Samimi bir sohbet havasında geçen ziyarette Demet Sarı,
anayasa değişikliği halinde bunun işadamlarına ve ekonomiye kazandıracağı
faydaları anlattı. 2016 ‘nın sıkıntılı
geçtiğini, fakat 2017’nin daha iyi bir yıl olacağını belirten Sarı, “Ülkemiz
çok yoğun günler yaşadı. İnşallah yeni süreçte, sizlerle daha sık biraraya
geleceğiz, sorunlarınıza elimizden geldiğince çözüm arayacağız. Herşeye anında ve
yerinde müdahale edeceğiz. Başkanlık sisteminin
Türkiye’ye gerekli olduğuna inanan bir milletvekili olarak sizlerden Nisan
ayında oylanacak Yeni Anayasa için ‘Evet’ demenizi istiyoruz” dedi. Başkanlık
sisteminin Türkiye için faydalı olacağına ifade eden Sarı, şunları kaydedetti;
“Kampanyalarımız henüz yaygın olarak başlamadı, ama başladığında tüm teşkilat
olarak sahalara inecek, sizlere daha farklı şekilde broşürlerimizle,
notlarımızla, detaylı mahalle toplantılarımızla biraraya geleceğiz. Bizim istediğimiz, tam ifadesiyle
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir. Bunu Merhum Cumhurbaşkanları Turgut Özal
da, Süleyman Demirel de istemişlerdi, ama gerçekleştirememişlerdi. Biz
parlamenter sistemde, T.C. kurulduğundan beri sürekli sıkıntılar yaşadık.
Nihayet, 2017 yılı başında MHP’nin de
desteğiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gündeme geldi. Halkın önüne gitmesi
noktasında iki parti yola çıktılar. Biz Anayasa değişikliğini önce
komisyonlarda, sonra genel kurullarda anlattık, bu konudaki görüş ve
düşüncelerimizi anlattık, muhalefet de görüşlerini açıkladı. 339 oyla meclis
genel kurulundan geçti ve milletimizin, vatandaşlarımızın önüne geliyor. Biz
milletin iradesini her şeyin önünde tutan bir düşüncedeyiz. Doğruları doğru
şekilde anlattığımız için vatandaşlarımız sandıkta her zaman her şartta bizlere
destek verdi. Yeni Anayasa da doğru şekilde anlatılırsa, Nisan ayında
vatandaşımız, milletimiz bizlere destek olacaktır. Biz sizlerden ‘Evet’ noktasında destek
istiyoruz. Türkiye’nin kaderini değiştirecek bir seçimi gerçekleştireceğiz.
Parlamenter sistem, Türkiye’ye uygun değil. Türkiye’nin rejimi Cumhuriyet’tir,
bunda sorun, sıkıntı yok. Tam tersi, yönetim şekli ile değişiklik, yanı çift
başlılığı ortadan kaldıracak bir sistem değişikliğini öneriyoruz. Cumhuriyet,
laiklik gibi Anayasa’nın ilk 4 maddesinde değişiklik yok, onlar zaten yerinde
duracak. Çünkü bunlar 1923′te tescil edilmiş, olmazsa olmazlarımızdır. Ama
yönetim sistemi, Türkiye’nin büyümesini önlüyor. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın
yetkililerinin çakışması sorunu geçmişte yaşandı. Ekonomik ve siyasi istikrarsızlık
yaşandı. Ak Parti döneminde uyum var, ama gelecekte böyle devam edeceğinin
garantisi yok. Biz iki başlılığı gidermek istiyoruz. Bunun için destek
istiyoruz” dedi.
ÜLKENİN MENFAATİ OLAN HER ŞEYE VARIZ
Bu ülkenin menfaatine olan her şeye varız” diyen Başkan Burhan
Kavak ise, Türkiye’nin önünü açacağını ve prangalarından kurtularak koşarak
ilerlemeye başlamasına vesile olacağını düşündükleri referandumla ilgili de,
“Evet” oyu kullanacaklarını açıkladı. Adana’yı metropol bir kent haline
dönüştürmek için ellerinden gelen gayreti göstereceklerini ifade eden Burhan
Kavak, “Sadece kendi ürettiklerimiz değil, nerede bu hedefe katkı sağlayacak
projelerle karşılaşırsak destek vereceğiz. Bunu samimi dokunuşlarla yapacağız.
