Sıcak havalarda yapı inşasında bazı sorunlar
yaşanabileceğine dikkat çeken Nazım Biçer, "Adana gibi sıcak ve nemli
illerde yapı üretim sürecinde dikkatli olunmasında büyük yarar var" dedi.
Can ve mal güvenliğini etkiler
Adana'nın sıcak ve nemli havasıyla dikkat çeken bir kent
olduğuna vurgu yapan İMO Şube Başkanı Nazım Biçer, "Bu gerçeklik, yapı
üretim sürecinde daha hassas olmayı gerektirmektedir. Özelikle Adana gibi sıcak
iklime sahip kentlerimizde, yapı üretim aşamalarında hava şartlarının dikkate
alınması gerekmektedir. Planlama aşamasından doğru projenin uygulanmasına, yapı
denetimin eksiksiz yapılmasına, konutun anahtar teslimine varıncaya kadar yapı
üretim süreci bir bütündür; her aşaması kendine has özellikler taşımaktadır.
Adana gibi sıcak havaya sahip kentlerde ve bölgelerde ise en az diğer aşamalar
kadar önem arz eden konu beton dökümü ve kalıp sökümüdür ki, bu işlem asıl
olarak taşıyıcı sistemi teşkil eden demir-beton ikilisinin standartlara uygun
bileşiminin sağlanması olduğundan yapının sağlamlığını dolayısıyla can ve mal
güvenliğini doğrudan etkilemektedir" diye konuştu.
Beton dökümü ve kalıp sökümüne dikkat edilmemesi tehlikeye
davetiye çıkartmaktır
İMO Adana Şubesi olarak mesleki ve toplumsal sorumluluk
gereği kamuoyunu ve meslektaşlarını sıcak havalarda beton dökümü ve kalıp
sökümü ile ilgili uyarmayı görev olarak gördüklerine vurgu yapan Nazım Biçer, şöyle devam etti:
" Bu noktada
şantiye şefi meslektaşlarımıza, yapı denetim firmalarına, belediyelere, ilgili
kurum ve kuruluşlara büyük sorumluluk düştüğünü de hatırlatıyoruz.
Unutulmamalıdır ki, bilimsel-mesleki esaslara ve mesleki etik kurallara uygun
yapı üretim süreci ile her koşulda güvenli yapı üretimi temin etmek mümkündür.
“
Nazım Biçer kalıp sökümünde dikkat edilmesi gereken
hususları şöyle sıraladı:
“Kalıp sökümünde dikkatli olunmalıdır. Kalıp sökülme
sürelerini tayin etmek için betonun mukavemetinin ne kadar dayanım kazandığının
bilinmesi gerekmektedir. Betonun hedef dayanım süreleri ise iklim şartları,
sıcaklık dolayısıyla betonun doğru zamanda sulanması ile doğrudan ilintilidir.
Beton dökümü sırasında, şartnamelerde öngörülen sayıda beton numunesi alınmalı
ve test edilmelidir. Test edilen beton numunelerinden elde edilen basınç
mukavemeti proje mukavemetinin yüzde 70'ine karşılık gelmesi durumunda betonun
yeterince dayanım kazandığı kabul edilir ve kalıp sökümü işlemi
gerçekleştirilebilir. Betonla ilgili
deney sonuçlarını ilgili denetim mühendisine onaylatmadan, değerlendirmesine
sunmadan yapının hiçbir bölümünde kalıp veya dikme yerinden oynatılmamalıdır."
Beton uyarısı
Sıcak ve nemli havada sağlıklı ve dayanıklı yapı üretimi
için beton dökümünün öneminden söz eden İMO Adana Şube Başkanı Nazım Biçer, şu
uyarılarda bulundu:
"Hidratasyon
ısısı düşük çimento tercih edilmeli, erken priz yapan çimento
kullanılmamalıdır. Agregalar mümkün olduğu kadar güneş ışınlarından
korunmalıdır. Çok ısınmışlarsa su ile soğutulup kullanılmalıdır. Beton dökümüne
başlamadan kalıp ve donatı mutlaka ıslatılmalıdır. Beton zemine dökülüyorsa
beton suyunun zemin tarafından emilmemesi için zemin önceden sıkıştırılmalı ve
tesviye edilip mutlaka ıslatılmalıdır. Betonun yerleştirmesi işlemi daha çok
personelle, mümkün olan en kısa zamanda iyi bir vibrasyon işlemi ile
yapılmalıdır. Beton hazırlanmasından itibaren en fazla 120 dakika içinde yerine
yerleştirilmelidir. Gerektiğinde geciktirici katkı konularak bu süre
uzatılabilir. İnşaat mahallinde 1 metreküp betona ilave edilecek 10 litre su,
basınç dayanımında yüzde 8 mertebesinde bir azalmaya sebep olacaktır. Betonu
yerleştirdikten sonra mastar yapılıp bırakmalı yüzey parlaklığı kaybolup
üzerinde gezinildiğinde tahta mala ile düzeltme yapılmalı, çatlaklar
kapatılmalıdır."
Beton döküldükten sonra yüzeyinin zarar görmeyecek hale
geldiği dönemle ilgili önerilerini de paylaşan Nazım Biçer, şunları kaydetti:
"Beton yüzeyi zarar görmeyecek hale geldiğinde mümkün
olan her yere su püskürtülüp beton yüzeyi ıslak tutularak kür uygulanmalıdır.
Bu konu yerleştirmeden sonraki ilk 24 saat içinde çok önemlidir. Bütün beton
yüzeyleri ıslak tutulmalı ve bu uygulama kesintisiz yapılmalıdır. Kalıplanmamış
yüzeylerde sıcak hava ve rüzgâr etkisi ile kuruma işaretleri görülmeden betonun
kendi suyunun buharlaşmasını önlemek için su geçirmez kağıt, plastik örtü veya
kür bileşikleri uygulanmalıdır. Polietilen örtü yatay yüzeyler kadar düşey elemanlarda
da kullanılabilir. Girinti çıkıntılara uydurularak yapıştırılırsa hava
geçirmezlik sağlar, ancak perdahlı yüzeylerde leke bırakabilir. Beton günde en az 3 defa kurumasına fırsat
verilmeden sulanmalı veya üstüne konulacak kum kanaviçe, çuval, hasır gibi
örtüler suyla sürekli doygun hale getirilmelidir. Su kürü uygulandığında suyun
sıcaklığı beton sıcaklığından çok düşük olmamalıdır, aksi takdirde ısı farkı
ile yüzeyde oluşacak gerilmeler betonun çatlamasına sebep olacaktır. Sıcak
havada beton prizini erken alır. Henüz priz aşamasında iken yanına yeni dökülen
betonda uygulanacak vibrasyon önce dökülen betonun çatlamasına sebep olur.
Yakın civardaki yoğun, ağır trafik, sarsıntılar, deprem de benzer şekilde
betonunu çatlatabilir. Sıcak hava şartlarında taze ve sertleşmiş betonun tüm
özelliklerinin olumsuz yönde etkilendiği unutulmamalıdır."