“BAYKAL'IN ÖNERİSİ KENDİSİNİ BAĞLAR”
Anayasa
Değişikliği Referandumunda kullanılan mühürsüz oylar ve YSK kararlarına karşı
partisinin “pasif” kaldığı yolundaki eleştirilere katılmadığına değinen
Zülfikar İnönü Tümer, “Türkiye bir hukuk devleti. İnsanları sokağa dökerek
tankların önüne insan atamayız biz, Hukuk içinde davranmak zorundayız.
Toplumsal bir muhalefette elbette yalnız bırakmayız, yanlarında oluruz ama
çıkıp, ‘basın, yakın, yıkın' diyecek halimiz yok. İnsanları sokağa dökmenin çok
ağır bedelleri olabilir” dedi.
“DİNDAR VE KİNDAR BİR NESİL YETİŞİYOR”
Mustafa
Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyet’i kurduktan sonra yetkiyi tek adamlıktan halka
dağıttığını hatırlatan Tümer, “Şu an ise bütün yetkiler tek adamda toplanmış
durumda. Vatandaşlık ülküsüyle öğrenci yetiştiren köy enstitülerinin
kaldırılıp, değişime uğrayan eğitim politikaları bizi bu hale getirdi. Bu
meseleleri konuşmamızı sağlayan şey, ülkenin eğitimden gelen
temel sorunudur. Çocuk okula gidiyor ama hiçbir bilimsel bilgi yok. Her tarafta
İmam Hatip var. Dindar ve kindar bir nesil yetişiyor” diye konuştu.
CHP’li Tümer net konuştu
Cumhuriyet
Halk Partisi Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, parti içi muhalefetin
olağanüstü kurultay talebini bu sözlerle eleştirdi: “Toplum ne istiyor, biz
nelerle uğraşıyoruz.”
GAZETTE - CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü
Tümer, parti içi muhaliflerin olağanüstü kurultay talebi ile ilgili olarak,
“Türkiye’nin demokratik parlamenter sistemi reddettiği bir ortamda bunların
konuşuluyor olması çok üzücü” dedi. “Tarafsız olması gereken bir
cumhurbaşkanının, bir siyasi partiye kaydolması iç acıtıcıdır” diyen Tümer,
“Asıl bunlar konuşulmalı. Toplum bizden ne ile uğraşmamızı bekliyor, biz
nelerle uğraşıyoruz. Bütün Türkiye'nin umudu olan partimizin dışarıya, basın
önünde çatışır gibi bir görüntü vermesi doğru değil” şeklinde konuştu.
Gazetemizi
ziyaret ederek, İmtiyaz Sahibimiz Fatma İnci Gül ile gündemdeki konuları
değerlendiren Milletvekili Tümer, önemli açıklamalarda bulundu. Amaçlarının
yeni bir toplumsal manifestoyla, ülkeyi parlamenter sisteme döndürecek bir
başkan adayı çıkarmak olduğunu belirten Tümer, “Olağanüstü kurultay arayışını
doğru bulmuyorum. Bütün bunlar yersiz” diye konuştu.
BAYKAL'IN ÖNERİSİ KENDİSİNİ BAĞLAR
Anayasa
Değişikliği Referandumunda kullanılan mühürsüz oylar ve YSK kararlarına karşı
partisinin “pasif” kaldığı yolundaki eleştirilere katılmadığına değinen
Zülfikar İnönü Tümer, şunları konuştu:
“Türkiye
bir hukuk devleti. Hukuk içinde mücadele etmek durumundayız. İnsanları sokağa
dökmenin çok ağır bedelleri olabilirdi” dedi. “Baykal'ın önerisinin kendisini
bağlayacağını” ifade eden Tümer, “YSK tam anlamıyla kanunsuz bir iş yapmıştır.
