Adana sağlık turizmiyle kalkınacak

Adana sağlık turizmiyle kalkınacak

Adana’nın pay alamadığı sektörlerin başında gelen turizm, ekim ayında açılması planlanan Şehir Hastanesi ve akabinde uygulamaya konulacak projelerle ivme kazanacak. Turizmin çok farklı bir alanında öncü olması planlanan Adana, bu sayede kendinden sonra gelişen şehirlerle aradaki farkı kısa sürede kapatma imkanına sahip olacak.


Adana sağlık turizmiyle kalkınacak

Sağlık turizminin başkenti olması planlanan Adana, elindeki bu tarihi fırsatı altına çevirmekte şimdilik duyarsız gibi görünse de, şehir hastanesinin açılmasıyla birlikte kamuoyunun hareketleneceği tahmin ediliyor. Şehir Hastanesinin hizmete girmesiyle birlikte sadece Adanalılar değil, çevre iller ve komşu ülke vatandaşları da, sağlık hizmeti alacağı modern bir şehir hastanesine kavuşmuş olacak.

Adana Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, Adana’nın sağlık turizmi açısından yakın geçmişte belirli bir noktaya geldiğini ancak Suriye ve Irak’ta meydana gelen gelişmelerin bunu baltaladığını belirtirken, Adana Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Dr. Halis Bayrak ise, “Dünyanın her ülkesinden tedavi için Adana’ya binlerce hasta gelebilir” diye konuştu.

GAZETTE – Çukurova, binlerce yıl sağlık ve şifa merkezi olarak tarihte yer edindi. Lokman Hekim’in yaşadığı rivayet edilen bu topraklar, eski çağlardan günümüze büyük bir şifa kaynağı bulunan hastaneleri ile de ün saldı. Tarihte Ortadoğu’dan, Batı Anadolu’ya hastaların akın akın gelip şifa bulduğu bölge olan Çukurova, tarihi misyonunu, sağlıkta büyük onur eseri olan Şehir Hastanesi ile yeniden kazanacak. 2013’te Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından temeli atılan Adana Şehir Hastanesi’nin, 7 ayrı hastaneden oluşan bir hastaneler kompleksi, Adana’yı Ortadoğu’nun sağlık başkenti haline getirecek. Adana Şehir Hastanesi, Adana halkının aldığı sağlık hizmetlerinin kalitesini yükseltecek. Şehir Hastanesinin hizmete girmesiyle birlikte sadece Adanalılar değil, çevre iller ve komşu ülke vatandaşları da, sağlık hizmeti alacağı modern bir şehir hastanesine kavuşmuş olacak.  Önümüzdeki Ekim ayında açılması planlanan Adana Şehir Hastanesi, bin 550 yatak kapasiteli olacak. 60’a yakın ameliyathanesi bulunacak hastanede, günde 15 bin hasta tedavi görebilecek. Dünyada benzer hastanelerin sayısı parmakla gösterildiği bir kampusa sahip olacak Adana, makus talihini de ‘Sağlık Turizmi’ ile yenme peşinde.

ORTADOĞU’DA YAŞANAN OLAYLAR ADANA’YI ETKİLEDİ

Konuyla ilgili görüşlerine aldığımız isimlerden biri olan Adana Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, Adana’nın sağlık turizmi açısından yakın geçmişte belirli bir noktaya geldiğini ancak Suriye ve Irak’ta meydana gelen gelişmelerin bunu baltaladığını belirtti. Ökten, “Adana, özellikle Ortadoğu’nun sağlık turizmi açısından merkezi olma yolunda gayet iyi ilerliyordu. Ama Ortadoğu’da yaşanan olaylar hedefi çok ciddi derece sekteye uğrattı. Ben biliyorum ki burada bazı hocalarımıza ameliyat olmak için Avrupa’dan gelen hastalar var. İlgili branşın ve ilgili hocaların tanınmışlığı ile alakalı bir konu. Adana bölgesel olarak daha çok Ortadoğu’ya hitap edecek bir konumda. Eğer Ortadoğu’daki bu dengeler düzelirse daha iyi olabilir” dedi.

