Depremden saatler önce Ebrar Sitesi'nde tamamen yıkılan
Yavuz Apartmanı'nda yakınlarıyla bir araya gelen Mehmet Tuzcu, sitede babası
Ali, annesi Kamer, kız kardeşi Seda, erkek kardeşi Talip ve babaannesi Hatice
Tuzcu olmak üzere 69 yakınını kaybetti.
Akrabalarını enkazdan çıkarmak için 11 gün şirketlerine
ait iş makineleriyle çalışan Tuzcu, günler sonra yeniden gittiği sitenin
enkazında gözyaşlarına hakim olamadı.
Mehmet Tuzcu, AA muhabirine, üzerinden zaman geçmesine
rağmen deprem anını hala unutamadığını söyledi.
Depremden 5 dakika sonra akrabalarının yaşadığı Ebrar
Sitesi'ne geldiğini belirten Tuzcu, şunları anlattı:
"Elektrikler kesilmişti ama telefonlar çalışıyordu.
Babamı aramaya çalıştım, ulaşamadım. Binanın yıkıldığını düşündüm. Benzinliğin
köşesine geldiğimde sağ taraftaki binaların olmadığını gördüm. Havada toz
bulutu vardı. Binaların tozun içinde olduğunu düşündüm. Babamın yaşadığı
binanın yanına geldiğimde çatısının yolla bir olduğunu gördüm. Feryatlar,
yaralı insanlar vardı. Çok kötü bir atmosferdi. Enkazın olduğu yere iş
makinelerimizi getirdik. Babamı 8 saatlik çalışma sonucu enkazdan çıkardık.
Kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti."
Arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasının ardından
ilk kez Ebrar Sitesi'nin enkazına geldiğini dile getiren Tuzcu, ailesiyle
yıkılan binada yediği son yemeği hala unutamadığını vurguladı.
Tuzcu, "Annem, özellikle evladın kıymetli olduğuyla
alakalı şeylerden bahsetti, nasihatte bulundu. Veda yapmışız ama bilmeyerek.
Herkes uyudu ama sabaha kalkamadık. Sabaha birçok insan kalkamadı. Rabb'im
inşallah bir daha kimseye göstermesin." ifadesini kullandı.
Ebrar Sitesi'ni yapan müteahhitten şikayetçi olduklarını,
akrabalarının ölümünde kimin kusuru ve ihmali varsa en ağır cezayı almalarını
istediğini anlatan Tuzcu, şunları kaydetti:
"Depremin ardından günlerce ağladım. Hangi birine
üzüleceğim, 69 can ve birçok tanıdığım insan. Sabah akşam selamlaştığım
kişiler. Artık üzülemiyorum çünkü çok üzüldüm ve ağladım. Bazen diyorum,
Allah'ın gücüne gitmesin ama ben de mi gitseydim? Kendimi şanslı hissetmiyorum
aslında, zaten çok şey kaybettim. Buraya geldiğim zaman babamın yorganı vardı,
onu gördüm. Onun tarifi yok. Eşyalarla hatıralarımız vardı. Uyuyamıyorum, her
gün biri aklımda. Bu döngü nasıl gidecek? Bu acıyla hisler ölünceye kadar
içimizde kalacak." AA