Uzmanlar sınav zamanı ailelerin çocuklara nasıl yaklaşması
gerektiğini anlattı.
Sınav stresi kas gerilmesi ve ağrılara neden oluyor
Çocuklarda sınav stresinin fiziksel, davranışsal ve
bilişsel-duygusal belirtiler olarak sınıflandırıldığına dikkat çeken uzmanlar,
“Çocuklarda sınav günü veya sınavdan önceki gün başlayan mide bulantısı, kusma,
karın ağrısı, çarpıntı, titreme, baş ağrısı, ağız kuruluğu, göğüste sıkışma,
sık tuvaletin gelmesi, terleme, uyku ve iştah değişiklikleri, kas gerilmesi
veya ağrıları gibi fiziksel belirtiler görülebiliyor.” dedi.
Sınav stresine bağlı olarak ders çalışmayı erteleme, ders
çalışmaktan kaçınma, öfke davranışları, okula gitmeme, sınava girmeme gibi
davranışların da görülebileceğine işaret eden uzmanlar, “Bu süreçte
başarısızlık korkusu, sinirlilik, huzursuzluk, düşük benlik algısı, öz
eleştirel düşünceler, dikkat ve konsantrasyonda bozulma, soruları anlamada
güçlük gibi bilişsel ve duygusal belirtiler de görülebiliyor. Aileler
çocukların yaşadığı güçlüğün beceri eksikliğinden mi yoksa sınav kaygısından mı
kaynaklandığını anlamalı ve buna göre müdahalede bulunmalı.” diye bilgi verdi.
Ailelerin çocuklarının gelişim düzeylerine uygun yaklaşım
belirlemesi gerektiğini kaydeden uzmanlar, “Başka çocuklarla kıyaslama
yapılmamalı. Ebeveynler sürekli yaptıkları fedakarlıklardan bahsetmemeli. Soru
çözme sayısı, çalışma saati, sınava kalan zaman gibi konular sık sık çocuğa
hatırlatılmamalı. En sık yapılan hata ailelerin çocuklarını akranlarıyla kıyaslaması,
bu durum çocuklardaki sınav kaygısının önemli sebeplerinden biri. Ayrıca
yapılan çalışmalar aşırı motivasyonel cümlelerin de çocuklarda yüksek başarı
beklentisi sebebiyle aşırı sorumluluk duygusuna sebep olduğunu gösteriyor.
Sadece ebeveynler değil öğretmenlerin de geleceğe yönelik ifadelerle öğrenciler
üzerinde baskı kurması sınav kaygısını arttırıyor.” dedi.
Kaygılı çocukların anne veya babasında kaygı görülme
olasılığının da çok yüksek olduğunu ifade eden uzmanlar, “Ebeveynler kendi
kaygıları yüzünden sürekli müdahale ediyorlar.
Bu durum çocuğun becerilerinin gelişmesini engelliyor, kendi kendine
yetme duygusunu kısıtlıyor. Bu sebeple aileler aşırı müdahaleci ve kontrolcü davranışları
bırakmalı.” şeklinde sözlerine son verdi.