Prof. Dr. Karaaslan, “Kent Kültürü ve Heykel” başlıklı sunumunu ÇÜTAM katılımcılarıyla paylaştı. Doğal çevre içinde insan izinin ‘burada ben de varım’ demesinden kaynaklanan ilk anıtların, dikili taşların, açık araziye insanın kalıcı damgasını vurma dürtüsüyle dikildiğini belirten Prof. Dr. Karaaslan, heykel sanatından, kentsel mekânlardan ve modern kentlerden bahsetti. Karaaslan, heykel sanatının insanın oluşum öyküsünde kültürlerarası serüveninde bir anlam oluşturma aracı olduğunu söyledi.
ZAMANA DİRENEN MESLEKLER
Öğretmen Gülcan Akboz ise “Zamana Direnen, Unutulan, Kaybolan Meslekler” konulu sunumuyla ÇÜTAM katılımcılarıyla bir araya geldi. Günümüzde birçok mesleğin unutulduğunu ve bugün o mesleklerin yalnızca isimlerinin kaldığını ifade eden Akboz, zamanla unutulan ve kaybolan meslekler arasında esansçılık, cezzarlık, kassarlık, sayacılık, elekçilik, sepetçilik ve hallaçlık olduğunu söyledi. Sakalığı, para karşılığında evlere sutaşıma işi olarak ifade eden Akboz, bu mesleği yapan kişilerin kırba denilen bir su kabı kullandıklarını dile getirdi.
TIP METİNLERİNİN GENEL NİTELİKLERİ
Prof. Dr. Zafer Önler de, ÇÜTAM katılımcılarıyla “Türkçe Tarihsel Tıp Metinlerinin Genel Nitelikleri” başlıklı konuşmasıyla bir araya geldi. Eski dönemlerden itibaren Anadolu’da Türkçe tıp kitaplarının yazılmaya başlandığını ifade eden Prof. Dr. Önler, bu tür metinlerin birçok yönden ilgi çektiğini özellikle de dil malzemesi açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Tarihsel tıp metinlerinin kimi halk inanışlarını ve eski tıp anlayışını göstermesi bakımından Türk halkının kültür tarihine dair bilgiler de içerdiğini söyledi.