Güneşe Silah Sıkma Mevsimi

Güneşe silah sıkma mevsimi - ABDULKADİR KAÇAR

19.06.2024 13:12 | Güncelleme Tarihi: 19.06.2024 13:12

Sıcak havalar insanın vücut kimyasını değiştirir,

Böylece insanlar farklı tepkiler verir,

Bu değişiklikler en net biçimde Adanalılar da görülür,

Bu tepkilerden birinde insan inanılmaz komik olur...

Bazıları güneşe silah sıkar,

Caddenin ortasından yürür, arkasından ambulans, itfaiye, tır, uçak, gelse de hiç önemsemez.

               Kimi ağzı açık olarak yürür,

               Bazıları nefesini tutarak,

               Kimi sabahtan itibaren bira içmeyi başlar…

Bazıları gün boyu aynı şarkıyı söyler,

               Kimi çevresindekilere çatmak için laf atar,

               Kimi elle sarkıntılık düşünür,

Herkes her an işyerinin önünü hortumla sular…

               Bazıları kimi kap – kaç a yönelir…

               Yüzme bilenler bile kanallara ve taş köprüden ölmek için kendini atar ama ölemez…

               Vücut kimyasını sıcakların değiştirdiği insanlarda;

Ayrıca aniden tepki verme, küfür etme,

               Kavga çıkarma, Ağız dalaşı yaralama, hatta cinayet işlemeye kadar vardırır…

               Sıcaklar yüzünden Adanalıların kavga nedenleri şöyle;

               -Oto park yeri yüzünden cinayet işleme…

               -Yüzüme neden ters baktın diye kavga etme…

-Neden bana omuz vurdun? Diyerek yaralarlar...

-Neden beyaz kundura giyiyorsun, utanmıyor musun? Diye yoldan geçeni dövmeye kalkışmalar…

               -Ben senden açık çay istedim, neden kuşburnu getirdin diye garsonuna çıkışmalar…

               -Ortada hiç kimse yokken, mahallemin kızına neden laf attın ulan, diyenler…

               -Sen geçen hafta bizim mahallede bisiklet çaldın değil mi, diye sevmediği insanı dövenler…

               -Pazardan neden üzüm yerine muz aldın, diye kavga etmek için bahane yaratanlar,

               -Neden dolmuşa ön kapıdan binmedin?

               -Dün neden kuru fasulye yedin?

               -Gölgeme geçen sene neden engel oldun, diyenler…

               Sadece Adanalıların otomobille sıcağa tepkileri şöyle;

               -Hızla giden otomobilin el freni çekilerek ani sert ve ölümcül dönüşler, lastik öttürmeler,

-Müzik sesini sonuna kadar açıp mahallede herkesi rahatsız edecek şekilde sayısız tur atmalar,

-Tozlu yollara otomobille girip, insanları toza boğmalar,

         -10.kattaki yakınını uyarmak için apartmanının önünde 15-20 dakika aralıksız aşağıdan klakson çalmalar…

               -Düğün, nikâh, nişan, sünnet gibi törenleri uzatıp, otomobil konvoylarıyla klakson çalarak sabahlara kadar dolaşmalar…

               -Sevdikleri futbol takımının galip gelince silah sıkmalar…

               -Klakson çalıp sabaha kadar kent içinde tur atmalar

               Sıcağın vücut kimyasını değiştirdiği Adanalılar sayısızca neden bulup birbirlerine tekme tokat giriyorlar…

Elleri, yüzleri kan revan içinde yaralanıp hastaneye götürülüyorlar ya da koşuyorlar…

               Kırıklar, çıkıklar, ayaklar eller yapılıyor,

               Çıkıklar yerine oturtuluyor, yaralara dikiş atılıyor…

               Bunları gören gazeteciler fotoğraf çekiyor,

               Bunları izleyen televizyon kameraları olayları ekranlara taşıyor,

Bu olayları yurttaşlar ünlü komedyenler;

               Cem Yılmaz, Ata Demirer gibi komedyenlerin yaptıklarından daha çok ilgiyle üstelik gerçek ve ücretsiz olarak izliyorlar…

               Sıcaklar gelince vücut kimyası değişince Adanalılara bir hal oluyor…

               Çevrenize bakın; anlattıklarımdan daha çok çarpıcı ve komik örnekler göreceksiniz…

               Lütfen sıcakların kimyasını bozduğu kendinize hâkim olun…

               Sıcakların sizi baştan çıkartmasına, yanlış yaptırmasına, size sataşılıp kavga çıkmasına, bir yerlerinizin kırılıp çıkmasın izin vermeyin…

               Öfkeyle kalkan zararla otururmuş…

               Keskin sirke küpüne zarar verirmiş…

               Bunların da ötesinde;

               Kim bilir?

               Belki de yakınınızda ya da uzağınızda bir gazeteci, ya da işyeri kamerası belki de televizyoncu da sizi gözlemliyor olabilir… Ya da cep telefonuyla görüntülerinizi çekip dünyaya sizi reklam ederler… Nereden bileceksiniz ki?