İÇİMDEKİ REHBER
Biblioterapinin (kitap okuma) psikoterapide çok sık başvurulan bir yöntem olduğunu anlatan Öztanrıöver, ise, “Ancak okuma alışkanlığı olmayan kişiler için kişisel gelişim kitapları zor ve sıkıcı gelmektedir. Bu yüzden içimdeki rehber kitabı, hikayeler ve hikaye içinde hikaye şeklinde kurgulandı. Bunun sebebi, hikayelerin direk bilinçdışına etki etmesidir. Okuma alışkanlığı olmayan kişilerin de rahatça takip edebileceği bir formatta. Gerçek yaşam öykülerinden esinlenerek kurgulandı ve fantastik öykülerde ise kavramlar ete kemiğe büründürüldü. İçimdeki Rehber bizim kültürümüzden özellikler içermekte, sıkça karşılaşılan durumlar işlenerek halının altında, fark edilmeden duran duygu ve ihtiyaçları gözler önüne sermektedir. Ayrıca psikoterapiden kesitler sunmaktadır” dedi.
KİTABINI İMZALADI
Uzm. Dr. Öztanrıöver, “Doyumlu ve anlamlı bir yaşam için kişinin en yakın dostunu (kendini) ihmal etmemesi; “Hayır” ve Önce ben” diyebilmesini amaçlamaktadır. İnsanlar “Önce ben” ile benmerkezciliği (hep ben) karıştırmaktadır. Benmezkezcilik sağlıksız bir durum olup toplumsal yaşamla bağdaşmaz. “Önce ben” demek, ruhsal ve bedensel sağlığın bir çeşit sigortasıdır. Hayatını “Önce başkaları” diyerek geçiren insanlar, ölüm-hastalık-sakatlıktan en çok korkan insanlardır. Yaşamınızı en az başkalarını düşündüğünüz kadar kendinizi de ihmal etmeden yaşadıysanız; bu korkulardan arınmış, kendinizle, dünyayla daha barışık, başınıza gelen felaketlerde daha dayanıklı olacaksınız demektir” diye konuştu. Öztanrıöver, konuşmanın sonunda “İçimdeki Rehber” kitabını imzaladı.