Ekmek verdi canından oldu

Ekmek verdi canından oldu

GAZETTE- Topluma ibret olması ve bir daha yaşanmaması amacıyla yeniden araladığımız eski cinayet dosyalarına, bugün 2008 yılında gerçekleşen iki ayrı olayla devam ediyoruz.


Ekmek verdi canından oldu

Para için yitip giden hayatlar

Turan Cemal Beriker Bulvarı üzerinde faaliyet gösteren Sönmezler Delikli Sac Sanayi ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yasin Sönmezler, 2 Ağustos 2008 tarihinde esrarengiz bir biçimde ortadan kayboldu. İşadamı, sırra kadem bastıktan 26 gün sonra Yenidam Mahallesi, Yeşilova Sulama Birliği yakınındaki tarla içerisinde Türkiye Jokey Kulübü'ne ait hayvan dışkılarının atıldığı alanda 50 yaşlarında bir erkek cesedi bulundu. Elleri ve ayakları domuz bağı ile bağlı, vücudu naylon poşetle sarılan ve baş bölgesine sert bir cisimle vurularak öldürüldüğü anlaşılan kişinin kimliğinin belirlenmesi için jandarma ekipleri inceleme başlattı. Yapılan DNA çalışmalarında, cesedin kayıp işadamına ait olduğu belirlendi. Sönmezler ailesi de tanınmayacak hale gelen Ali Yasin Sönmezleri'de saati, iç çamaşırı ve ayakkabılarından teşhis etti.

Cinayetle ilgili delil toplamaya çalışan jandarma güçleri, hiç kimseye borcu bulunmayan işadamı hakkında icra takibi başlatılması üzerine soruşturmanın yönünü değiştirdi. Jandarma, ödenmeyen çekler üzerindeki yazı ve imzaların iş adamına ait olmadığını tespit etti. Bunun üzerine iş yerindeki çalışanlardan el yazısı ve imza örnekleri alan jandarma ekipleri, jandarma kriminal laboratuarında yaptıkları incelemede söz konusu çeklerdeki yazı ve imzaların iş yerindeki muhasebe servisinde çalışan Gürkan Kulle (24) ile iş yerinde makina ustası olarak çalışan Arman Arı'ya (23) ait olduğunu tespit etti. Zanlıların öldürdükleri iş adamına ait çek koçanının kullanarak piyasadan çok sayıda inşaat ve işleme demir aldıkları, alınan bu demirleri hurdacılara yarı fiyatna satarak haksız kazanç sağladıklar tespit edildi. Bu bilgiler ışığında gözaltına alınan zanlılar, sorgularında suçunu itiraf etti. Zanlılar, jandarmaya verdikleri ifadede işadamı Ali Yasin Sönmezler'i, 3 milyon lirayı bulan çeklerin ödeme tarihlerinin yaklaşması nedeniyle paniğe kapılarak, yaptıkları plan sonucu iş yerinde öldürdüklerini söyledi.

 "Cinayet yöntemini filmlerden öğrenip aynısını yapmışlar"

Cinayeti nasıl işlediklerini de anlatan Gürkan Kulle ile Armağan Arı, patronlarını domuz bağıyla işkence yapıp öldürdükten sonra filmlerde izledikleri yöntemleri uygulayarak cesedi poşete sarıp bantladıklarını ve çürüyüp yok olacağı düşüncesiyle at dışkısı arasına attıklarını söylediler. İşyerindeki kan izlerini de titizlikle temizlediklerini ifade eden zanlılar, cinayeti 30 Temmuz tarihinde gerçekleştirdikleri, gece geç saatlerde de cesedi iş yerinden çıkardıkları belirlendi. Diğer yandan, şüphe çekmek istemeyen zanıların cenaze törenine katılarak gözyaşı döktükleri, mezarlığa kadar gittikten sonra evindeki akrabalarına da taziye ziyaretinde bulundukları da tespit edildi. Sönmezler'in yanında yaklaşık 15 yıldır çalışan muhasebeci Gürkan Kulle'nin askere gittiği dönemde ailesine iş adamının sahip çıktığı, her ay düzenli olarak para ve gıda yardımında bulunduğu öğrenildi. Sönmezler'in askerden gelen Gürkan Kulle'yi yeniden işe aldığı, her bayramda gıda, kış aylarında ise yakacak yardımı yaptığı belirlendi.

