Küresel enerji tüketimi, nüfusla
orantılı olarak her yıl artarak devam ediyor. 2035 yılına gelindiğinde 1998
yılında tüketilen enerji miktarının iki katı, 2055 yılında ise üç katı olacağı
tahmin ediliyor. Hem doğal kaynakların hızla yok olması hem de bu kaynakların
çevreye verdiği zarara karşı elektrik üretimi için ‘yenilenebilir enerji
kaynaklarına’ yönelim tüm dünyada gündemde. Kömür, petrol ve doğalgaz gibi
fosil yakıtlara ihtiyaç duyulmadan enerji üretmek için yapılan çalışmalar son sürat
devam ediyor. Uzmanlar tarafından enerji kaynaklarına yönelik teknolojiler
geliştiriliyor. Gerek devlet politikaları gerek vatandaşların daha da
bilinçlenmesiyle dünyada ‘yeşil enerjiye’ yönelim de arttı. Elektrik tarifeleri
karşılaştırma ve tedarikçi değiştirme sitesi encazip.com dünyadaki ve Türkiye’deki bu değişimi inceledi.
Tüm
dünyayı etkisi altına alan covid-19 salgını, küresel enerji talebini etkilemeye
devam ediyor. Covid-19’un etkisinin yoğun olduğu 2020'de küresel enerji talebi
yüzde 4 düşmüştü. Bu, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük düşüş ve şimdiye
kadarki en büyük mutlak düşüş olarak kayıtlara geçti. 2021’de ise covid-19
önlemleri kapsamında getirilen kısıtlamalar kalktıkça ve ekonomiler düzeldikçe
enerji talebi de artmaya devam ediyor. Gelişmekte olan pazarlar, enerji
talebini 2019’daki seviyelerinin üzerine çıkarıyor. Enerji talebinin giderek
daha da artacağı tahmin ediliyor.
Enerji üretiminde yenilenebilir
enerjinin payı yüzde 30’a çıkabilir
Doğal kaynakların da biteceğini
öngören uzmanlar, artan bu enerji talebini karşılamak için yenilebilir enerji
politikalarını gündemde tutuyor. EMBER’in 2021 Küresel Enerji Raporu’na göre,
elektrik üretimindeki yenilenebilir kaynakların payının 2021'de tüm zamanların
en yüksek seviyesi olan yüzde 30'a ulaşacağı tahmin ediliyor. Nükleer ve
yenilenebilir enerji toplamının dünyadaki kömür santrallerindeki elektrik
üretimini geçeceği öngörülüyor. Doğal kaynaklardan petrolün 50 yıl, doğalgazın
ise 200 yıl içinde tükeneceği de tahminler arasında. Karbondioksit
emisyonlarını azaltarak çevrenin korunmasına yardımcı olmaları bakımından da
yenilebilir enerji kaynakları önem kazanıyor. Hem doğal kaynakların tükenme
tehlikesiyle karşı karşıya olması hem de bu kaynakların doğaya verdiği zararın
değerlendirilmesiyle yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim gittikçe
artıyor. Yenilenebilir enerji kaynakları arasında, hidro, jeotermal, güneş,
rüzgâr, odun, bitki artıkları, biyokütle ve gel-git bulunuyor.
Dünyada yenilenebilir enerji
yükselişte
IEA’nın Küresel Enerji 2021 raporuna
göre, 2020’de küresel elektrik talebindeki düşüşle birlikte rüzgâr ve güneş
enerjisinin öncülüğünde yenilenebilir enerji rekor düzeyde büyüdü. Yenilenemeyen kaynaklara talep
yüzde 3'ten fazla azaldı. Kömür, 2020'de tüm elektrik kaynakları arasında 440
TWh düşüşle en çok etkilenen oldu. Gazla çalışan elektrik santralleri, üretimde
diğerlerine kıyasla daha az düşüş yaşadı. Petrol, 2012'den bu yana kesintisiz
küresel düşüşünü sürdürerek yüzde 4,4 azaldı.
Rüzgâr enerjisi artış gösterebilir
2021 Küresel Elektrik Raporu’na göre,
“yenilenebilir enerji covid-19 döneminin başarı hikayesi olmaya” devam ediyor.
Yenilenebilir enerji talebi 2020'de yüzde 3 arttı. Elektrik sektörü,
yenilenebilir enerji talebinin yüzde 8'den fazla genişlemesi ile 8300 TWh'ye
ulaşarak mutlak olarak rekor seviyedeki en büyük yıllık büyümeyi işaret ediyor.
Yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payının, Sanayi Devrimi'nin
başlangıcından bu yana en yüksek payı alarak neredeyse yüzde 30'a çıkması
bekleniyor. Yenilenebilir enerji üretiminde en büyük paya sahip alan ise rüzgâr
enerjisi. Rüzgârın 2020'dekinden 275 TWh veya yaklaşık yüzde 17 büyüyerek en
büyük yenilenebilir enerji üretimi artışını yaşayacağı öngörülüyor. Uzmanlar
güneş enerjisinden elektrik üretiminde de yüzde 18 artış yaşanacağı görüşünde.
Yenilebilir enerjinin payı Türkiye’de
yüzde 43’ çıktı
Dünyada 2015 yılında toplam elektrik
üretiminde tüm yenilenebilir ve nükleer enerjinin payı yüzde 34 iken bu sayı
2020’de yüzde 39’a çıktı. Türkiye’de 2015 yılında toplam elektrik üretiminde
tüm yenilenebilir enerjinin payı yüzde 33 iken bu sayı 2020’de yüzde 43’e
çıktı.
Türkiye’deki
son durum ne
Türkiye’de kaynak bazında elektrik üretimine bakıldığında kömürün payı
yüzde 34, doğalgaz ve petrolün payı yüzde 23, hidrolik, biyoenerji ve diğer
yenilenebilir enerji kaynaklarının payı yüzde 31, rüzgâr ve güneş enerjisinin
payı ise yüzde 12. Bu tabloda yenilebilir enerji kaynaklarının Türkiye’deki
elektrik üretimindeki payının giderek arttığı ortaya çıktı. 2020’de Türkiye’de
üretilen toplam elektriğin yüzde 43’ünü yenilenebilir enerji kaynakları
oluşturdu.
Nükleer enerji santrali yapım
aşamasında
Bir başka yenilenebilir enerji kaynağı
olan nükleer enerji santrali için ise çalışmalar devam
ediyor. 2017 yılında başlayan Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali inşaatı
Akkuyu santralinin 2026’ya kadar çalışır duruma getirilmesi planlanıyor. Dört
üniteden ilkinin ise 2023 yılına kadar çalışmaya başlaması planlanıyor.
Hükümetin hedefi ise 2030 yılına kadar iki nükleer enerji santrali daha inşa
etmek.
Son beş yılda Türkiye’de enerji
üretimindeki değişim
Uzmanlara göre Türkiye, yenilenebilir enerji
kaynakları yönünden dünyanın şanslı bölgelerinden birinde yer alıyor. 2021
Küresel Elektrik Raporu’na göre, kömürden elektrik üretimi iki yıldır düşüşte.
Uzmanlar iki yıldır süregelen elektrik talebindeki durgunluk ile rüzgâr ve
güneş enerjisi üretimindeki artışın, kömürü geri plana düşürdüğünü belirtiyor.
Rapora göre, bu 7 TWh azalmanın esas nedeni, elektrik talebindeki büyümenin son
iki yılda geçici bir duraklama dönemine girmiş olması. Ayrıca 2020’de doğalgazdan
elektrik üretiminde yaşanan artış da kömürden üretimin daha geri planda
kalmasına neden oldu. Rapora göre, Türkiye’deki son beş yıllık değişimler
şöyle:
·
Yenilenebilir
enerji 2015 yılında elektrik üretiminin yalnızca üçte birini oluştururken 2020
yılında yaklaşık yarısını (yüzde 43) oluşturdu.
·
2015’ten
bugüne rüzgâr ve güneşin payı toplam enerji üretimindeki payını üçe katladı.
·
Rüzgâr
ve güneş enerjisi, 2020’de Türkiye’deki üretimin yüzde 12’sini oluşturdu.
·
Dünyada
rüzgâr ve güneş enerjisinin üretim payı, son beş yılda iki katına çıkarken
Türkiye’de yaklaşık yüzde 4’ten, yüzde 12’ye yükselerek üç kat artış elde edildi.
Dünya ortalaması ise yüzde 9.4. Türkiye bu artış ile dünya ortalamasının da
üzerinde bir performans sergiledi ve ABD’yi dahi geride bıraktı.
·
Rüzgâr
ve güneş enerjisi, son beş yılda toplam üretimdeki paylarını yüzde 4’ten yüzde
12’ye (+23 TWh) çıkardı.
·
Hidroelektrik,
Türkiye’de başlıca yenilenebilir elektrik kaynağı olmayı sürdürüyor ancak
üretimdeki payı 2020 yılında, 2015 yılındaki oran (yüzde 26) ile aynı olarak
kaydedildi.
·
Elektrik
üretiminde doğalgazın payı, son beş yıl içinde yüzde 37’den yüzde 23’e düştü.
·
Kömürden
elektrik üretimi 2015 yılından bu yana yüzde 39 (+28 TWh) büyüme gösterdi. 2020
yılında ise yüzde 6 oranında düştü.