Seyhan Devlet Hastanesi Marsa Kadın Hastalıkları ve Doğum Ek
Hizmet Binasında ölü olarak dünyaya geldiği belirtilen bebeğini defnetmek için
gittiği Yüreğir ilçe merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Herekli Mahalle
Mezarlığı'na yaklaştığı sırada ağlama sesiyle evladının yaşadığını fark ettiği
anları unutamadığını dile getiren baba Sert, o günden bu yana gözüne uyku
girmediğini belirtti.
Duyduğu ağlama sesine önce inanamadığını belirten Sert, bir
yandan sevindiğini diğer taraftan da çocuğunu kendi eliyle kefenin içerisinden
çıkardığı o onları anlatmanın imkansız olduğunu söyledi.
Sert, bebeği hastaneden kefenin ve poşetin yanı sıra bir de
cenaze torbasının içerisinde teslim aldığını anlatan Hasan Sert, şöyle devam
etti:
"Köye geldim. Cenazeyi define götürürken, çocuğun
ağlama sesiyle açtım torbayı, ne elim ayağım tuttu, ne başka bir şey. İlk önce
inanmadım, ondan sonra aynı sesi çıkarttı, besmele çektim ve açtım. Açarken de
üçüncü sesi de getirdi çocuk. Fermuarı, kefeni, poşeti açtım. Poşeti açtım ama
kıyamadım elim girip de çocuğa bir şey olur mu diye. Kıyıp da çıkaramadım
poşetin içinden. Kucağıma koydum 112'yi aradım, durumu anlattım. Yolumu tarif
ettim. Ceketimi çıkardım ona sardım, ilk gördüğüm anda kaloriferi sonuna kadar
açtım, çocuk üşümüştür, muhakkak üşümüştür dedim. 112'yi beklemeye başladım. O
an 112'yi nasıl aradığımı şu an dinlemek isterim, hatırlamıyorum."
Bebeğinin yaşadığını anladığı anda arabada koltukta sürekli
onunla konuştuğunu aktaran Sert, gözyaşları içerisinde şunları söyledi:
"Yemin ettim ya ah kalmayacak. Allah ya bir şekilde
sesini duyurdu bana ama yemin ettim ahı kalmayacak o çocuğun.
Cumhurbaşkanımızdan da bu konuda yardım istiyorum. O çocuğun ahı kalmasın. Ya o
poşetin içerisinde çocuğun çektiğini ya benim çektiğimi... İnşallah bir ihmal
yoktur ve onların da canı yanmasın ama ihmal varsa benim canımın yandığı kadar
onlarınki de yansın."
Sert, evde eşinin, kendisinin ve diğer iki çocuğunun
durumunun kötü olduğunu ve psikolojilerinin bozulduğunu belirtti.
-"Ben canlı canlı çocuğumu kendi elimle
gömecektim"
Bekleyişlerinin sürdüğünü ve öldü denilen bebeklerinin
hastanede tedavisinin sürdüğünü dile getiren Sert, "Tıbben yaşamaz denildi
yaşayacak, Allah verdi çünkü. O poşetin içerisinde normal bir çocuk bile
yaşayamazdı, yaşadı ya. 'Ben savaşıyorum' diyor ya. Ne sevinebiliyoruz çocuğum yaşadı
diye, canlı canlı gömecektik bir de onu düşünüyorum. Ben canlı canlı çocuğumu
kendi elimle gömecektim." ifadesini kullandı.
Sert, çocuğunun hastanede kendilerinin de dışarıda bir savaş
verdiğini ve bu nedenle adını da "Savaş" koyacaklarını söyledi.
-"Çok şükür hayatta, kucağıma alacağım günü
bekleyeceğim"
Anne Melek Sert de "Çocuğumun sağlıklı bir şekilde
yaşamasını istiyorum, Allah'tan tek dileğim bu." dedi.
Doğumda bebeğinin yüzünü hiç görmediğini sadece kafasını
arkadan ve belini gördüğünü aktaran Melek Sert, "Çok merak ediyorum.
Yüzünü, elini ayaklarını çok merak ediyorum. Herhalde onu ilk gördüğümde
ağlarım, kalbim titriyor. Çok şükür hayatta, kucağıma alacağım günü
bekleyeceğim. Allah sağlıklı uzun ömürler versin. Çok büyük bir mucize,
hastanede iki saatten fazla yaşamaz denildi, 4 gündür hayatta çok şükür."
diye konuştu.
Anne Sert, normalde bebeklerine İbrahim ismini
koyacaklarını, ancak yaşadıkları bu olaydan ve verdikleri savaştan sonra Savaş
ismini koymayı kararlaştırdıklarını dile getirdi.
Babaanne Rima Sert, öldü denilen ve mezarını hazırladıkları
torununun 4 günden bu yana yaşadığını, şaşkınlık içerisinde olduklarını
kaydetti. AA