Şeb-İ Arus ve Mevlana Programı

Şeb-İ Arus ve Mevlana Programı

Mevlana’nın 741. Ölüm yıl dönümü münasebetiyle Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Kulübü ile Araştırma Hikmet İlim Kulübünün öncülüğünde bir program düzenledi. 


Şeb-İ Arus ve Mevlana Programı

“Mesnevi Sohbetleri ve Musiki” başlıklı programda Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr Sezayi KÜÇÜK “Mevlana ve Ölüm (Şeb-i Arus” başlıklı bir konuşma yaptı. Daha sonra Marmara Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi yönetimindeki YDÜ İlahiyat Fakültesi korosu bir konser verdi.

Programın açılış konuşmasını İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Ümit Yaptı.  “Mevlana ve Ölüm (Şeb-i Arus” başlıklı konferansında Sezayi KÜÇÜK, Mevlana’nın vefat etmeden önceki son zamanlarını “kırk yıl Mevlana ile beraber yaşadım” diyen müridi Ahmed-i Sipehsalar’ın yazmış olduğu bir risalesinden alıntılarla dinleyicilere anlattı. Daha sonra da Mevlana’nın Mesnevi ve diğer eserlerinde ölümü nasıl ifade ettiğini, aşağıda birkaç örneğini verdiğimiz şiirlerinden örneklerle ele aldı. 

“Ecel gelince, can bedenden uçar. Eski giysi gibi bedeni sırtından çıkarır atar. Böylece topraktan yaratılan teni gene toprağa geri verir de, kendi eski nurundan bir ten yapar ve ona bürünür.”

“Ben ölürsem sakın bana ‘öldü’ demeyin. Aslında ben ölü idim, dirildim, beni dost aldı, götürdü.”

“Aşksız yaşama ki ölmeyesin,

Aşk yolunda can ver ki, sonsuz bir hayata kavuşasın”

“Gerçeklerden haberli olarak ölen Hakk âşıkları, sevgilinin huzurunda şeker gibi erirler. Ötelerden haberdâr olanlar, Hak sevgisinde derlenip toparlananlar, şu insan kalabalığı gibi ölmezler. … Aslında hak âşıklarından ölüm uzaktır. Onlar ne ölürler, ne de yok olurlar…”

Daha sonra Türkiye’de dini musiki alanında başarılı çalışmaları ile bilinen Prof. Dr. A. Hakkı Turabi’nin yönettiği YDÜ İlahiyat Fakültesi korosu ise, seslendirdiği birbirinden güzel ilahilerle dinleyicileri mest etti.

Program, YDÜ öğrencileri ile birlikte üniversite dışından Mevlana dostlarının katıldığı kalabalık bir topluluk tarafından ilgiyle izlendi.