cesedi bulup jandarmaya haber verdi. Sazlıklardan çıkartılan ve vücudunun
değişik yerlerinden bıçaklanarak öldürüldüğü belirlenen cesedin Zehra Demir'e
ait olduğu belirlendi. Jandarma, Demir'in en son birlikte olduğu kişileri
araştırmaya başladı. 8 çocuk annesi Demir ile birlikte havyan otlatmaya gittiği
belirlenen yeğeni İbrahim Aslan önceki gün gözaltına alındı. Aslan,
jandarmadaki sorgusunda halasını öldürdüğünü itiraf etti. Olay günü halasıyla
birlikte köyün yakınlarındaki otlağa koyunları otlatmaya götürdüklerini
belirten katil zanlısı Aslan'ın ifadesinde, "Hayvanlar otlarken biz de
oturuyorduk. O sırada şeytana uyup halamla cinsel ilişkiye girmek istedim.
Halam kabul etmeyince zorla tecavüze kalkıştım. Halam direnince o anda kendimi
kaybedip halamı bıçakla öldürdüm. Cesedini de bulmasınlar diye sulama kanalı
içindeki sazlığa sakladım. Çok pişmanım. Cahilliğimin kurbanı oldum"
dediği öğrenildi. Aslan, çıkarıldığı nöbetçi mahkemede tutuklandı. Yapılan
otopside tecavüze uğradığı, ardından bıçakla yaralanıp, boğulduğu anlaşılan
Demir'den elde edilen spermin, katil şüphelisi olarak yakalanan yeğeni İbrahim
Aslan’a ait olduğu belirlendi.
CİNAYETTEN
ÖMÜR BOYU, TECAVÜZDEN 12,5 YIL HAPİS
Adana 1'inci
Ağır Ceza Mahkemesi'nde karar duruşmasına çıkan Aslan, hakkındaki suçlamaları
kabul etmedi. Jandarma karakolunda baskı uygulandığını için suçu kabul ettiğini
ileri süren Aslan, “Öldürülen Zehra Demir benim halam olur. Olay günü
sabahleyin birlikte hayvanları otlatmak için araziye çıktık. Daha sonra benim
inek kaçtı. İneği takip ederek köye geldim. Ben köye geldikten sonra tecavüze
maruz kalmış ve öldürülmüş olabilir. Ben halamı öldürmedim. Halamla cinsel
ilişkiye de girmedim. Uzun süredir tutukluyum” diye kendini savundu. Aslan,
tutuklandığı nöbetçi mahkemede verdiği ifadesinde ise “İnekleri otlatıyorduk.
Halam hendeğin içerisinde ihtiyacını gideriyordu. O sırada ben uzaktaydım. Beni
‘İbrahim buraya gel’ diye çağırdı. Ben de bulunduğu yere gittim. Elinde bulunan
sopayla bana vurmaya başladı. Ben de kendisine ‘Hala ne yapıyorsun?’ diye
söyleyince, göğsümden tuttu. Elindeki bıçakla bana vuracaktı. Ben de bıçağı
alarak, kendisine vurdum. Ancak kaç kez vurduğumu, ne şekilde vurduğumu
hatırlamıyorum” diye konuşmuştu. Sanıktan şikayetçi olduğunu belirten Zehra
Demir’in eşi 48 yaşındaki Ahmet Demir ise “Ben olayı görmedim. Zehra Demir
benim eşim olur. Hayvanları otlatırken tecavüze uğramış. Bıçakla öldürülmüş.
Sanık eşimi öldürmüş ve cinsel saldırıda bulunmuş ise ceza almasını istiyorum”
dedi. Mahkeme heyeti, sanık Aslan'a, halasını öldürmekten dolayı ömür boyu,
cinsel saldırı suçundan da 12,5 yıl hapis cezası verdi.