Uzun süren açlık sürecinin ardından vücudun sıvı ihtiyacı
artar, bu nedenle iftar ile birlikte düzenli aralıklarla su içmek hayati önem
taşır. Özellikle yaşlılar, böbrek hastalığı olanlar, kalp ve tansiyon
rahatsızlıkları olanlar için su tüketimi doktor gözetiminde olmalıdır. Ayrıca
ergenlik dönemindeki gençlerin günde en az 2,5 litre su içmeleri önerilir.
Ramazan boyunca soğuk su içmek sindirimi zorlaştırabilir, bu
yüzden suyun oda sıcaklığında olması daha uygundur.
Oruç tutarken susuz kalmamak için, iftar ve sahurda aşırı
tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Ayrıca aşırı terlemeye neden
olacak aktivitelerden ve aşırı sıcaklardan uzak durulmalıdır.
Su içerisine limon dilimleri, nane yaprakları veya tarçın
eklemek suya farklı bir aroma katarak içimi kolaylaştırabilir ve tatlı ihtiyacını
azaltabilir.
Susuzluğa karşı alınabilecek önlemlerden biri de su içeriği
yüksek sebze ve meyvelerden faydalanmaktır. Sahurda salatalık ve domates gibi
su içeriği yüksek besinler tercih edilebilir, iftar sofrasında ise sebze
yemeklerine ve salatalara daha fazla yer verilebilir.
Çay, kahve, limonata gibi içecekler suyun yerini alamaz,
aksine su içme isteğini azaltabilir, bu yüzden tüketimleri sınırlanmalıdır.
Su tüketiminin düzenli ve yeterli olması birçok sağlık
faydası sağlar. Bunlar arasında cildi temizler, toksinlerin atılmasını sağlar,
iç organların sağlıklı çalışmasını destekler, kan dolaşımını hızlandırır,
sindirim sistemini düzenler, ödemi atar, kilo vermeyi hızlandırır ve saç
sağlığını destekler.