Mümkün mertebe fikir babası olmaya özen göstereceğiz” diye konuştu. Birinci
önceliklerinin yılmadan ve durmadan çalışmak olduğunu kaydeden Kavak, “Üyelerimize
hizmet verirken bölgemize de katkı sağlayacağız. Bölgemize katkı sağlamak aynı
zamanda üyelerimize katkı sağlamaktır. Çünkü üyelerimiz tüccar ve
işadamlarından oluşuyor. Dolayısıyla onların girişimi bölgemizin girişimidir.
Bizler bu çerçeve de olaya bakıyoruz” dedi. Kavak, şunları söyledi; “Bunların
yanında yerel yöneticilerimizle de temasa geçeceğiz. Onlarla dirsek temasında
olacağız, yakın ilişkiler kuracağız. ‘Bu bizim asli görevimiz değil’ deyip
geçmeyeceğiz. Nihayetinde biz bu şehirde yaşıyoruz. Kendi dönemimde, kentteki
sivil toplum kuruluşlarından tutun, yerel yöneticilerimiz ve siyasilerimize
varana kadar daha samimi bir dokunuş ile birlik-beraberliğimizi arttıracağız.
Kaldı ki birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Geçen
yıl bunun önemini gördük. Birbirlerine
küskün, kırgın olanlar, ya da aralarında ırksal ayrım bulunanlar, ‘15 Temmuz
Darbe Girişimi’nden sonra tek bir vatan, tek bir millet düşüncesiyle
birleştiler. Bu darbe girişimini ve kırıntılarını tamamen dışarıya attılar.
Dolayısıyla biz bir ve birlikte olmak zorundayız. Biz birlikte güçlüyüz. Bu
birlikteliği sağlamak da öncelikli görevlerimizden birisidir. Ben 2017-2018
dönemi için seçildim. Allah izin verirse, 2019 yılının ocak ayında tekrar bir
genel kurul yapacağız. Bu iki yıllık süreç içerisinde bu birlik ve beraberliği
sağlamaya gayret göstereceğim. Gerek şehrimizde, gerek bölgemizle ilgili olsun,
kentimize değer katacak ya da metropol şehir yapacak ne kadar artı bir faaliyet
varsa biz bunların içerisinde olacağız. Mümkün mertebe fikir babası olmaya
gayret göstereceğiz. Fikir sunan olacağız, fikir sunanın da yanında olacağız.
Bunu tekrar söylüyorum, bunu biz tamamen samimi duygularla, samimi dokunuşlarla
yapacağız. Yanlış giden bir iş varsa gerek bürokrat, gerekse yerel
yöneticilerimizle diyaloğa gireceğiz ve sıcak yüzümüzle bunu hep beraber
çözmeye çalışacağız. Evet, ekonomik bir sıkıntı var. Kriz diyemeyiz ama sıkıntı
var. Bununla ilgili hükümetimizin ve devletimizin ciddi çalışmaları oluyor.
Teşvik paketleri, yapılandırmalar gibi destek paketleri var. Her gün farklı
destek paketleri açılıyor. Hem iş insanları için hem de tüketici için destek
sağlanıyor. Referandumdan sonra ekonomik sıkıntılar azalır diye
düşünüyorum. İş insanları belirsiz
ortamdan kurtulur. Türkiye daha refah bir ülke haline gelir ve yatırımları
devam eder. MÜSİAD’ın geçen yıl yapmış olduğu bir anket çalışması vardı. Genel merkezin
hazırladığı ankette, “2016-2017 yılını nasıl görüyorsunuz?” diye bir soru
vardı. 2017 yılı ile ilgili tabloya baktığımız zaman yüzde kırk civarındaki
üyemiz ‘’yatırım yapacağım’’ şeklinde fikir beyan etmiş. Yani ihracat ile
ilgili bir takım oranlar var. 2015 yılında kıyas yapılan oranlar var.