TÜMER: TOPLUM NE İSTİYOR BİZ NELERLE UĞRAŞIYORUZ

TÜMER: TOPLUM NE İSTİYOR BİZ NELERLE UĞRAŞIYORUZ

CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, Gazette Gazetesi İmtiyaz Sahibi Fatma İnci Gül’ü ziyaretinde önemli açıklamalarda bulundu. CHP’li Tümer, “Ocak ayında zaten genel kurula gideceğiz. Partimizin basın önünde, dışarıya çatışır gibi bir görüntü vermesi doğru değil” dedi.


TÜMER: TOPLUM NE İSTİYOR BİZ NELERLE UĞRAŞIYORUZ

“BAYKAL'IN ÖNERİSİ KENDİSİNİ BAĞLAR”

Anayasa Değişikliği Referandumunda kullanılan mühürsüz oylar ve YSK kararlarına karşı partisinin “pasif” kaldığı yolundaki eleştirilere katılmadığına değinen Zülfikar İnönü Tümer, “Türkiye bir hukuk devleti. İnsanları sokağa dökerek tankların önüne insan atamayız biz, Hukuk içinde davranmak zorundayız. Toplumsal bir muhalefette elbette yalnız bırakmayız, yanlarında oluruz ama çıkıp, ‘basın, yakın, yıkın' diyecek halimiz yok. İnsanları sokağa dökmenin çok ağır bedelleri olabilir” dedi.

“DİNDAR VE KİNDAR BİR NESİL YETİŞİYOR”

Mustafa Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyet’i kurduktan sonra yetkiyi tek adamlıktan halka dağıttığını hatırlatan Tümer, “Şu an ise bütün yetkiler tek adamda toplanmış durumda. Vatandaşlık ülküsüyle öğrenci yetiştiren köy enstitülerinin kaldırılıp, değişime uğrayan eğitim politikaları bizi bu hale getirdi. Bu meseleleri konuşmamızı sağlayan şey, ülkenin eğitimden gelen temel sorunudur. Çocuk okula gidiyor ama hiçbir bilimsel bilgi yok. Her tarafta İmam Hatip var. Dindar ve kindar bir nesil yetişiyor” diye konuştu.

 

CHP’li Tümer net konuştu

Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, parti içi muhalefetin olağanüstü kurultay talebini bu sözlerle eleştirdi: “Toplum ne istiyor, biz nelerle uğraşıyoruz.”

 GAZETTE - CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, parti içi muhaliflerin olağanüstü kurultay talebi ile ilgili olarak, “Türkiye’nin demokratik parlamenter sistemi reddettiği bir ortamda bunların konuşuluyor olması çok üzücü” dedi. “Tarafsız olması gereken bir cumhurbaşkanının, bir siyasi partiye kaydolması iç acıtıcıdır” diyen Tümer, “Asıl bunlar konuşulmalı. Toplum bizden ne ile uğraşmamızı bekliyor, biz nelerle uğraşıyoruz. Bütün Türkiye'nin umudu olan partimizin dışarıya, basın önünde çatışır gibi bir görüntü vermesi doğru değil” şeklinde konuştu.

Gazetemizi ziyaret ederek, İmtiyaz Sahibimiz Fatma İnci Gül ile gündemdeki konuları değerlendiren Milletvekili Tümer, önemli açıklamalarda bulundu. Amaçlarının yeni bir toplumsal manifestoyla, ülkeyi parlamenter sisteme döndürecek bir başkan adayı çıkarmak olduğunu belirten Tümer, “Olağanüstü kurultay arayışını doğru bulmuyorum. Bütün bunlar yersiz” diye konuştu.

 

BAYKAL'IN ÖNERİSİ KENDİSİNİ BAĞLAR

Anayasa Değişikliği Referandumunda kullanılan mühürsüz oylar ve YSK kararlarına karşı partisinin “pasif” kaldığı yolundaki eleştirilere katılmadığına değinen Zülfikar İnönü Tümer, şunları konuştu:

