Adana’da
yaşanan akıl almaz olaylar
GAZETTE – Kredi
kartı borçlarını ödeyemeyen 3 kafadar, kuru-sıkı tabancayla kuyumcu soymayı
denedi. Başarılı da oldular. Fakat sürdükleri sefa, 11 günde sona erdi.
Borçlarını kapattıktan sonra şehirdışı gezilerine çıkıp barlarda eğlenen
gençler, havuzbaşında mayoyla yakalarak gözaltına alındı. Yine Adana’da, seyyar
bi tezgahın üzerine devrilmesi sonucu, boynuna aldığı cam kesiğiyle yaralanan
küçük çocuğun ölümü, sadece ailesini değil bütün kenti yasa boğdu. Aynı
tarihlerde, eşine benzettiği kadına ve yanındaki nişanlısına kurşun yağdıran
kişi, yaptığı hatayı farkedince ‘Pardon’ dedi. Geçmişte yaşanan ve akıllarda
kalıcı yer edinen acı tecrübeleri, benzerlerinin bir daha yaşanmaması adına
yeniden kaleme almaya devam ediyoruz.
Soygun
parasıyla keyf-i sefa
Mahalle
arkadaşları Ali Özkan Çakmak, bilgisayar teknikeri 22 yaşındaki Okan Yılmaz ve
19 yaşındaki Emrah Kaçar, 8 Haziran 2006 günü sabah şortlarıyla yürüyüş
yaparken ödeyemedikleri kredi kartı borçları için kuyumcu soymaya karar verdi.
3 arkadaş yürüyüş güzergahındaki Eyüp Nomanoğlu`nun kuyumcu dükkanına müşteri
gibi girdi. Okan, boş kuru sıkı tabancayı çıkartıp, `Bu bir soygundur
kımıldamayın` diyerek kuyumcuyu etkisiz hale getirdi. Ali ise vitrindeki
altınları torbaya doldurdu. 3 arkadaş soygun sonrası yaya olarak kaçtı.
Kuyumcuda güvenlik kamerası olmadığı için olay anı görüntülenmedi, ancak 3
soyguncunun kaçış anı yolun karşısındaki bir işyerinin güvenlik kamerası
tarafından kaydedildi.
MAYOYLA
HAVUZDA YAKALADILAR
Soyguncular,
altınları bozdurup önce Çakmak ile Yılmaz`ın biner TL kredi kartı borçlarını
ödedi. Daha sonra, kiraladıkları otomobil ile Konya ve Çanakkale`ye gitti.
Çakmak, Çanakkale`deki kız arkadaşı C.A.`ya çalınan altınlardan 1 yüzük ve 4
bilezik hediye etti. Buradan Bodrum`a geçen 3 arkadaş, 2 gün boyunca sabahlara
kadar barlarda eğlendikten sonra Adana`ya döndü. Güvenlik kamerası
görüntülerini inceleyen Emniyet Müdürlüğü Gasp Bürosu ekipleri 3 zanlıyı, 11
gün sonra Adana`daki su oyunları parkı Aqualand`da mayoyla havuzda yakaladı.
Sevk edildiği mahkemece tutuklanan 3 zanlı, ifadelerinde, `Amacımız altınların
hepsini almak değildi. Kredi kartı borcumuza yetecek kadarını almaktı. Vicdanen
rahatsızız. Altınları kuyumcuya iade edecektik. Altınları alıp kaçarken pişman
olup, vermek istedik, ama arkamızdan ateş edildiği için kaçtık` iddiasına
girdi.
8’ER YIL
HAPİS CEZASI VERİLDİ
Soyguncuların
yaklaşık 30 bin TL`ik altını paraya çevirip harcadıkları, kalan 70 bin TL`lik
altının polis aracılığı ile kuyumcuya iade etmişlerdi. Soyguncular, soygun
sonrası kredi kartı borçlarını ödedikleri, para artınca bir bölümünü barlarda
harcadıklarını da itiraf ettiler.
