EMEKLİ
ÖĞRETMEN EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
Tarih, 20
Temmuz 2006’yı gösteriyordu. Yenibaraj Mahallesi’nde oturan 63 yaşındaki emekli
öğretmen Ali Coşkun’un, eşi ve çocukları yazlıkta iken tek başına kaldığı evde
kafasına kolonya şişesiyle vurulup, daha sonra boğazı sıkılarak öldürülmüş
halde cesedi bulundu. 3 bin lira parası, çekleri, cep telefonu ve değerli
eşyaları gasp edilen Coşkun’un, kapıda zorlanma olmaması nedeniyle tanıdık
birileri tarafından öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerinde duruldu.
GENÇ KIZIN
İFADESİYLE SIR PERDESİ ARALANDI
Olaydan
yaklaşık bir yıl sonra Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi öğrencisi 18
yaşındaki Melis Sena A., polise gidip kendisinin de bulunduğu bir ortamda
Coşkun’un öldürüldüğünü belirterek cinayeti ayrıntılarıyla anlattı. Katil
zanlısı olarak yakalanan 21 yaşındaki Murat Faruk G., güneş enerjisi sistemi tamircisi
22 yaşındaki Cemal A. ve Melis Sena A. tutuklandı.
SAVUNMASI
KİMSEYE İNANDIRICI GELMEDİ
Sanıkların
tamamı ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle 2. Ağır Ceza
Mahkemesi’nde yargılanmaya başladı. Duruşmalarda, cinayetin detayları tek tek
ortaya çıktı.
Murat Faruk
G.’nin, Ali Coşkun ile 25 yıllık aile dostu olduğu ve yıllar önce hatıra
fotoğrafı bile çektirdiği ortaya çıktı.Murat Faruk G., önce suçlamaları kabul
etmedi. Emekli öğretmeni, Melis’e tacizde bulunduğu için arkadaşı Cemal A.’nın
öldürdüğünü iddia etti. Murat Faruk G., “Aşırı derecede eroin almıştık. Melis
fenalaşınca yakın olduğu için Ali amcanın evine gittik. Ali amca, Melis’e
sekreteri olmasını teklif etti. Cep telefonu alacağını, Melis ile benim evde
kalmamı isteyerek, ‘birlikte kalırız, çok zevk alırsın’ dedi. Moralim bozuldu.
Cemal’e olanları anlattım. Cemal, Ali amcaya ‘sapık’ diyerek üzerine atlayıp
kafasına kolonya şişesiyle vurdu. Bana yastık getirtip, tehditle kafasını yüzü
koyun yastığa koydurup sesi çıkmaması için bastırttı. Öldürdükten sonra olaya
hırsızlık süsü verdi” dedi.
CİNAYETİN
ARDINDAN BAŞSAĞLIĞINA GİTTİ
Olaydan sonra
öldürülen emekli öğretmenin ailesine başsağlığına gittiğini de belirten Murat
Faruk G., “Vicdan azabı çekiyordum. Olayı anlatmak istiyordum. Ancak, Cemal’in
tehdit etmesi nedeniyle ne Ali amcanın ailesine, ne de polise olayı
anlatamadım” diye kendini savundu. Cemal A. ise Murat Faruk G.’nin kendisine
iftira attığını öne sürüp, “Murat, ‘Bu evde çok para var. Öldürelim’ dedi.
Kabul etmedim. Kolonya şişesiyle kafasına vurdu. Sol koluyla boğazını sıkıp
öldürdü. Gözü dönmüştü. Benden boynunu kesmek için bıçak istedi. Getirmedim”
diye ifade verdi. Emekli öğretmenin öldürülmesi olayını aydınlığa kavuşturan
üniversiteli Melis Sena A. ise, Murat Faruk G.’nin cinayeti işlediğini iddia
etti. Genç kız, “Eroinden fenalaşmıştım. Murat bizi aile dostları Ali Coşkun’un
evine götürdü. Lavaboya gittiğimde oturma odasından sesler geldi.
Şakalaştıklarını sandım. İçeriye girdiğimde Murat, Ali Coşkun’un boğazını sıkıyordu.
Tehditle bana ölüp ölmediğini kontrol etmemi istedi. Nabzına baktığımda
ölmüştü” dedi.