Sanıklara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

Sanıklar, Adana 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandı. Gürkan Kulle, ''Arman Arı'nın ilk düşüncesi, Ali Yasin Sönmezler'i kaçırdıktan sonra, iş yerindeki malları başka bir depoya taşıyıp dükkan açmaktı. Arman Arı, hayatımızın kurtulacağını söylüyordu. Çek yazıp mal aldık, satıp parasını paylaştık. 48 bin TL biriktirdim. Sattığımız malın havale günü yaklaşmıştı. Yaptıklarımız ortaya çıkacak diye Arman ile öldürme planı yaptık. Yazdığım çekler ortaya çıkınca kaçtım. Vicdan azabı çekiyorum. Vereceğiniz cezayı hak ediyorum'' dedi. Sanık Arman Arı da Gürkan Kulle'nin iftira attığını, cinayeti maktulün çeklerini kullandığı için onun işlediğini öne sürerek, şunları söyledi: ''Bu olay ortaya çıkarsa zor duruma düşeceğini, patronu öldüreceğini söylüyordu. Kendisine yapmaması için uyarıda bulundum. Ancak dediğini yaparak öldürmüş ve bağlamıştı. Beni de tehdit etti. İçine koyması için çuval getirmemi istedi. Kendisi cesedi araçla götürdü. Öldürme olayıyla ilgim yok. Şehnaz Sönmezler'in de olaya azmettirdiği iddiası asılsız. Vicdanım rahat. Tek suçum olayı yetkililere bildirmemek oldu.'' Tutuksuz sanık Şehnaz Sönmezler de eşini öldürmek için bir nedeninin olmadığını ifade ederek, ''Mutlu bir ailemiz vardı. Olayın aydınlığa çıkması için gece gündüz çalışan bendim. Sanık Gürkan'la günlerce katili aradım. Tehdit mektubu yazıp 300 bin TL istemişti. Planı uygulayamayınca cinayet yolunu seçti. Suçsuzum ve beraatımı istiyorum. Onları affetmeyeceğim'' diye konuştu. Mahkeme heyeti, duruşma sonunda sanıklardan Gürkan Kulle ve Arman Arı'nın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, tutuksuz sanık Şehnaz Sönmezler'in de beraatına karar verdi.

Küçük kızına küfür edilince katil oldu

Olay, 2008 yılının Şubat ayında, Kurtuluş Mahallesi, Sular kavşağı, tren istasyonu önünde meydana geldi. 01 T 1052 plakalı ticari aracı ile olay yerinde müşteri bekleyen 47 yaşındaki Fatih Yufkayürek, müşterilerin şikayeti üzerine daha önce duraktan kovulmasına rağmen aynı bölgede çalışmaya devam eden 34 yaşındaki Nihat Koçak ile tartışmaya başladı. İki taksici arasında başlayan tartışma karşılıklı küfürleşmeler üzerine kısa sürede yerine kavgaya bıraktı. Bıçak kullanılan kavgada, Fatih Yufkayürek, Nihat Koçak'ı kalbinden yaraladı. Kanlar içinde kalan ve ambulans ile Numune Hastanesi'ne götürülmek istenen Koçak, yolda hayatını kaybetti. 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim önüne çıkan Yufkayürek, “Nihat’la aynı durakta çalışıyorduk. Ben durak sahibinin temsilcisi olarak çalışıyordum. Müşteriler, Nihat’ın taksimetrede yazandan fazla para istediği şeklinde şikayet iletiyorlardı. Bunu kendisi ile konuştum. Bana hakaret etti. Bu yüzden tartıştık. İşyeri sahibi bunu duyup, işine son vermiş. Nihat, duraktan çıkarılmasından beni sorumlu tuttuğu için gördüğü yerde hakaret ediyordu. Olay günü de durak yakınındaki lokantada karşılaştık. Yemek yerken bana hakaret etmeye başladı. Ayrılıp, aracına binip gidecekten, küçük kızıma da küfredince kendimi kaybettim. Bulduğum bir bıçağı göğsüne sapladım. Bir anlık öfkeme hakim olamadım” dedi. Duruşmaya katılan, öldürülen taksicinin ağabeyi Hüseyin Koçak da sanık hakkında şikayetçi olmadı. Tanıkların da sanığın ifadesine benzer ifadeler vermesi üzerine mahkeme heyeti, cinayetin ağır tahrik altında işlendiğine kanaat getirdi ve önce “adam öldürmek” suçundan verdiği müebbet hapis cezasını  14 yıla, ardından sanığın duruşmadaki iyi hali nedeniyle 11 yıl 8 aya indirdi.