Yeni
Türkiye inşaası, Erdoğan’ın üyeliğiyle başladı
GAZETTE
- AK Parti 1. Olağanüstü Büyük Kongresi'yle 27 Ağustos 2014'te partisine veda
eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, anayasa değişikliğinin ardından partisine
979 gün sonra yeniden üye olarak dönmesi, Adana teşkilatlarında sevinç yarattı.
AK Parti Çukurova İlçe Başkan Yardımcısı, Yazar ve İşadamı Talat Özyürek,
Erdoğan’ın üyelik formuna attığı imzayı, yeni Türkiye’yi inşaa etme süreciyle
beraber, reformist siyasal safahat döneminin de başlangıcı olarak yorumladı.
Özyürek, gazetemize yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanımız genel merkeze
geldiğinde, herkesin gözleri adeta çakmak, çakmak olmuştu. Kurucular kurulu, bakanlar,
milletvekilleri, teşkilatlarda ki tüm AK Parti mensuplarının belki dilleri
susuyordu ama bedenimizin dili olan gözler lisan-ı hal ile sevinç çığlıkları
atıyordu” dedi. Özyürek, erdemliler hareketinin temelinde ve somut gerçekliğinde
Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ifade ederek, “AK Parti'nin kimliği, mührü Recep
Tayyip Erdoğan'dır” diye konuştu.
CUMHURİYET
TARİHİNDE İLK KEZ SİVİLLER ANAYASA YAPMA İRADESİNİ GÖSTERDİ
Halen
tartışılan referandum sonuçlarını da değerlendiren Özyürek, “Demokratik ve
hukuki açıdan tartışılması mümkün olmayan bir zaferdir. Tarihi, galibiyetlerle
dolu olan partimiz, üyeleri açısından
daha iyi bir netice beklentisi siyasal değil tamamen psikolojiktir. Cumhuriyet
tarihinde ilk kez siviller anayasa yapma iradesini göstermiş aynı zamanda bu
kadar zorlu bir coğrafyada, heterojen bir toplumda sistem değişikliği yapmak
niyet olarak dahi büyük bir cesaretin tezahürüdür” ifadelerini kullandı.
Özyürek, “Son 3 anayasamızın
referandum sonuçlarıyla 15 Nisan’ı mukayese etmek partimize hakarettir.
Başbakan ve bakanları ipte sallandıran, yüzlerce insanı gözaltında öldüren tankların,
apoletlerin gölgesinde gerçekleşen referandum sonuçları ile demokrasiyi hakim kılma
ülküsü ile hareket eden bizlerin iradesi altında gerçekleşen referandum sonuçları
bir olması mümkün mü? Yüksek oranlarda seçim galibiyetleri ancak
totaliter rejimlerde olur… Örnek verecek olursak Özbekistan, Afrika’da ki kimi
muz cumhuriyetlerinde referandumlar yüzde 90 oranında geçmektedir. Demokrasinin
beşiği olan İngiltere’de brexit kararı yüzde 1 ile ABD başkanlık seçimleri
yüzde 0,5 ile fark ile gerçekleşmiştir” dedi.
DÜNYANIN
HİÇBİR YERİNDE MAĞLUBİYET BAŞARI SAYILAMAZ
Sandıktan
yüzde 51 oranında ‘evet’ çıkmasını, ‘hayır’ cephesinin bir başarı olarak
gördüğünü hatırlatan Talat Özyürek, “Kendi kriterleri açısından başarılı olarak
adlandırmaları yine kendi açılarından doğaldır… Lakin benim açımdan sorunludur…
Dünyanın hiçbir yerinde mağlubiyet başarı sayılamaz. Ben evet cephesinde bir
insan olarak galibiyetin daha farklı oranlarda olmasını tabiî ki arzu ederdim.
Ancak bu arzumuz demokratik ve hukuki bir galibiyeti gölgelemez. Benim arzum insan
doğasının bir gereği olan daha iyiye ulaşma gayesidir. Hayır’ı başarılı olarak
sunmak sübjektif bir değerlendirme olup
siyaset bilimi ile asla açıklanamaz… Daha geniş bir tahlil yapabilirim ancak,
hayır veren kardeşlerimi kırmaktan çekindiğim için bu soruyu sonlandırmak
istiyorum” dedi.
ÇUKUROVALI
VATANDAŞLARIMIZA YAPACAKLARIMIZI ANLATAMADIK
Başkan
yardımcısı olarak görev yaptığı Çukurova İlçe Teşkilatı’nın referandumda
başarısız olduğu yönünde eleştirilere de değinen Özyürek, şunları söyledi; “Toplumsal değişimler transatlantiğin
yönünü çevirmeye benzer… Toplumlar filika değildir. Tabii ki seçmeni suçlamak
demokratik ahlaka sığmaz. Kendi açımdan Çukurovalı vatandaşlarımıza
yaptıklarımız, yapacaklarımızı tam anlamı ile anlatamamaktan kaynaklı bir durum
olduğuna inanıyorum. Çukurova halkı
bilinçli kültürlü insanlardan oluşan bir halktır. Analitik bir zekâsı vardır. Kendimizi
ifade edersek teveccüh edecekleri kanaatindeyim.”