‘BU DAVADAN
İBRET ALINMALI’
Cemal ve
Melis’in avukatı Uçar Erdal, bu cinayetin bir ibret davası olduğunu belirterek,
“Gençlerin nasıl uyuşturucuya ve sekse alıştırılıp cinayete sürüklendiği bu
davada görülüyor. İbret alınması gereken bir dava. Murat Faruk G.,
müvekkillerimi uyuşturucuya alıştırmıştır. Olay günü de kendilerine aşırı eroin
yüklemiştir. Ardından da cinayeti işlemiştir. Kendisi bunu ikrar etmiştir”
diyerek müvekkillerinin beraatını istedi. Öldürülen emekli öğretmenin oğulları
43 yaşındaki Hakan ve 35 yaşındaki Nesimi Coşkun da, katil zanlılarının en ağır
cezaya çarptırılmasını istedi.
SANIKLARA
CEZA YAĞDI
Mahkeme
heyeti, Cemal ve Murat Faruk’u ‘gasp amacıyla adam öldürmek’ suçundan
ağırlaştırılmış ömür boyu, ‘gasp’ suçundan ise 12’şer yıl hapis cezasına mahkum
etti. Melis ise ‘cinayete iştirak etmek ve hırsızlık’ suçlarından 19 yıl hapse
çarptırıldı, olayı aydınlattığı ve duruşmadaki iyi hali nedeniyle cezası 10 yıl
6 ay 20 gün hapis cezasına düşürüldü. Karar karşısında sanıklar şoke olurken,
yakınları ise sinir krizi geçirip bayıldı.
EVDE KAÇAN
YENGESİNİ ÖLDÜRDÜ
Bir diğer
olay ise Karaisalı İlçesi'ne bağlı Tosunlar Köyü'nde, 15 Aralık 2004 tarihinde
meydana geldi. Gani B. (21) ile iki yıldır nikahsız yaşayan 18 yaşındaki Cennet
G., bir mektup bırakarak evden kaçtı. Bir çocuk annesi Cennet, mektupta, 'Ben
ağabeyin Abdurrahman'ı seviyorum. Ona gidiyorum' dedi. Bu mektup, Adana
Belediyeevleri Mahallesi'nde yaşayan Abdurrahman B.'nin ailesi ile arasının
açılmasına neden oldu. Yengesini kaçtığı günden bu yana hiç görmeyen
Abdurrahman B., her yerde onu gidebileceği yerlerde aradı. Köyde, dedikoduların
artması üzerine bir an önce yengesine ulaşmaya çalışan Abdurrahman B., genç
kadını bir akşam ellerinde bavullarla otogara giderken buldu.
Abdurruhman
B., çıkan tartışmanın ardından yengesini 26 yerinden bıçaklayarak öldürdü.
Kanlar içinde yere yığılan yengesinin başında ölünceye kadar bekleyip
öldüğünden emin olunca polisi arayarak cinayet işlediğini söyleyen adam,
tutuklanarak cezaevine gönderildi.
HAKSIZ TAHRİK
İNDİRİMİ UYGULANMADI
Adana 2. Ağır
Ceza Mahkemesi'nde ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanan Abdurrahman B.,
"Kardeşim askere gitmişti. Nikahsız evliliğinden bir de çocukları olmuştu.
Cennet, köyde benim kendisiyle birlikte olmak istediğimi söylemiş. İnsan içine
çıkamaz oldum. Kardeşim ile görüştüm. İkna oldu. Tesadüfen karşılaştık. Köye
dönüp aramızda herhangi bir ilişkinin olmadığını anlatmasını söyledim. Hayatına
kimsenin karışamayacağını, gerekirse kendisini satacağını söyleyince beynimden
vurulmuşa döndüm. O anda tansiyonum yükseldi. Ne yaptığımı bilmeden bıçakladım.
Öldüğünü anlayınca polise haber verdim'' dedi. Mahkeme heyeti, yargılama
sonunda "haksız tahrik hükmü" uygulayıp 16 yıl hapis cezası verdiği
sanığın bu cezasını 12 yıl 6 aya indirdi. Yargıtay'dan dönen dosyada, Birinci
Ceza Dairesi, "Olayda haksız tahrik yoktur. Ayrıca olay tarihinde kızın
yaşının 18 değil 17 olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle sanığa verilecek ceza
ağırlaştırılmış müebbet olmalıdır" dedi. Beler, dosyanın bozulması üzerine
dün hakim karşısına çıktı. Yargıtay’ın bozma kararını yerinde bulan yerel
mahkeme, sanığa verilen cezayı 12 yıl 6 ay’dan 23 yıl 6 ay’a çıkarttı.