Türkiye Kamu Sen Adana
Şube Başkanlarının da katıldığı Basın Açıklamasında konuşan Türkiye Kamu-Sen
Türkiye Kamu-Sen Adana İl Temsilcisi Selahattin Dolgun , “Gözümüze uzak,
gönlümüze yakın Doğu Türkistan’dan yükselen çığlıkla yüreklerimiz yanmaktadır.
Ramazan ayında, Doğu Türkistan’da bir millet kan ağlarken; bütün dünya yine
kör, sağır, dilsiz; bu hayâsız, bu alçakça zulmü seyretmektedir. Ne yazık ki
milletimizin büyük çoğunluğunun yaşanan insanlık dramından haberi dahi yoktur.
Çin Devleti, yıllardır işgal ettiği Doğu Türkistan’da sistematik katliamlar
gerçekleştirmektedir. Türkistan kan gölü haline gelmişken hükümetler, yaşanan
dramı görmezden gelmekte, sözde insan hakları savunucuları susmakla
yetinmektedir. Doğu Türkistan’da evlerinden, yurtlarından edilmiş yüz binlere,
katledilen canlara kimsenin gözlerini kapatma hakkı yoktur. Mesele Müslüman
olmaksa Uygur Türkleri de Müslüman’dır. Mesele insan olmaksa Türkler de
insandır. Kayıp vatanın çilekeş evlatları, kardeşlerimiz! Saltuk Buğra Han,
Dilşad Sultan, Osman Batur, Kaşgarlı Mahmud, Yusuf Has Hacib, Ahmet Yüknek,
Yusuf Alptekin hepinizden özür dileriz. Ata yurdumuza sahip çıkamadık.
Emanetiniz vardı bizlere; Canınız, malınız, namusunuz! 150 yıldır Türkistan’ın
çığlığı duyulmadı Batı’da. Nedense işine gelen her olayda ayağa kalkan Batı,
konu Müslüman ve Türk olunca kör, sağır, dilsiz oluveriyor. bugün Türkistan kan
ağlıyor. Katil Çin’in namahrem eli Türk’ün ırzı üzerinde geziyor. Katil Çin’in
namahrem eli ezanların sesini kesiyor. Bugün Türkistan kan gölü ve Batı Türk’ün
kanı eşliğinde ayaklar altına alıyor insanlığı: susarak kusuyor içindeki kini!
Kardeşlerimiz, gözyaşlarınızı silmeye ellerimiz uzanamıyorsa da bugün
milyonlarca yürek, acını hafifletmek için atıyor Türkiye’nin dört bir yanında.
Türkistan; çilekeş insanların güzel yurdu, Kürşad’ını bekliyor. Ey yetkililer,
ey sözde insan hakları savunucuları! Binlerce yıllık kadim Türk yurdunda, en
temel insani değer olan inanca saygı ayaklar altına alınıyor. Soydaşlarımızın
ibadet etmeleri engelleniyor. Doğu Türkistan’da çocukların boynu bükük, minareler
ezansız, camiler cemaatsiz kalmış durumda… Ey insanlık! Taş mı kesildiniz,
neredesiniz? Kürsülerde aslan kesilen sözde dünya lideri, gerçekler karşısında
süt dökmüş kedi mi oldun? Bir Türk olarak, sınırlarımız dışında kalan Doğu
Türkistan’da yaşanan soykırım, Musul’da, Telafer’de, Suriye’de Türklerin
yaşadığı bölgelerde yaşanan etnik temizlik ve dünyanın dört bir yanında
soydaşlarımızın yaşadığı zulüm, yüreklerimizi yakıyor. Dünyanın her yerinde
Türk’e karşı girişilen bu saldırılar, tarihten Türk isminin silinmesi için
çabalayan şer odaklarının bir planıdır. Beşikteki bebeklerin çığlığı,
yüreklerimizi yakıyor. Binlerce yıldır Uygur kardeşlerimizin yaşadığı bu
topraklardan sürülmesi, ırzlarının ayaklar altına alınması, katledilmesi
yüreklerimizi yakıyor. Uygur kardeşlerimizin dünyanın uzak köşesinde yapayalnız
bırakılması yüreklerimizi yakıyor”dedi.
Basın açıklamasının
ardında Çin Mallarını kıran Kamu Sen üyeleri olaysız şekilde dağıldılar.