“Türkiye bir hukuk devleti. Hukuk içinde mücadele etmek durumundayız. İnsanları sokağa dökmenin çok ağır bedelleri olabilirdi” dedi. “Baykal'ın önerisinin kendisini bağlayacağını” ifade eden Tümer, “YSK tam anlamıyla kanunsuz bir iş yapmıştır. Seçim sonuçlarını değiştiren bir mühürsüz oy olayı var. Bunun müeyyidesi vardır. AYM, Danıştay görevlerini yapmaları gerekiyordu ama yapmadılar. Fakat biz ana muhalefet partisiyiz, iktidar adayıyız bir insanları sokağa çağırıp sokakta bunların tırnaklarına zarar gelecek bir eyleme sokmamız, hele hukukta daha gidecek yolumuz varken doğru olmazdı. Türkiye hukuk devleti buna inanıyoruz . İnsanları sokağa dökerek tankların önüne insan atamayız biz, Hukuk içinde davranmak zorundayız. Toplumsal bir muhalefette elbette yalnız bırakmayız, yanlarında oluruz ama çıkıp, ‘basın, yakın, yıkın' diyecek halimiz yok. İnsanları sokağa dökmenin çok ağır bedelleri olabilir.”

 

DİNDAR VE KİNDAR BİR NESİL YETİŞİYOR

Mustafa Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyeti kurduktan sonra yetkiyi tek adamlıktan halka dağıttığını hatırlatan Tümer, “Şu an ise bütün yetkiler tek adamda toplanmış durumda. Vatandaşlık ülküsüyle öğrenci yetiştiren köy enstitülerinin kaldırılıp, değişime uğrayan eğitim politikaları bizi bu hale getirdi. Bu meseleleri konuşmamızı sağlayan şey, ülkenin eğitimden gelen temel sorunudur” dedi. Tümer, “Çocuk okula gidiyor ama hiçbir bilimsel bilgi yok. Her tarafta İmam Hatip var. Dindar ve kindar bir nesil yetişiyor” ifadelerini kullandı.

 

YEREL BASININ GÜÇLENMESİ LAZIM

Konuşmasında yerel basının önemine de vurgu yapan Tümer, “Yerel basının çok kıymetli olduğunu gördük. Ne yaparsak yapalım, yerel basın olmadığı zaman, başka türlü sesimizi duyurma şansımız yok. Adana’da çok nitelikli gazeteler var. Bu Adana için ayrıca bir şans. Yereldeki insanlar yerel sorunlarla ilgileniyorlar. Yerel gazeteler bölge halkının sorunlarıyla daha yakından ilgilendiği için yerellerin güçlenmesi lazım. Güçlenmesi konusunda da önerilerimiz oluyor ama Ankara’dan baktığınız zaman hoşa gelmiyor. İnternet sitesi başka bir şey ama gazete haberciliğin ötesinde yorumları, bakış açısı, haberi, sunuş şekli bunlar çok fark ediyor. Gazetenin yerel olması her şeyi değiştiriyor. Gazetenin basılı olması ayrı bir değer.”

 

MUHALEFETTEN NE GELİRSE ‘YANLIŞTIR’ DENİLİYOR

Zamanının önemli çoğunluğunu Adana’da geçirdiğini ve Adana’ya değil de Ankara’ya sık gittiğini sözlerine ekleyen Milletvekili Tümer, “Salı, çarşamba ve perşembe Ankara’dayım. Onun dışında hep Adana’dayım. Ben Ankara’ya taşınmadım çünkü orda yapabileceğimiz çok fazla bir şey yok. Biz burdaki sorunları mecliste yansıtmaya çalışıyoruz. Ankara’da fazla kalmanın bana göre bir anlamı yok. Gerçekten kanun tekliflerimizi kabul etseler de biz de Ankara’da kalsak. Ama bizi ciddiye almadılar. Sanki hiç iyi bir şey önermemişiz gibi” dedi. “Sadece bize değil, diğer parti gruplarına da aynı şekilde davranıldı” diyen Tümer, “Zaten kimsenin bizden bir şey beklediği yok. Muhalefetten ne gelirse gelsin ‘yanlıştır’ deniliyor. Mesela Osmaniyeli bir milletvekili, evlilik programlarının yasaklanması ile ilgili teklif sundu, görüşüldü ve reddedildi. Toplumun büyük bir kısmı evlilik programı izliyor. Topluma ne verirseniz onu alır. Ne kadar kaliteli, nitelikli ufkunu açabilecek programlar verirseniz, bizim insanımız onu da alacaktır. Eskiden ne kadar güzel belgesel programları vardı, bilgiye dayalı yarışma programları vardı” dedi.