YÜREĞİR,
SİYASETİN ZOR, VİRAJLARIN KESKİN OLDUĞU BİR COĞRAFYA
Özyürek,
AK Parti’nin kalesi olarak bilinen Yüreğir’de de ‘Hayır’dan tercih
kullanılmasını şöyle değerlendirdi; “Yüreğir’de
çok nezih, tecrübeli devlet terbiyesi almış aynı zamanda bir halk adamı olan kişilikli
bir belediye başkanımız var. Bu söylediğim hususlar, muarız ve muhalif insanların dahi tespitidir. Siyasetin sınırları içerisinde bir tahlil
yapmak gerekirse: Yüreğir zor bir coğrafya, siyasetin zor, virajlarının keskin,
dönemeçlerinin bol olduğu bir ilçemiz. Sosyokültürel yapı siyasetin
dinamiklerinin farklı işlediği bir ilçe. Bir yönüyle modernleşmeye çalışan ama
aynı zamanda feodal ve geleneksel yapısı ziyadesiyle zirvede olan bir ilçemiz. Yüreğir
‘in şimdiye kadar üst üste kazanan tek belediye başkanı Sayın Mahmut
Çelikcan’dır. İdaresi hayli güç olan bu ilçede, belediye başarısı direk oya
maalesef tahvil olmuyor. Yüreğir’de hizmet etkileyici ancak ve maalesef
belirleyici değil.”
HER
ŞEY GÜLLÜK GÜLİSTANLIK DEMEK GAYRİ SAMİMİ BİR YAKLAŞIM OLUR
Siyasi
ve yazar kimliğinin yanı sıra, başarılı bir işadamı olarak da tanınan Özyürek, Türkiye’de
adı konulmamış bir ekonomik kriz yaşandığına ve Adana’da bunun daha da fazla
hissedildiğine dair şu açıklamalarda bulundu;
“5 Nisan kararları, 28 Şubat ve 2001 krizlerini ziyadesiyle yaşayan biri
olarak söylüyorum. Elbette memleketimizde her şey güllük gülistanlık demek
gayri samimi bir yaklaşım olur. Ülkemiz
ekonomik olarak komplikasyon yaşamakta olup, en kısa sürede hep beraber elele vererek türbülanstan
kurtulacağız inşallah. Karşı komşumuz eşi ile tartışsa evimizde huzursuz
oluruz… Öyle bir coğrafyadayız ki, bir yanımızda ki; Suriye, Irak, işgal
altında diğer yanımızda hiçbir refleksini kestiremediğimiz Ermenistan diğer bir
tarafta ise Avrupa Birliği üyesi olan Yunanistan/İspanya ve sanayinin beşiği
Fransa ekonomik darboğazın eşiğinde. Ama bunları yakından takip etmezsek bilemiyoruz.
Bizde gezi olayları olur belgesel çekerler. Fransa’da emin olun çok daha ciddi
iç çatışmalar olmasına rağmen haçlı ittifakı orda ki durumu ziyadesiyle
sansürler. Adamların ülke menfaati söz konusu olduğunda yaptıkları manipülatif
refleksler kendi çıkarları açısından fazlasıyla rasyonel ve pragmatik doğrusu. Tüm
bu örnekleri ekonomik yalpalamamızı meşrulaştırmak için söylediğimi düşünmeyin…
Konjonktürel bir sıkıntı var ve biz de fazlasıyla nasipleniyoruz. Tüm bunları
da anlatırken lütfen adaleti elden bırakmayalım bu memlekette son yıllarda
yaşanan 27 Nisan/Gezi olayları/17-25 Aralık ve darbe teşebbüsü gibi trawmatik
sonuçları olan tamamı acaba bu memleketi bir elli yıl daha nasıl geriye götürebiliriz
girişimleri ile karşı karşıya kaldı. Tüm bu yaşanılanlara rağmen, süreci en az
tahribatlarla atlattığımız kanaatindeyim. Yukarıda bahsettiğim 2001 yılında
anayasa kitapçığı ve yazar kasa olayında memleketimiz bir gecede döviz kur
farkı, gecelik repo vs gibi tamiratı zor şeylerle karşı karşıya kaldığımızı
unutmayalım. Tüm bu yaşanılan
talihsizlikler bize bir kez daha göstermiştir ki Türk ekonomisi kurumsallaşmıştır.
Buna katkısı olanların Allah ecdadından razı olsun.”
İL
BAŞKANIMIZ FİKRET BEY’E ÇALIŞKAN KELİMESİ BENCE ACİZ KALIR
AK
Parti’nin Adana’da kısa zaman içerisinde daha da büyüyeceğine inandığını ifade
eden Özyürek, “Teşkilatımız Adana’da ki başı Sayın Fikret Yeni çalışkan değil.
Fikret Bey’e çalışkan demek kanaatimce hakaret olur. Çünkü çalışkan kelimesi bence
aciz kalır. hiperaktif deyin, multidisiplinel deyin, çalışkan ötesi bir kavram
üretin bende tamamına evet diyeyim. Herhalde Pozantı’dan Tufanbeyli’ye kadar sıkılmadık
el ayak basmadık toprak parçası bırakmamıştır. Belki biraz amiyane olacak ama
‘At sahibine göre kişner’ der atalarımız. Malum İl başkanımız böyle olağanüstü
enerji harcayınca tüm teşkilatlarda aynı eforu sergilemek için azami gayret
göstermek zorunda kalıyor. AKP il başkanları tarihini de unutmamanızı istirham
ederim. Geçmiş tartışmaların tamamı bitmiş çalışma odaklı hizmet odaklı bir
anlayış artık teşkilatlarımızda oturmuştur” dedi.