TOPLUMDA YANLIŞ
KANI VAR
Adana Eczacı Odası Yönetim Kurulu adına yazılı açıklama
yapan Yalbuzdağ, şunları söyledi;
“Tüm dünyada alternatif ve destekleyici tedavi gibi
yöntemlere yöneliş artmakta; Covid-19 Pandemisiyle de kişiler sağlığına daha
fazla dikkat etme, bağışıklığını güçlendirme isteği ile bu ürünlere daha fazla
yönlendirmiştir. Bitkisel ürün ve takviye edici gıda piyasasında sahtecilikle
yaşananlar, halk sağlığını ve birey yaşamını tehdit edici boyutlara ulaşmıştır.
Bitkisel ürün ve takviye edici gıdalar bireye özgü
değerlendirmeler göz ardı edilerek herhangi bir denetime tabi olmayan yerlerden
veya internet üzerinden satılarak, sağlığı iyileştirici özellikleri
vurgulanarak tanıtılmakta ve bu alanda gün geçtikçe artan talep bilimsel
yetkinliğe sahip olmayan, eğitim görmemiş kimseler tarafından karşılanmaktadır.
Bu ürünlere Tarım Bakanlığı tarafından yapılan ruhsatlandırmada içerik
analizleri yapılmamakta, beyan esas alınmaktadır. Bu da denetimsizliği baştan
getirmektedir. Ürünlerin içeriğinde yer alan maddeler ile kutularında yer alan
içerik arasında farklılıklara çok sık rastlanmaktadır. Ürün içeriğine katılan
ilaç etken maddeleri yer yer öldürücü olabilmekte ya da ürün içeriğine herhangi
bir madde katılmadan piyasaya sunulması da mümkün olabilmektedir. Bu ürünlerin
üretim yerleri ve koşulları da bilinmemektedir. Eczanelerden ecza depoları
aracılığıyla alınan ürünlerin aksine, merdiven altında üretim yapan firmalar
ürünlerini sağlık ve gıda marketlerine çok kolay bir şekilde
ulaştırabilmektedir. Toplumda bitkisel olanın zararsız olduğu şeklinde
yaygın-yanlış bir kanı bulunmaktadır ve bu durum sorunu çok daha ciddi
boyutlara taşımaktadır. Bitkiler değişik yapıda ve çok sayıda kimyasal madde içermektedir.
Aynı zamanda bitkisel ürünler kimi ilaçlarla veya belirli sağlık durumlarında
kullanıldığında ciddi sağlık zararları doğurabilir. Takviye edici bir gıdanın
sağlık beyanı ile halka sunulması tüketiciyi yanıltabileceği gibi tüketicinin
sağlığında geri dönülmez hasarlara yol açabilir ve hatta söz konusu durumlar
ölümle sonuçlanabilir.”
DENETİMSİZLİK
CİDDİ SIKINTILARA NEDEN OLMAKTADIR
“Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı arasındaki
mevzuat farklılıkları bazı üreticiler tarafından suistimal edildiğini söyleyen
Yalbuzdağ, “Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılması gereken etken
maddeyi/maddeleri içeren ürünleri hakkında başvuruları, ürün içeriğinin
bitkisel olduğu iddiası ile Tarım ve Orman Bakanlığı’na yapılmaktadır. Her ne
kadar bildirim sırasında beyan edilmiyor olsa da söz konusu ürünler gizli bir
sağlık iddiası ile üretilmekte ve bu gizli iddianın hemen gerçekleşmesi
amacıyla ürünlere karıştırma yapılmaktadır. Ürünü üreten ve analizleri
yaptıranların aynı grup olması ise söz konusu bilimsel deneylerin de bir
şekilde yönlendirilmesine izin vermektedir. Örneğin kilo verme amacı ile
kullanılan ürünlere sıklıkla eklenen sibutramin taramasında üretici tarafından
tarama sibutraminin farklı bir tuzu üzerinden yaptırılarak negatif
sonuçlandırılabilmektedir. Bitkisel ürünler, özellikle, çocuklarda, hamilelerde
ve emziren kadınlarda, yaşlılarda, ergenlik çağındaki gençlerde, uzun süren
hastalıklarda, hipertiroidizmde, bağırsaktaki emilimi etkileyen patolojik
durumlarda, cerrahi müdahale görmüş hastalarda beklenenden çok daha farklı veya
çok daha artmış oranlarda etki gösterebilmektedirler. Eczane dışında,
internette satılan bu ürünler tam kontrol edilmediği ve denetlenemediği için
halk sağlığını ciddi şekilde tehdit etmekte, reklamların çok rahatlıkla
yapılabiliyor olması, denetimsiz ve kolay ulaşım ciddi sıkıntılara neden
olmaktadır” diye konuştu.
YANLIŞ KULLANIM
ÖLÜMLERE NEDEN OLABİLİR
Başkan Yalbuzdağ, “Bu ürünlerin, üretiminden tüketimine
kadar tüm süreçlerde güvenli ve kaliteli olması, yeterli ve uygun şekilde
etiketlenmesi ve tüm tedarik süreçlerinin kamu (sağlık) otoritesince
denetlenmesi gerekmektedir. Tıbbi değeri olan bitkiler, takviye edici gıda
yerine; “Geleneksel bitkisel ürün”, “Tıbbi bitkisel ürün”, “Bitkisel destek”
olarak, sağlık otoritesi tarafından ruhsatlandırılmalı ve sadece eczanede
satılmalıdır. Geleneksel ilaçlar tıpkı diğer ilaçlar gibi akılcı bir şekilde kullanılmalıdır
ve olası bitki-bitki ve bitki-ilaç etkileşimlerine karşı dikkatli olunmalıdır.
Bitkisel ürünler arasında sıklıkla toplum tarafından bilinçsiz kullanılan
çaylar ele alındığında, örneğin sürekli kullandığı ilaçları olan kişilerin,
hangi çayları içip içemeyeceklerini veya günde kaç fincan ve ne zamanlar
içmeleri gerektiğini bilmeleri, hastaya zarar vermemek açısından çok önemlidir.
Direkt insan sağlığını etkileyen, yanlış kullanımı durumunda ölümlere neden
olabilen bu sağlık ürünlerinin üretiminden tüketimine ve tüketimi sonrası
beklenen ve beklenmeyen etkilerine kadar uzanan süreçte, tek yetkili olması gereken
merci Sağlık Bakanlığı’dır'' ifadelerine yer verdi.