Adana’nın
katil imamı
Adana
kamuoyunda çok konuşulan ve zaman zaman ülke gündemine bile yerleşmeyi başaran
eski cinayet dosyalarını aralamaya devam ediyoruz. Bezerlerinin bir daha
yaşanmaması amacıyla ibret alınması açısından hazırladığımız çalışma da, bugün
iki ayrı vakayı ele alıyoruz.
GAZETTE
- Reşatbey Mahallesi sakinleri, 17 Temmuz 2003 gecesinde işlenen bir cinayetle
şok oldu. Adana’nın tanınmış lokantalarından Şen Lokantası’nın sahibi 3 çocuk
babası Ahmet Arslan, aracının içinde 22 yerinden bıçaklanmış bir halde buldu.
Olayı soruşturan polis, Murat Arslan’ın en son birlikte görüldüğü Muhammediye
Camii İmamı Abdullah A.’yı gözaltına aldı. Poliste suçunu itiraf eden ve
cinayeti Burhan G., ile birlikte işlediğini anlatan İmam Abdullah A., tutuklanarak
cezaevine konuldu. Diğer zanlı Burhan G.
İse olaydan 11 ay sonra Manisa’da bir hırsızlık olayından dolayı tutuklanınca
Adana’ya getirildi.
Sanıklardan
İmam Abdullah A., duruşmalarda suçsuz olduğunu ileri sürerek "Murat ağabey ile aile dostu oluruz. Olay gecesi ben
ve arkadaşım Burhan G. yolda yürürken, Murat bizi eve bırakabileceğini söyledi.
Arabanın içinde gece yarısı nereden geldiğimizi sorunca bilardo oynamadan
geldiğimizi söyledim. Bana 'Sen imamsın. Bilardo oynamaya utanmıyor musun?
Şerefsiz' dedi. Burhan da aramıza girerek, 'hocalar insan değil mi,
oynayamaz mı?' deyince Murat ağabey, Burhan'ı, 'sen karışma, sana söylemedim'
diyerek uyardı. Aralarında tartışma çıktı. Arkada oturan Burhan, Murat'ın
omzuna bıçak vurunca kan yüzüme sıçradı. Murat , cep telefonuyla aramak
isteyince Burhan daha da sinirlendi ve bıçağı karnına sapladı. Murat ,
direksiyonun üstüne düştü. Ben engellemeye çalıştım, bıçağı almak istedim ancak
parmağımdan yaralandım. Burhan, ikinci bıçağı çıkartarak vurmaya devam etti.
Murat ağabey kanlar içerisinde kalmış, çırpınıyordu. Burhan bana, 'Abdullah
ağabey sen karışma, bu işten geri dönüş yok' dedi. Arabadan indik, bir taksiye
binerek arkadaşım Celal'in evine gittik. Ölene ait ne cep telefonunu, nede
cüzdanını aldık. Kesinlikle eşyalarından haberim yok. Emniyette suçu baskı
sonucu üzerime attılar. Asıl cinayeti işleyen
Burhan'dır. Ben suçsuzum" derken, Burhan G. ise ‘İmam Abdullah’ı
tanırım. Ondan 350 lira borç almıştım ve ödememiştim. Bu nedenle bana iftira
atıyor. Ölen kişiyi hiç tanımam olayla ilgim yoktur” diye kendini savundu. Daha
önceki duruşmalara katılan 29 yaşındaki Melike Arslan ise sanıkların
cezalandırılmasını Murat Arslan'ın ablası Perihan Arslan, sanık Abdullah A.'nın
ölen babasının yemeğinde Kur'an okuduğunu belirterek cinayetin gasp amaçlı
işlendiğini ileri sürdü.
CEZA
ÜSTÜNE CEZA VERİLDİ
Adana
4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanıklar suçlamaları kabul etmedi.
Olayın görgü tanığı olduğunu ileri süren İmam
Abdullah A., “Bakmakla yükümlü ailem ve 3 çocuğum var. Suçsuzum. Tahliyemi
istiyorum, takdir mahkemenizindir” dedi.
İmam Abdullah A.’nın avukatı Mehmet Sağlam ise, müvekkilinin suçsuz
olduğunu savunarak, “Mesleğine bağdaşmayan arkadaşlıklar kurmuştur ve mahkemede
karşınızda bulunmaktadır.Müvekkilim suçsuzdur beraatını istiyoruz” diye
konuştu. Cinayet olayından 11 ay sonra Manisa’da yakalanarak tutuklanan Burhan
G. ise “Suçsuzum takdir mahkemenindir” şeklinde konuştu. Duruşmaya müdahil
olarak katılan öldürülen Murat Arslan’ın
kızkardeşi Ayşe Kaşgöz,”Bu olaydan sonra
hayatımız mahvoldu” diyerek sanıkların cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme
heyeti sanıkları cinayet suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırırken, cinayetin yağma
amacıyla işlendiğine karar vererek her iki sanığın geceli gündüzlü olmak üzere
2 yılın hücrede geçirmesini kararlaştırdı. Mahkeme heyeti, sanıklara gasp
suçundan da 18’şer yıl ağır hapis cezası verdi.
Kocasının
başını baltayla parçaladı
Aynı
tarihlerde Adana’da, korkunç bir olay daha meydana geldi. 4 çocuk annesi 66
yaşındaki Ayşe Yakar, aynı zamanda felçli olan Parkinson hastası 35 yıllık
kocası Mustafa Yakar’ı (79) kendisini dövdüğü gerekçesiyle uyurken başını
baltayla parçalayarak öldürmüştü.
5.
Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Ayşe Yakar, baş ağrısı ve sinir ilaçları
kullandığını belirterek, olayı nasıl gerçekleştirdiğini hatırlamadığını
söyledi. Sanığın avukatı Şahin Vural Atal ise bu olayda herkesin suçlu olduğunu
öne sürdü. Müvekkilinin psikolojik rahatsızlığının yanısıra belinde de fiziksel
bir rahatsızlığı bulunduğunu belirten Atal, "Kendisiyle iletişim
kuramadım. Kendisi bakıma muhtaç iken felçli kocasına bakıyor. Bu olayda
devlet, toplum ve aile suçludur. Çünkü yaşlı ve hasta bir kadın felçli kocasına
bakılmaya mecbur edilmiştir. Devletin himayesine ait insanların bu himayeye
alınmayıp ruh ve bedensel sağlığı bozuk birinin yine ruh sağlığı bozuk felçli
birine bakması düşündürücüdür" diye konuştu. Adana Ruh ve Sinir
Hastalıkları Hastanesi tarafından fiili algılama yeteneğinin yerinde olduğu
tespit edilen yaşlı kadın, 18 yıl 4 ay hapse mahkum edildi. Verilen ceza,
kadının duruşmayı takip eden 4 çocuğunu da gözyaşlarına boğdu. Olay, Ziyapaşa
Mahallesi, 8. Sokak 37 no'lu evde meydana gelmişti.