Seçim sonuçlarını değiştiren bir mühürsüz oy olayı var. Bunun müeyyidesi
vardır. AYM, Danıştay görevlerini yapmaları gerekiyordu ama yapmadılar. Fakat
biz ana muhalefet partisiyiz, iktidar adayıyız bir insanları sokağa çağırıp
sokakta bunların tırnaklarına zarar gelecek bir eyleme sokmamız, hele hukukta
daha gidecek yolumuz varken doğru olmazdı. Türkiye hukuk devleti buna
inanıyoruz . İnsanları sokağa dökerek tankların önüne insan atamayız biz, Hukuk
içinde davranmak zorundayız. Toplumsal bir muhalefette elbette yalnız
bırakmayız, yanlarında oluruz ama çıkıp, ‘basın, yakın, yıkın' diyecek halimiz
yok. İnsanları sokağa dökmenin çok ağır bedelleri olabilir.”
DİNDAR VE KİNDAR BİR NESİL YETİŞİYOR
Mustafa
Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyeti kurduktan sonra yetkiyi tek adamlıktan halka
dağıttığını hatırlatan Tümer, “Şu an ise bütün yetkiler tek adamda toplanmış
durumda. Vatandaşlık ülküsüyle öğrenci yetiştiren köy enstitülerinin
kaldırılıp, değişime uğrayan eğitim politikaları bizi bu hale getirdi. Bu
meseleleri konuşmamızı sağlayan şey, ülkenin eğitimden gelen temel sorunudur”
dedi. Tümer, “Çocuk okula gidiyor ama hiçbir bilimsel bilgi yok. Her tarafta
İmam Hatip var. Dindar ve kindar bir nesil yetişiyor” ifadelerini kullandı.
YEREL BASININ GÜÇLENMESİ LAZIM
Konuşmasında
yerel basının önemine de vurgu yapan Tümer, “Yerel basının çok kıymetli
olduğunu gördük. Ne yaparsak yapalım, yerel basın olmadığı zaman, başka türlü
sesimizi duyurma şansımız yok. Adana’da çok nitelikli gazeteler var. Bu Adana
için ayrıca bir şans. Yereldeki insanlar yerel sorunlarla ilgileniyorlar. Yerel
gazeteler bölge halkının sorunlarıyla daha yakından ilgilendiği için yerellerin
güçlenmesi lazım. Güçlenmesi konusunda da önerilerimiz oluyor ama Ankara’dan baktığınız
zaman hoşa gelmiyor. İnternet sitesi başka bir şey ama gazete haberciliğin
ötesinde yorumları, bakış açısı, haberi, sunuş şekli bunlar çok fark ediyor.
Gazetenin yerel olması her şeyi değiştiriyor. Gazetenin basılı olması ayrı bir
değer.”
MUHALEFETTEN NE GELİRSE ‘YANLIŞTIR’ DENİLİYOR
Zamanının
önemli çoğunluğunu Adana’da geçirdiğini ve Adana’ya değil de Ankara’ya sık
gittiğini sözlerine ekleyen Milletvekili Tümer, “Salı, çarşamba ve perşembe
Ankara’dayım. Onun dışında hep Adana’dayım. Ben Ankara’ya taşınmadım çünkü orda
yapabileceğimiz çok fazla bir şey yok. Biz burdaki sorunları mecliste
yansıtmaya çalışıyoruz. Ankara’da fazla kalmanın bana göre bir anlamı yok.
Gerçekten kanun tekliflerimizi kabul etseler de biz de Ankara’da kalsak. Ama
bizi ciddiye almadılar. Sanki hiç iyi bir şey önermemişiz gibi” dedi. “Sadece
bize değil, diğer parti gruplarına da aynı şekilde davranıldı” diyen Tümer, “Zaten
kimsenin bizden bir şey beklediği yok. Muhalefetten ne gelirse gelsin ‘yanlıştır’
deniliyor. Mesela Osmaniyeli bir milletvekili, evlilik programlarının
yasaklanması ile ilgili teklif sundu, görüşüldü ve reddedildi. Toplumun büyük
bir kısmı evlilik programı izliyor. Topluma ne verirseniz onu alır. Ne kadar
kaliteli, nitelikli ufkunu açabilecek programlar verirseniz, bizim insanımız
onu da alacaktır. Eskiden ne kadar güzel belgesel programları vardı, bilgiye
dayalı yarışma programları vardı” dedi.