Vali Coş'un avukatları, Atatürk'ü anma
töreninde başbakan ve valiye sinkaflı küfür ederek gerginliğe neden olanların
"masum"; ağır küfürlere, tehditlere maruz kalan il valisinin ise
"suçlu" gösterilmeye çalışıldığını belirterek, bu nedenle konunun
aslını araştırmadan haber, yorum ve açıklama
yapan bazı medya mensupları ile siyasi parti başkanlarını yargı sürecini
olumsuz etkileyecek beyan ve tavırlardan vazgeçmeleri çağrısında bulundu.
Vali Coş'un avukatları Emrah Sancar ve Veysel Emre Gelibolu, yaptıkları
ortak açıklamada, 10 Kasım 2013 Pazar günü Adana'daki Atatürk'ü anma töreninde yaşanan olaya ilişkin olarak
10 Şubat 2014 tarihi itibarı ile bazı basın ve yayın organlarında gerçek dışı haber ve
yorumlar yapıldığı, bu asılsız haberlerin gerçek
dışılığından bihaber bazı siyasi parti başkan ve temsilcilerinin de maksadını
aşan, müvekkillerinin kişilik haklarına zarar veren açıklamalar yaptığının
gözlendiği ifade edildi.
Bu nedenle kamu oyunun doğru bilgilenmesi amacıyla bazı
hususların açıklanmasında fayda görüleceği belirtilen açıklamada şunlara yer
verildi:
"10 Kasım 2013 Pazar günü; Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 75. Ölüm
Yıldönümü çelenk koyma töreni esnasında, tören kurallarına ve teamüllerine
aykırı olarak, günün anlam ve önemiyle de bağdaşmayacak şekilde; bir takım
siyasi sloganlar atarak tören yerini siyasi gösteri alanına çeviren bazı
şahıslar, töreni sabote ederek katılımcıları da provoke etmek istemişlerdir.
Tören sonrasında, İl Valisi Hüseyin Avni Coş, Atatürk'ü Anma
Töreninin yapılacağı Çukurova Üniversitesi'ne gitmek amacıyla makam aracına
doğru giderken, eylemci gruptan (daha sonra isminin M.O.K. olduğu öğrenilen)
birisinin, il valisine hitaben, "İskilipli Atıf O…gibi asılacaksınız, Şeyh Sait gibi yıkılacaksınız,Şeyh Sait gibi
asılacaksınız!.." diye bağırdığı, daha sonra isminin S.Z. olduğu öğrenilen
kişinin de yine il valisine yönelik olarak; "…Başımıza çocuk t… vali
yaptılar başımıza" diye seslendiği tespit edilmiştir. Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca haklarında
tehdit ve hakaretten dava açılanlar, yukarıda isimleri şifreli olarak
zikredilen S.Z ve M.O.K isimli iki vatandaştır.
Bu ağır tehdit ve hakaretlere rağmen il valisi bu grupların
eylemlerine sabırla ve soğukkanlılıkla karşılamış, el sallayarak ve tebessüm
ederek karşılık vermiş ve aracına bindikten sonra da camı açarak halkı
selamlamaya devam etmiştir. Makam aracı biraz hareket edince göstericiler tarafından
yolu kapatılmaya çalışılmıştır. Bu sırada grup içerisinden toplu ve münferit
olarak ağza alınmayacak söylem ve sloganlarının seslendirilmesi yanında bu grup
içerisinden kimliği henüz tespit edilemeyen bir kişinin sayın başbakanımıza ve
il valisine yönelik olarak "Seni atayan Tayyibin de senin de...,
şerefsiz..." diye başlayan sinkaflı küfürler etmesi ve devamında da
"Allah belanı versin" şeklinde bağırması üzerine il valisi araçtan
inmiş ve polislerin bu küfürbaz şahsı yakalayarak hakkında yasal işlem
yapmasını istemiştir.
