Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Tepebağ Mahallesi’nde, 5 Mart 1951 yılında dünyaya geldim. 1965 yılında, ilkokulu tamamladıktan sonra kendi tamir atölyemizde çırak olarak mesleğe başladım. 1968 yılında ise Maliye’ye kaydolarak kendi işyerimi açtım. Radyo, pikap ve teyp tamircisiydim. O yıllarda televizyon yoktu. 1988 yılında oda başkanı seçildim. O yıldan bu yana, 10 dönemdir görevimin başındayım.
Meslektaşlarınızın mücadele ettiği en büyük sorun şu anda nedir?
Adana’da, 1970’li yıllardan 2000’li yıllara kadar yoğun bir iş hacmi vardı. Bu dönemde sanaktar sayısı da azdı. Karaisalı, Kadirli, Kozan gibi ilçelerden iş gelirdi. 1985 yılından sonra televizyon yaygınlaşmaya başladı. Fakat bunun etkisi bize olumlu yansımadı. Sanatımız gerileme sürecine girdi.
Niçin gerileme sürecine girdi?
Eskiden cihazların üretici firma garantisi bulunmuyordu. Sonrasında 1 yıl garanti vermeye başladılar. Şimdi ise 3 yıldan 7 yıla kadar garanti belgesi veriliyor. Garanti süresi dolup da arızalanan bir televizyon getirildiğinde, çıkarılan fiyatı müşteri beğenmiyor. 200-300 TL masraf çıkarsa, kredi kartını kullanarak gidip yenisini alıyor. Ayda 200-300 lira ödediği taksit gözüne batmıyor. Şu an mevcut elektronikçilerin depoları hurdalık gibi, müşterinin bıraktığı LCD televizyonlarla dolu.
Kayıt dışı çalışanlarla ilgili şikayetleriniz oluyor mu?
Bütün sektörde olduğu gibi elbette bizim de bu konuda şikayetlerimiz mevcut. Bundan 10 yıl öncesine kadar odamıza kayıtlı 350’ye yakın esnaf varken, şu an 80 üyemiz bulunuyor. Üstüne üstlük bir de Suriyeliler çıktı başımıza. Adam evlere gidip tamirat yapıyor. 15 liraya gidip anten kurulumu yapıyor. Vergisini ödeyen bir esnafı aynı iş, 50 liradan aşağıya kurtarmaz. Suriyeli’ye vergi ödemediği, dükkan kirası vermediği için 15 lira hayliyle yetiyor. Burada Suriyeli’ye iş veren vatandaş 20 gün sonra bize gelip televizyonunun çalışmadığını söylüyor. Kurulum veya tamiratta hata ile karşılaşıyoruz. Suriyeli işini düzgün yapamadığı için müşteri daha fazla masraf ödemek zorunda kalıyor. Suriyeli’yi de bir daha bulamıyor tabi.
Çırak yetiştirebiliyor musunuz?
Milli Eğitim'deki sistem değişikleri nedeniyle, meslek öğretecek yardımcı eleman bulamıyoruz. Yetiştirecek çırak, kalfa yok. Ustalarımız mesleği devam ettireck kimseyi bulamayınca kepenk indirmeye mecbur kalıyor. 1980 ile 1990 yılları arasında 250’nin üzerinde çırak kaydı yaptırdığımı biliyorum. Devletimiz, ilkokul çağında ki çocukların hangi branşa yatkın olduğunu tespit edip o sanata yönlendirirse bu sorun çözümlenir diye düşünüyorum.
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Elektronikçi esnafı perişan. Cihaz tamiri için her markanın parçasını servisler nedeniyle temin edemiyoruz. Her şeye rağmen esnafımız ayakta durma mücadelesine devam ediyor. Odamızın meslek alanı çok geniş. Basın yayın organları, klima, buzdolabı tamircileri ve internet cafelerin de bize bağlı olması gerekiyor. Bunlar elektronik eşya ve iletişim sınıfında değerlendirilmeli. Meslek guruplarını ilgili bakanlık belirliyor fakat bazı teşhislerde yanlışlık var.