4. Ağır Ceza
Mahkemesi'nde yargılanan sanıkları önce 15'er yıl ağır hapis cezasına çarptıran
mahkeme heyeti, daha sonra bu cezayı kuyumcunun zararını karşıladıkları ve iyi
halleri nedeniyle 8'er yıla indirdi.
Çocuğun ölüm
oyunu
Adana'da,
küçük yaşta bir çocuğun üzerine sokakta oyun oynarken seyyar tezgah devrildi.
Cemakenli tezgahın kırılan camı çocuğun atardamarlarından birini kesti. Henüz 6
yaşındaki Ali Dubai, kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak can verdi.
Yürekleri
yakan olay, 2 Haziran 2007 günü Sucuzade Mahallesi, 47 sokakta meydana geldi.
Evlerinin yakınında arkadaşlarıyla birlikte oyun oynayan Ali Dubai (6), daha
sonra kentin yöresel yiyeceği bici bici'nin satıldığı 4 tekerlekli park
halindeki tezgahın yanına gitti. Dubai, tezgahı ileri-geri doğru çekerek
hareket ettirmeye çalışırken, bu sırada tekerlerden birisi yolun ortasında
bulunan rögar kapağına takıldı. Aynı anda büyük bir gürültüyle devrilen
tezgahın altında kalan Dubai'nin çeşitli yerleri cam parçalarıyla kesildi. Ağır
yaralı halde vatandaşlar tarafından Devlet Hastanesi'ne kaldırılan küçük çocuk,
bütün çabalara rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Atardamarlarından
birinin kesildiği ve bu nedenle öldüğü belirtilen Ali Dubai'nin yakınları
hastanede sinir krizleri geçirdi.
Eşine
benzettiği kadın ile nişanlısını vurdu
Abdulmecit
Çakmak, yaklaşık 1.5 yıl önce evi terk eden eşi Ülkü'yü başka erkeklerle
gezdiği dedikoduları üzerine aramaya başladı. Eşi Ülkü'nün Pınar Mahallesi 33
sokak Merkez Apartmanı'na girip çıktığını öğrenen Çakmak, bu apartman önünde 1
Haziran 2006'da beklerken apartmana giren eşine benzettiği Gamze ile nişanlısı
Veysel'i kurşun yağmuruna tuttu. Kanlar içinde yerde yatan Gamze Kayışlı'nın
eşi olmadığını gören Çakmak, "Kusura bakmayın sizi eşime benzettim.
Yanlışlıkla oldu" diyerek yaraladığı nişanlı çiftten özür dileyip polise
teslim oldu. Tutuklanan Çakmak, 2 kez ömür boyu hapis cezası istemiyle
yargılandığı Adana 1'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşmasında, yanlış
kişileri vurduğuna üzgün olduğunu söyledi. Çakmak, son sözünde ise, "Bana
büyüklerim namuslu olmayı öğretti. Namusum için yaşadım. Vereceğiniz karara
saygılıyım. Adalete güvenim sonsuz" dedi. Daha önce duruşmaya gelen
nişanlılardan kuaför Yavuncu ve Kayışlı, kendilerini yaralayan Çakmak'tan
şikayetçi olmayarak, "İş çıkışı buluşarak biraz gezdik. Apartmana
girdiğimiz sırada tanımadığımız bir kişi bize ateş etmeye başladı. Her ikimizi
vurduktan sonra da yanlışlıkla olduğunu söyledi" demişti. Mahkeme heyeti,
Çakmak'ı Kayışlı'yı öldürmeye teşebbüsten 7 yıl 6 ay, Yavuncu'yu yaralamak
suçundan ise 1 yıl 3 ay, ruhsatsız silah taşımak suçundan da 10 ay olmak üzere
toplam 9 yıl 7 ay hapis cezasına mahkum etti.