Mutlu, beraat eden bar sahibi patronu Mahfuz Karakaya'nın kendisini
azmettirdiğini ileri sürünce Karakaya da tutuklandı.
İddiaya göre, Mahfuz Karakaya'nın işlettiği barda garson
olarak çalışan Fırat Mutlu ve arkadaşı 20 yaşındaki Derviş Karayiğit ile
birlikte merkez Seyhan İlçesi Reşatbey Mahallesi'ndeki bardan çıkıp 24 Haziran
2010'da 01 T 0302 plakalı taksiye binmek
istedi. Sürücü Mehmet Çınar, sıranın kendisinde olmadığını söylemesi üzerine
çıkan tartışmada iki genç tarafından göğsünden bıçaklandı. Ağır yaralanan
taksici Çınar, bir hafta sonra öldü. Tutuklanan Fırat Mutlu ile Derviş
Karayiğit hakkında 'bıçakla kasten öldürme', Mahfuz Karakaya hakkında da
'cinayeti azmettirme' iddiasıyla Adana 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava
açıldı. Yargılama sonucu, Fırat Mutlu ile Derviş Karayiğit'i ömür boyu hapis
cezasına çarptırdı, tutuksuz yargılanan Mahfuz Karakaya ise beraat etti.
YARGITAY BOZDU
Temyize gönderilen dosyayı inceleyen Yargıtay 1'inci Ceza
Dairesi, beraat eden Mahfuz Karakaya'nın sanıklar ve sanık yakınları ile olay
günü ve öncesinde telefonla görüşmelerinin olması ve bu hususların yeterli
şekilde araştırılmadığını belirterek kararı bozdu. Bozma kararının ardından
Fırat Mutlu ile Derviş Karayiğit tekrar hakim karşısına çıkarken Mahfuz
Karakaya duruşmaya katılmadı. Adana 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde tekrar hakim
karşısına çıkan Fırat Mutlu daha önceki duruşmada yanında çalıştığı
Karakaya'nın olayla ilgisi olmadığı yönündeki ifadesini değiştirdi. Mutlu,
"Mahfuz Karakaya bana sahibi olduğu barın üzerinde bekar evi tutmuştu. Karakaya
ile taksici Mehmet Çınar arasında husumet olduğunu öğrendiğim. Benden
intikamını almamı istedi. Olay günü bana 15-16 tane uyuşturucu hap verdi ve
içmemi istedi. Hapları içtim. Ardından da Mehmet Çınar'ı öldürmemi istedi.
Taksiciyi ben öldürdüm, Derviş Karayiğit'in olayla ilgisi yok. Beni azmettiren
kişi Mahfuz Karakaya'dır. Cezaevinde iken bana para ve mektup da gönderdi"
diye konuştu.
TUTUKLANDI
Yakalanarak duruşmaya getirilen Karakaya suçlamaları
kabul etmedi. Fırat Mutlu'yla olayla ilgili yargılama sırasında tanıştığını
belirten Karakaya, "Yargılama sırasında ben de tutuklanmıştım. Cezaevinden
duruşmaya gidip gelirken cezaevi aracında konuşmuştuk. Neden böyle bir ifade
verdi bilmiyorum. Ölenle aramızda husumet olmuştu. Ancak aradan 10 yıl geçti. Öldürecek
olsam o zaman öldürürdüm" diye savunma yaptı. Ayrıca, Fırat Mutlu'ya
gönderilen mektuptaki yazının bilirkişi incelemesi sonucu Mahfuz Karakaya'ya
ait olduğunu da belirlendi.
Bu gelişme üzerine mahkeme heyeti, Mahfuz Karakaya'nın da
tutuklanmasına karar vererek duruşmayı erteledi. Salih ÜÇTEPE/DHA