ADANA’DA TECRÜBELİ VE ALANINDA UZMAN HEKİMLER VAR

Adana’daki bütün hekimlerin alanlarında yetkin ve uzman kişiler olduğunu kaydeden Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, “İstanbul’da ya da dünyada ne yapılıyorsa Adana’da da aynısı yapılıyor. Tedaviler, ameliyatlar vb. şeyler de bir sıkıntı yok” diye konuştu. Kentte hekim sayısının yeterli olduğuna dikkat çeken Ökten, şunları söyledi; “Sadece istihdam da sorun var. Daha düzenli bir hekim dağılımı yapılırsa bir sorun kalacağını sanmıyorum. Acilde ki hasta sayısının fazlalığı, hekim yetersizliğinden kaynaklanmıyor. 2002-2003 yılından beri Sağlıkta Dönüşüm Projesi uygulanıyor ve uygulandığından beri poliklinik başvuruları 4-5 kat artmış, ameliyat sayıları da en az 4 kat çıkmış durumda. Bir sürü özel hastane açıldı. O kadar açılan hastanelere rağmen giderek artan bir hasta sayısı var. Ama hekim sayısı o kadar artmıyor. Bu sefer hasta sayısı o kadar çok arttığı için hekim açığı gibi görünüyor. Örneğin hasta sayısı 4 kat artmış ama hekim sayısı onun iki katı artmadı ki... Hekim açığı yok. Gereksiz, kışkırtılmış bir hasta potansiyeli var.”

TÜRKİYE SEKTÖRÜN SON 5 YILDA FARKINA VARDI

Sağlık turizmi hakkında bilgi veren Adana Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Dr. Halis Bayrak ise, kentin önünde kaçırılmaması gereken bir fırsat bulunduğunun altını çizdi.  Bayrak, “Sağlık turizmi, hastaların bir yandan kaliteli ve uygun fiyatlı sağlık hizmetlerini almalarını sağlarken bir yandan da gezip kültürel ziyaretlerde bulunmalarına imkân tanımaktadır. Son dönemde oldukça popüler bir hizmet halini alan uluslararası sağlık turizmi, dünya çapında halihazırda 28 ülkede adeta bir yarış şeklinde uygulanmaktadır” dedi. Bayrak, şu bilgileri paylaştı;  “Ülkemiz de, gerek coğrafi yapısı, iklimi, doğal ve tarihi zenginlikleri, gerekse mevcut turizm ve sağlık altyapısı ile medikal turizm için tercih edilen ülkelerin arasında bulunmaktadır. Bu büyük rekabette Türkiye’nin rakiplerine göre başlıca avantajı, sağladığı sağlık hizmetlerinin hem ucuz hem de ABD ve Avrupa standartlarında olmasıdır. Ayrıca, hastanelerdeki bekleme süresinin diğer medikal turizm hizmeti veren ülkelere göre daha kısa olması, ülkemizin bu alanda tercih edilmesinin bir başka sebebidir. Bunun yanı sıra, yurtdışında eğitim görmüş, sık sık sempozyumlara katılıp bilgilerini güncelleyen ve akıcı yabancı dile sahip Türk doktorların varlığının da, Türkiye’nin sektörde ön plana çıkmasında büyük bir etken olduğu bilinmektedir. Sağlık turizminin Türk ekonomisine olan katkısı da yadsınamaz bir gerçektir. Bunu, rakamlar açıkça ortaya koymaktadır. Son yapılan araştırmalara göre, Türkiye’ye gelen bir hastanın, seyahat ve hastane dışı masrafları hariç, sadece tıbbi müdahale için 3 bin 500 ile 35 bin dolar arasında harcama yaptığı bilinmektedir. Kimi zaman bu rakam çok daha yukarılara çıkabilmektedir. Tedavi dışındaki konaklama, ulaşım, refakatçi gibi diğer masraflar da düşünülürse, ülkemize ciddi rakamlarda turizm girdisi olduğu açıkça görülmektedir. Ayrıca, ödenen dolaylı ve dolaysız vergiler de göz önüne alınınca, sağlık turizminin ekonomik anlamda ne denli önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. Hizmete olan talep artışı ve bu bağlamda sektörde yapılan iyileştirme ve geliştirme çalışmaları da, bir yan fayda olarak, Türk halkının daha iyi bir sağlık hizmetine kavuşmasına da vesile olmuştur. Sağlık turizmi, insanların sağlık amacıyla bir başka ülke veya bölgeye hareket etmesidir. Bunun birçok nedeni var. Başta, bulunduğu ülkenin tedavi imkanlarının ve teknolojinin yetersizliği olabiliyor. Ya da fiyatların yüksekliği veya sağlık hizmeti alımının çok uzun sürmesi olabiliyor. Bazı ülkelerde ameliyat için hastalar 1 yıl bile bekleyebiliyor. Bunlar birleştiği zaman dünyada 100 milyar dolarlık bir pazar hacmini ortaya çıkarıyor. Türkiye sektörün son 5 yılda farkına vardı. Hükümetin uyguladığı sağlık politikalarıyla birlikte özel yatırımlar arttı. Önemli bir rekabet ortaya çıktı ve iç pazarda bir daralma söz konusu oldu. Sağlık kuruluşları dış pazara yönelmeye ve dünyadaki çok büyük 100 milyar dolarlık pazarı fark etmeye başladılar. Bu pastadan pay almak isteyen özel sağlık kuruluşları kendi çabalarıyla, hasta almaya başladılar.”