Belirtilen ağır hakaret, itham, tehdit ve tahrikler neticesinde
o esnada il valisinin ağzından, gayri ihtiyari şekilde ve tamamen bu küfürbaz
şahsa yönelik olarak, münasipliği tartışılan bir kelimenin de çıktığı bilahare
anlaşılmıştır. İl valisinin araçtan inmesi nedeniyle oraya intikal eden emniyet
görevlileri tarafından, mütecaviz grubu sakinleştirmeye çalıştığı için
eylemciler tarafından tartaklanan F.D., O.G., M.Ç., M.K., A.S., V.M.Ç. isimli
vatandaşların kurtarılması da sağlanmıştır. Yolun açılması ve eylemci grubun
uzaklaştırılması üzerine il valisi aracına binerek programına devam etmek üzere
tören alanından ayrılmıştır. Nöbetçi Cumhuriyet Savcısının talimatları
doğrultusunda kamu görevlilerine alenen tehdit, iftira, hakaret ve mukavemet
eden yasa dışı eylemciler hakkında gerekli işlemler yapılmıştır."
Vali Coş tarafından,
hiç bir zaman ve hiç bir yerde, durduk yere ne halka, ne de hiç bir vatandaşa
yönelik kötü bir söz sarf edilmediği ifade edilen açıklamada daha sonra şunlara
yer verildi:
"Tören alanını yasa dışı siyasi eylem alanına çevirerek Atatürk'ün aziz
hatırasına da saygısızlık yapan, Atatürk'ü Anma Törenini sabote eden eylemciler
arasındaki küfürbaz bir kişinin, sayın başbakanımıza ve il valisine sinkaflı
ağır küfürler etmesi üzerine; ağır hakaret, itham, tehdit ve tahrikler
neticesinde ve tamamen o küfürbaz şahsa yönelik olarak, gayri ihtiyari bir
şekilde ağızdan çıkan münasipliği tartışılan bir kelimenin, bazı çevreler
tarafından maksatlı ve tek yanlı olarak "vatandaşa hakaret",
"halka hakaret" gibi yansıtıldığı, olayın çarpıtıldığı, yasa dışı
eylemci küfürbazın "masum", ağır küfürlere, tehditlere maruz kalan il
valisinin "suçlu" gösterilmeye çalışıldığı üzüntüyle müşahede
edilmektedir.
Unutulmamalıdır ki, sayın başbakan da, il valisi de aynı zamanda
birer vatandaştır. Hiç bir vatandaşın, sıfatı başbakan veya vali diye diğer bir
vatandaşa ağır hakaret ve küfürler etmesi kabul edilemez. Hiç tanımadığı,
bilmediği, aralarında hiç bir özel sorun olmayan bir şahsın durduk yere bir
başkasına alenen böylesine ağır küfür ve hakaretler etmesini hoş görmek mümkün
olamamıştır."
Adana Cumhuriyet
Başsavcılığınca haklarında tehdit ve hakaretten dava açılan S.Z ve M.O.K isimli
iki şahsın, hem müvekkillerine ve başbakana yönelik sinkaflı küfürlerle hakaret
olayına muhataplığı, hem de ağır tahrik oluşturan bu olayın faili küfürbaz bir
kişiye yönelik olarak valinin ağzından istemeden çıkan münasipliği tartışılan
kelimeyle muhataplığı bulunmadığı ifade edilen açıklamada, "Kaldı ki
savcılığın hazırladığı iddianamede S.Z ve M.O.K isimli şüphelilerin üzerlerine
atılı suçlamaları kabul ettikleri belirtilmekle, bu tehdit ve hakaretlerin de
emniyet birimlerince kayda alındığı, iddianamenin bu kayıtlar esas alınarak hazırlandığı
dile getirilmiştir. Bu yüzden, konunun aslını araştırmadan haber, yorum ve açıklama yapan bazı medya mensupları ile
siyasi parti başkanları eğer hukukun üstünlüğüne inanıyorlar ise önce kimlere ve
neden dolayı dava açıldığını öğrenmeleri ve daha sonra yargı sürecini olumsuz
etkileyecek beyan ve tavırlardan vazgeçmeleri gerekmektedir. Olayı çarpıtan, gerçek dışı haber ve yorumlarla kamuoyunu yanıltan,
müvekkilimizin kişilik haklarına saldırıda bulunanlar, yayın, beyan ve
açıklamalarını tavzih etmedikleri takdirde sıfatları ne olursa olsun,
haklarında tüm yasal işlemler bundan sonra da eksiksiz yapılacaktır"
denildi.